Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Gençlik ve Spor Bayramı’nı pedalla kutlamak istedik
Bu yazı  53 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Genç ve sportif olanlar için, 19 Mayıs 2013 günü sabah 8:20’de mantarları buluşma noktası olarak duyurduk. Biz daha gelmeden Serhan hazırdı bile. Geceden kalma. S.Ahmet’teki Velonotte buluşması veya turuna katılmış zabaha kadar dolaşmıştı. Şaka şaka, o kadar kalabalık varmış ki, bisiklete binmek mümkün bile olamamış. İterek turlamışlar. Bisiklete dikkat çekmek adına herhalde faydası olmuştur bu organizasyonun, sanırım.

Pendik’e doğru pedallamaya 3 kişi başladık. Bostancı’da bize iki Emre katıldı. Bizim Emre dışında Genç Emre de ilk defa aramızdaydı. Böylecene 5’li olarak Dragos Belediye tesislerine oturmadan Cengiz de yetişti ve 6’lı olarak masaya yerleştik. Herkes malum yanındakilerini sofraya yayıp kahvaltısını etmeye çalışırken bir garsonun uyarısı iştahımızı kaçırdı “dışarıdan yiyecek getirmeniz yassah, yeni yönetim istemiyor”. Hoppala olduk. Kaç zamandır gelir gider burada yerdik, ne oldu da değişti? Anlaşılan 10 liraya verdikleri kuş doyurmayacak kahvaltı tepsisini satmak istiyorlar. Bu durumda artık bize burası kapanmıştır, bir daha gelmeyiz! Yolumuzu Pendik’ten Sabiha Gökçen’e doğru, sonra sağdan İstanbul Park’a çevirdik. Tempomuz yerindeydi. Sırayla öne geçerek grubu çektik. Ballıca’ya dönmeden sağdaki benzincide (Shell) bir ihtiyaçlar molası verip Okan Üniversitesi’ni solda bırakarak köye vardık.

Bu sefer Okan tarafını seçtik. Daha az eğimli bu yol. F1 yolu da hem geniş hem de kaymak asfalt. Kolay inilip çıkılıyor. Tek sıkıntı burada kendini Niki Lauda sananların çok olması. Yanımızdan arabalar geçti, sanırsın yarıştalar (kendi kendileriyle yarışıyorlar herhalde). Egzozu delmişler, patır kütür sesler.

Yeşillikler içinde inekler, dinlenen köpekler, çok keyifli bir yer bu bölge. Göz alabildiğince çayır-bayır gidiyor. Ramazan Bey’in Kraathanesinde yerimizi alıp halen 50 krş olan çayları, nefis demlenmişti, yudum yudum, bardak bardak tükettik. Yanımızdakileri de yiyerek. Burada kimse bize laf etmedi. Bolca sohbet ederek öğleni bulduk. Buradan Kurtdoğmuş yapmak istiyoruz. Geçen sefer yanlış sapıp Göçbeyli’ye çıktığımız yolun doğrusunu gideceğiz, yani soldan.

Büyükşehir Belediyesi personeli haricinde Pendik Belediyesinden 5 veteriner hekim, 1 veteriner teknisyen ve 5 yardımcı personelin de yer aldığı Anadolu Yakası Sahipsiz Hayvan Bakım ve Yaşam Alanı’nda, hastalıklı bakımsız sokak hayvanları için 19 farklı hastalık bölgesine yönelik klinik tedavi uygulanabiliyor. Bakım ve yaşam alanında şuana kadar 5 bin 800’ü aşkın klinik tedavi uygulandı. Kısırlaştırma çalışmalarının da yapıldığı Sahipsiz Hayvan Bakım ve Yaşam Alanı’nda, toplamda bin 500’ü aşkın sokak hayvanına da kısırlaştırma uygulandı.

Bu çalışmaların yanında ilçedeki başıboş sokak hayvanları için besleme çalışmaları da yapan Pendik Belediyesi, çeşitli bölgelerde beslenme noktaları oluşturuyor ve özel bir ekiple işyerlerinden toplanan atık yemekleri bu noktalarda kullanarak sahipsiz hayvanların aç kalmasını önlüyor. Ekipler, ayrıca sahipsiz hayvan sahiplendirme çalışmalarının da sürdüğünü belirtti.

Suları tazeleyip Ballıca’dan ayrıldık. Atlı Spor Kulübü’ne doğru gidip düz devam ederek toprak yola girdik. İlk sapaktan sola. Çakıl taşlı bir yokuşu inip geleni çıktık. Bu böyle devam etti, inip çıktık, inip çıktık… Biraz can sıkıcı. Taşlardan dolayı teker kayabiliyor. Yavaş gitmek daha tehlikeli-rahatsız edici. En iyisi bırakmak. O zaman da kanalların içinde dalgalanıyorsun. Yani kısacası, bir daha girer miyiz? Hiç sanmam.

Etrafı piknikçiler basmış. Bir de pazar gezintisine çıkmış, arabadan inmeyenler grubu. Toz duman içinde geçip durdular yanımızdan. Zaten yol kum-taş, bir de bunlar. Sıkıntı verdi. Belki hafta içi, kimseler olmasaydı çok daha güzel olabilirdi. Neyse bu şekilde Kurtdoğmuş yoluna çıkmış olduk. Fakat köye girip tekrar aynı yoldan çıkmak istemedi kimse. O nedenle Kurna’ya doğru gidon çevirdik. Bu bölgenin her tarafı yokuş. Ama asfalt gene daha iyi. Hiç olmazsa pedal basabiliyorsun.

Genç Emre’yi rampaları zorlarken görüyorum. Azimle çıkmakta. Cengiz ise müzik yayınıyla bizleri ayın karanlık yüzünde dolaştırıyor. Serhan duble pillerine güvenerek tüm rotayı uydudan kayıt etmekte. Emre ise nefis kurabiyeleriyle ağzımızı tatlandırmakta.

Yolun trafiği vardı. Pazar pikniği için insanlar buraya gelmişler. O çayır benim bu çayır senin durumları, etrafa yayılmışlar. Kendi evlerinin bahçesi gibi açılıp saçılmışlar. Mangallar, semaverler, salıncaklar, müzikler… Ohh ne ala, hayat güzel. Bir de akşam görün buraları. Çöpünü alıp götürmüyor bizim insanımız. En akıllısı torbalayıp oracıkta bırakıyor. Sonra ne oluyor? Etraftaki aç köpekler torbaları parçalıyorlar. Ve içindekiler etrafa saçılıyor. Organik olanlar yeniliyor-ayrışıyor, gerisi 400 sene orada ikamet ediyor. Bu şekilde etraf kirlene kirlene çöplüğe dönüşüyor, zaten dönüşmüş vaziyette.

Kurna-F1 dörtyol ayırımına geldik. Burası Firuzan’ın köpeklerinin yeri. Yanımızda da onlara mama getirdik. Herkes 1’er kilo taşıdı (ama yeni beslendiklerinden diğer bölgeye sakladık). Zaten köpeklerden Firuzan’a bir karşılama töreni, görmeliydiniz. Etrafını sarmışlar, ellerini yalıyorlar, patileriyle üstüne çıkmaya çalışıyorlar. Hav hav sesinden ortalık inliyor. Bu arada Pendik gönüllülerinden Serhan Hanım da arabasıyla günlük kontrol ve besleme turu için çıka geldi. Tanışmalar, telefon almacalar vs. Bu arada Serhan da adaşını tanımış oldu. Bir yarım saat, belki fazla burada durduk. Köpek korkusu maalesef Genç Emre’yi uzaklara kaçırdı. Neyse sonra, yavaş yavaş geri getirebildik onu.

Artık Kurna’ya gidelim. Zaten yön levhası gösteriyor. Bu yol, hatta bu bölge köpeklerin diyarı. Her yerdeler. 1200 tane dedi Serhan Hanım. Gelen bırakıyor. Bir de civar belediyeler getiriyorlarmış. Yolda aç olanlara yanımızdakileri dağıttık. Videolara bakın, nasıl sevindiklerini göreceksiniz. Bir tane köpek Firuzan’ı bırakmıyor. Bastı gitti, peşinden nasıl koşuyor. Al beni götür dercesine. Kurna’ya, bıraksan eve kadar koşacak. Hayvan nasıl da iyiyle kötüyü ayırt edebiliyor.

Ön tekerimde bir gariplik var. Ara sıra tak tuk sesler geliyor. Nedir bu, çamurluk mu kasıyor? Kaldırıp boşa döndürdüm tekeri. Bir yalpalama var. Haydaaa… sürtme de var. Frene mi bir şey oldu? Boşalttım freni, öyle gideyim dedim. Ama olacak gibi değil. Ön göbekte sorun var. Teker boşta gibi. Böyle binemem. Ne olacağı belli değil. Kırılır falan, bir de üzerinden düşmeyeyim. İterek götürdüm. Millet de basmış gitmiş. Firuzan’ı telefonla arayıp durumu bildirdim. Anayolda buluştuk. Sökelim istedik, aletler yetersiz kaldı. Araba çevirdik, adamcağız sağ olsun yardım etti. Söktük, yağladık, taktık ama boşuna. Sarmış dedi, rulman. Bilyalar da dağılmış.

Kurna’ya kadar ittim. Bereket fazla uzak değil. Ama pazar nedeniyle son otobüs Pendik’e 3’de gitmiş. Eeee ? Dursun Bey Hızır gibi yetişti. Hyundai’nin bagajına, ön tekeri söküp velespiti attığımız gibi Pendik’i bulduk.

Yolda yeni olmuş bir trafik kazası asabımızı çok bozdu. İnsanlar şaşkın vaziyette çömelmiş bakmaktalar, birileri gelmiş yardım etmeye çalışıyor. Herhalde ambulans beklenmekte. Kavşak çıkışı. Bir anlık dalgınlık ve felaket kapında. Pendik sonrası kolay oldu, trenle Kızıltoprak. Oradan iterek otoparktaki arabaya ve eve.

19-mayis-bisiklet

bisikletle-19-mayis

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri