Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Onlar, Vatana Düşman
Bu yazı  347 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

“Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Mustafa Kemal ATATÜRK.

Bir milletin hayat damarlarının önemi tartışılmaz bir gerçektir. Eğer ki, bir millet Sanat ve sanatkârdan yoksun bırakılmaya çalışılıyorsa, böyle bir uğraşa girenlere ne denir? Madem ki, bu günkü yazıma sanatla başladım, bunun cevabını da ustanın kaleminden aktarayım.

Sana düşman, bana düşman,
Düşünen insana düşman,
Vatan ki bu insanların evidir,
Sevgilim, onlar vatana düşman.

Nazım Hikmet RAN.

Tam bu nokta da, günlerdir yaşanan olayların yansımasının, güncelinin etkisinde kalmamanın imkânı var mı? Yükselen ve düşen sözler, beyinlere kazınan olaylar ve direnen bir Halk. Neye neden niçinler içerisinde seyri acı bir başlangıç. Sarmal bir yay gibi içerilere, ta içlere bastırılmış haksızlıklar, gayri yasal yaptırımlar. Gece yarıları TBMM’den geçirilen çok önemli yasalar ki, bunlardan birisi de yer altı kaynaklarımızı yabancı sermayeye adeta hediye eden yeni petrol yasası. Arkasından hazırlanan MİT yasası ile fişleme, izleme, psikolojik istihbarat ve operasyon yapma yetkisinin önünü açma çalışmaları ile Ankara’dan açılan bu geminin hedeflediği şeriat yolu. Cumhuriyetin emanetçileri, onlar ki gençlerimiz. Taşıdıkları yükün ağırlığının farkındalığı ile sokaklarda.

Taksim meydanı denince aklıma gelir hep, 1977 yılı 1 Mayısı ve o acı. Bir acı tebessüm ile yıllardır o anı hatırladık, Ruhi SU ustanın bağlamasının tınından, sesinden yükselen Taksim Meydanı türküsüyle. Dün akşam saatleri idi, tam gezi parkının karşısında, Taksim meydanına bir piyano getirildi. Muhtemelen Konservatuar öğrencisi olan, Devitte Martello isimli, Sicilyalı bir genç parmaklarını tuşlara uzattığında her şey değişmişti. İzmir Marşı ile başladığı bu takdire değer konserinde, herkes el ele tutuşmuş piyanodan çıkan o muhteşem ses ile adeta başka bir dünyaya ulaşmışlardı. Taksim meydanında sloganlar, gaz bombaları, panzerler yerini piyanonun büyülü sesine bırakmış, direnişçisi, polisi, yaşlısı genci kim varsa, o sesin büyüsünde derin duygulara uzanan bir yolculuğa çıkmıştı. İşte sanat böyle bir şey, böylesi evrensel bir dil, kim hayat damarları ile oynamaya kalkabilir ki?

Sizlerden gelen mesaj ve ihbarları değerlendirirken, İzmir Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu olarak görev yapan bir arkadaşım beni aradı, Sesini heyecan kaplamış titrek bir hal almış halde;
– Ankara’ya gidiyoruz, 8 Haziranda yürüyüş var. Biz de sorunlarımızı dile getirmek için yürüyeceğiz. İşte o sesin arkasında bir yüreğin kuş kanadına sarılıp yükselişini anlamamak hissetmemek mümkün değildi.

Bir milletin hayat damarı gibi önemli bir kurumunu kısmen özelleştirerek, yok etmenin adımları atılarak, bir taslak hazırlanmakta. Bu taslağın detayları yazılı ve görsel basınımızda yerini aldı, ancak sürdürülen bir hat mücadelesi içerisinde sathı geride bırakmamak gerekir. Ahtapot kolları gibi ÇED kanunu 3 maddesi mahkeme kararlarına rağmen değiştiriliyor ve devamında yasalar hiçe sayılarak, boğaz köprüsü, meşhur çılgın proje arkasından HES’ler ve Nükleer santraller. Biz yaptık oldu zihniyeti ile bizim %50’miz var, salarız ha, tehditleri baskı, sansür ve ardından özelleştirmeler kamu kurumlarının satışları.

Bir süredir Kültür Bakanlığı tarafından, Kültür Bakanı Ömer ÇELİK ve kurmaylarınca hummalı bir şekilde bir yasa taslağı hazırlanıyor. Hazırlanan bu yasa tasarısı anlatıldığı gibi hiç de öyle masum bir yasa tasarısı değil. Bu tasarı direk devletin sanat kurumlarının tasfiyesini hedefleyen bir tasarı olup, bir milletin hayat damarlarından birine yapılan bir darbedir.

Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesi başta olmak üzere, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı sanat kurumlarının ortadan kaldırılmasına yönelik bu tasarıyı protesto amaçlı, Ankara’da bir yürüyüş düzenlendi. 8 Haziranda gerçekleşen bu yürüyüş, Kültür Sanat Sendikası ve TOBOV ile yapılan görüşmeler neticesinde 13 bölgenin katılımı ile gerçekleşmiştir. Bu yürüyüşte yerini alan İzmir Bölgesi Devlet Tiyatrosu oyuncuları aldıkları sorumluluğun bilinci ile renkli görüntüler sergileyip, isteklerini sanatçı duruşları ile ortaya koymuşlardır. Hattın satıhta mücadelesinin bir göstergesi olan, o yürüyüşten elime geçen fotoğrafları sizlerle paylaşarak o yürekli insanları selamlıyorum.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün. Ben inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU, sizden biri.

kultur-sanat-sen-izmir

devlet-tiyatrosu

izmir-sanat

izmir-tiyatro

sanat-kurumlari

tobav

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

26 Kasım 2018

Ah Delia! Sana bir mektup yazmak istedim; bir vefa, bir veda olur mu, sen ister miydin, bilemiyorum. Ama öyle, ... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri