Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Doğruları Kaç Kişi Beğenip, Paylaşacak?
Bu yazı  108 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Son hızı ile evimize giriş yapıp, olmazsa olmazlarımız sıralamasında başköşeye oturan Bilgisayarlarımız. Yaşamımıza ne kolaylıklar getirdi, rahatlığın bir tarafı bilgisayarlarımızdan ulaşabildiğimiz sayfalarda yok, yok. Hangi bilgiye ulaşmak isterseniz ulaşabiliyor, alışveriş yapabiliyor, yıllarca görmediğiniz dostlarınızı, yakınlarınızı bulabiliyorsunuz.

35-40 yıl öncelerinden aklımda kalmış, hani o Ankara’nın nefes alınmaz günleri var ya, işte kışların isli yazların Akasya kokulu o Anakara’sı. Güne apartman görevlisinin kapıya bıraktığı Süt–Ekmek–Gazete üçlüsünü alarak başlardık. Kahvaltı hazırlanırken mürekkep kokusu henüz üzerinde olan gazetelere bakmadan kahvaltı yapılmazdı. Özenle okuduğumuz o gazetelerin köşelerinde verilen hediye Ansiklopedi kuponlarını da keser, gazeteleri özenle katlar kaldırırdık. Gazete kuponlarını biriktirerek aldığımız hediye Ansiklopediler Kitaplığın başköşesinde yerini alırdı.

Nerelerden nerelere, şimdilerde dünyayı sığdırdığımız bilgisayar denen bu alete alışamadım dersem yeridir. Yakın zamana kadar yazılarımı daktiloda yazıp, yanlışlarımı dak-sil’le silerken, şimdi kes-yapıştır, kopyala-taşı, imla hatalarını göster, özellikleri olan, hatta benim yerime okuyabilen makine ile yazdıklarım size, emeğim olarak ne kadar yansır bilemiyorum. Bildiğim bir şey var ise; Bizim yaşımızın insanları bilgi ve becerilerini zor ve pahalı edindi, onun için kolay sarf etmeyiz.

Sosyal medya dedikleri o sayfalarda, kim olduğu belli olmayan birileri tarafından, bir resim, bir slogan yayınlanıyor, altında bir not “Bunu beğenecek bir milyon kişi arıyoruz”. Bu tür yazı ve resimler gündemin beklentisine göre değişiyor. Zaman içerisinde bu yayın ve paylaşımlar müthiş bir bilgi kirliliğinin yanı sıra, iftira ve hakaret kampanyasına dönüşebiliyor. Değer verdiğimiz manevi duygularımızdan tutun da, ırksal kökenlerimize kadar dil uzatılabiliniyor. Bayrak yakanlar kahraman yapılabiliniyor, katillerden övgü ile söz edilebiliniyor. İnsanlar bir slogan altında toplanıp, sadece o sloganın altında olmak için, getirisi ve doğruluğuna bakılmaksızın o slogana hizmet edebiliyorlar.

Bu bilgi kirliliği öyle bir hal aldı ki, yakın tarihimize damgasını vuran Menemen olaylarının, öğretmen asteğmen Kubilay’ını “Kubilay çavuş” yapabiliyorlar. Aynı olayın mehdi Memedi, Muhammet Mehmet olarak, Rum ve Yahudi asıllı yapılıp, Bu gün kabine de görev almış birinin ikinci hanımından dedesi olarak tanıtılabiliyor.

Yakın tarihimizin önemli şairlerinden Mutlu Çelik’in 1994 yılında, Hasan Mezarcı’ya cevaben yazdığı “Cevaben” isimli şiiri, “Ne ararsın Tanrı ile aramda” ismi ile Neyzen Tevfik’in diye tanıtılıp, yayınlanabiliniyor. Buna benzer bilgiler öylesine sahiplenilmiş ki, yorum kısmına doğruları yazarsanız fütursuzca hakarete bile uğrayabiliyorsunuz. Gerçeklerin yerine görmek istediklerimiz sunulunca, doğruluğu önemli bile olmayabiliyor.

Bizler bu paylaşımlarla bir birimizi oylarken, ya da kasıtlı olarak oyalanılırken, TBMM de 300 milletvekili bir araya gelip, kamu mallarımızı serbestleştirme adına satışını hazırlayan yasaları kabul edip, yasallaştırıyor. TBMM, 24 Nisan 2013 tarihli oturumunda Devlet Demir Yollarının da serbestleştirme adı altında satılmasına karar verildi. Çalışanların özlük hakları gasp edilip, emekli gün sayısını dolduranların yaş haddine bakılmaksızın emekliye sevklerine karar verildi. Şimdi aynı iş hatta fazlası taşeron firma aracılığı ile asgari ücretle yaptırılacak.

Buradan kalan alın teri hakkı da birilerinin cebini dolduracak. Kim kaybediyor? Ne kaybediliyor? Önceki yazımda ÇED kanunu yönetmeliğinin geçici 3 maddesi yargı kararlarına rağmen tekrar değiştirilerek çevre ve yaşam haklarının risk altında bırakıldığını yayınlamıştım. Her gün geleceğimizi biraz daha ipotek altına sokacak yasalar çıkarılıp, yasal bir soygun mekanizmasının ağları genişletiliyor. Ne yazık ki, gerçeklerle bize gelenleri görmekten yana tercih yapmıyor, doğruluğu dahi belli olmayan iki cümlelik sloganların altında toplanabiliyoruz. Sosyal medya oyunları ile bizler oyalanırken, kendi oylarımızla seçtiğimiz vekillerimiz tarafından, bu ülkenin geleceğine ipotek konulacak yasaların kabulüne destek veriliyor.

Hadi bakalım; Bana birkaç bin kişi değil, bu yasalara dur diyebilecek, sistem politikalarının üzerinde bir ışık yansıtıp, gerçekleri görebilecek, bir ülke dolusu insan lazım. Her bir şeyi beğenip, paylaşanlar; bakalım gerçekleri kaç kişi paylaşıp, beğenecek? Biliyorum, çok kişi okumayacak bile ama ben yazdım ve böylece belgelemiş oldum. Birileri bir gün anlayacak diye. Ekrem ÖRSOĞLU.

1 yorum
  • avatar Özcan ŞENGÜL
    26 Nisan 2013
    #1

    Bizler böyle duyarsızca olanlara razı gösterdiğimiz sürece, büyük şair Nazım Hikmet’in dediği gibi ;
    ve bu dünyada, bu zulüm
    senin sayende.
    ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
    ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
    kabahat senin,
    demeğe de dilim varmıyor ama
    kabahatın çoğu senin, canım kardeşim




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri