Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Adaletin Bu Mu?
Bu yazı  129 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

2011 yılı Temmuz ayı idi, ben de herkes gibi yazılı ve görsel basından izlemiştim, Fevziye CENGİZ isimli bir bayanın Karakolda polisler tarafından dövülüşünü. Nasıl olmuşsa aynı meslekte bulunan vicdan sahibi bir Polis, meslektaşları tarafından dövülen kadına, uygulanan şiddeti kabullenemeyip, güvenlik görüntülerini basına sızdırıp, Karabağlar Polis Karakolu’nda yaşanan bu dehşeti gözler önüne sermişti.

O görüntülerde, görevli polislerin karakolda işlenen işkence ve darp olayının bütün ayrıntılarını ortaya koymuş ve adaletin ilk basamağında yaşanan bu olay, hepimizin kanını dondurmuştu. Edindiğim bilgilerde; Mahkemeye intikal eden bu olayda, darp ve işkence gördüğünü açıklayan Fevziye CENGİZ’in müzikli ve içkili bir yerde çalıştığı, sanık polis memurları tarafından öne sürülerek, savunmalarında kendilerini haklı göstermeye çalışmaları gafletini de gözlemledim.

Buraya kadar geçen olayları anladım ve basından takip ettim. Anlayamadığım bir şey var, o da Fevziye Cengiz isimli bu bayanın hangi suç nedeni ile gözaltına alınmak istenmesi, İşte bence asıl şiddet ve keyfiyet burada başlıyor. Gerçekte suçu dahi olup, olmadığı ispatlanmamış, kaldı ki, gözaltına alındığı suçla ilgili bir ceza aldığı ve gündeme geldiği de yok. Yani şiddet gören bu hanım, zaten hiçbir suçu olmadan ön yargılarla karakola götürülmüş olduğu anlaşılıyor. Uğradığı şiddetin sebebi de suçsuz olduğu halde mesnetsizce karakolda alıkonulmasını haykırması. Yani haksız ve usulsüz uygulamaya gösterilen tepki ve hak arama.

Bu olayın görüntülerinin basında ve görsel medyada yer alması kamunun dikkatinde gündemini korumuş ve bizler de yargıya intikal eden bu olayın, yargı sonuçlarını merakla bekledik. Ne yazık ki, İzmir 10. Sulh Ceza mahkemesinin kararında bu şiddetten ceza alan olmamış ve bütün sanıklar delil yetersizliğinden berat etmiş.

Yerel mahkemenin bu kararının ne kadar yerinde olduğunu bilemeyiz, buna ilgili merciler karar verecektir. Benim beynime yerleşen video görüntülerinde polis memurlarının bir kadını amansızca dövmeleri. Ben kendi vicdan yargımda bu olayın oluşmasını dahi kabul edemiyorum. Şiddeti haklı gösterecek hiçbir sebep olduğuna inanmıyorum. Kaldı ki, şiddet uyguladığı iddia edilen kişiler devletin silahlı kolluk kuvvetleri mensubu ve erkek, şiddete uğradığı iddia edilen ise bir bayan, artık orantıyı siz düşünün.

Benim anlayışımda, devletin her hangi bir memurunun böyle bir olayda görüntülerinin ortaya çıkmasını bırakın, uzaktan adının karışması dahi güveni en üst derecede yaralayacak bir sebep olup, kişilerin istifasını gerektirir.

Bazı sivil toplum kuruluşlarımız var, hani serin havada elde pankart, hak ararlar. Kadına şiddeti hep kınarlar ya, anlayamıyorum, bu davada neden o kuruluşlar organize olup, bu olayın hak ettiği ilgiyi sağlayamadılar. Mesele mazlumun yanında olabilmek değil mi? Ne o, şiddet devletin elemanından gelince, mağdur da içkili yerde çalışınca ne değişiyor? O zaman şiddetin haklı bir sebebi mi oluyor?

Var sayalım ki, bu kadın içkili bir yerde çalışıyor, böyle bir yerde çalışması kadınlık hakkını elinden mi alıyor. Hiçbir kadın geçim zorluğu içerisinde olmadan içkili bir yerde çalışmaz, orada alkollü insanların kahrını çekmez. Zaten hayat mağduru olan bu mazlumun uğradığı haksız uygulamalar dizisini biz savunmazsak nasıl biz olabiliriz ki?

Yazılarımın altına sürekli koyduğum bir dip notum vardı, bir müddet önce o dip notumu kaldırma gereği duydum. Ancak sizlerden gelen istek doğrultusunda o dip notumu tekrar koyuyorum.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün. Ben inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU, sizden biri.

Fevziye-Cengiz

 

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Aralık 2018

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin etek... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri