Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Mahşerin Dört Atlısı
Bu yazı  414 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Yazımızı yayına hazırladığımız 16.01.2014 tarih itibarı ile dolar açılış kuru 2.21 TL. üzerlerini zorluyordu. Ne oldu da doların yükselişi bu fiyatlara kadar geldi? Bu engellenemez yükselişin getireceği fatura kime yüklenecek? Bu ve buna benzer soruların cevabı 17 Aralık noktalama harekatı ile ortaya çıkan buz dağının altını görememekten başka ne olabilir ki? Özlemle beklenen yarınlar artık yerini endişe ile beklenen yarınlara bıraktığı bu günleri, vatandaş olmanın bilinci ile yaşanan olayları dikkatle izleyerek ve ona göre seçme hakkımızı kullanarak bu günleri arkada bırakacağımıza inanıyoruz.

Yılların aralığından geriye doğru baktığımızda aklımıza dört isim geliyor, Abdullah Gül, Recep Tayyip ERDOĞAN, Bülent ARINÇ, Abdüllatif ŞENER. Bu dört ismin hiç ayrılmadıkları siyaset çatısı altında misyonlarını yenileyerek buluşmaları, o misyona ulaşabilmek için birbirlerini tamamlayarak aynı yola çıkmaları, yıllardır hazırlanan bir gücün ortaklaşa ortaya koyulması görevi artık mahşerin dört atlısında idi.

Kontrollü elde edilen bu gücün getirileri kendilerince en iyi şekilde değerlendiriliyor ve yapılmak istenilenler yasalarla hayata geçirilebiliniyordu. Siyasette birlikteliğin değişmez kuralı; “Çıkarlar örtüşmedikçe birliktelik olmaz” işte tam bu noktadan baktığımız zaman, ilk çatlama Abdüllatif ŞENERİ’in yolunu ayırması ile ortaya çıktı. Merakımız, acaba anlaşamamanın sebepleri görebildiklerimizin ötesinde mi saklı, yoksa Başkanlık sistemi, bu sistemin getireceği tek adam gücü, güç hırsları ve tek adamlık sevdalarının ulaştığı yer mi?

Yılların çalışmasını içerisinde saklayan bir gücün tek elde olması doğal olarak kabul edilemez bir gerçekti. Gelinen bu noktada şarkıların yerini bedduaların almasına yol açacak, devlet yapısı içerisinde keskin atamalar yapmaya, kabine değişikliğine varan çalışmaların gerçek sebeplerinin görebildiğimiz kadar olması bize hiç inandırıcı gelmiyor.

Mesele mahşerin dört atlısının uyumlu bir şekilde at koşturamaması, atlar sahibinin şaklayan kırbacına uymaması ile binicilerini üzerinden atarak ayaklarının arasına alması. Artık dizginler boşaldı o atlar yeni binicileri ile yollarına devam etmeye hazır oluncaya kadar, bizler de buz dağının bir kısmını daha görebileceğiz diye düşünüyoruz. Haydi hayırlısı.

Çıkar ve beklentilerden uzak sizlerle buluştuğumuz bu köşemizden, sizlere uzatılan bir düşünce ve sevgi paylaşımı, paylaşıldıkça çoğalan iki olgu, sevgi ve düşünce. Biz sevgi ve düşüncelerimizi sizlerle paylaşarak, çoğaltmak için buradayız. Sizlerde sevgi ile yoğurduğunuz düşüncelerinizi çoğaltmak istiyorsanız, iletilerinizi bize ulaştırmakta cimri olmayın. Ekrem Örsoğlu.

………………………………………………………………………………………………………………………….

Soru: Mahşerin dört atlısı kimdir?

dört-atliYanıt: Mahşerin dört atlısı, Vahiy Kitabı’nın 6’cı bölümünün 1-8 ayetlerinde tanımlanır. Dört atlı, zamanın sonunda gerçekleşecek farklı olayların sembolik tanımlarıdır. Mahşerin ilk atlısından Vahiy 6:2’de söz edilmektedir: “Bakınca beyaz bir at gördüm. Binicisinin yayı vardı. Kendisine bir taç verildi ve galip gelen biri olarak zafer kazanmaya çıktı.” Bu ilk atlı, büyük bir olasılıkla kendisine yetki verilen ve kendisine karşı çıkan herkesi fethedecek olan Mesih-karşıtından söz etmektedir. Mesih-karşıtı, kendisi de beyaz bir atın üzerinde dönecek olan gerçek Mesih’in sahte bir taklitçisidir (Vahiy 19:11-16).

Mahşerin ikinci atlısını Vahiy 6:4’de görmekteyiz: “O zaman kızıl renkte başka bir at çıktı ortaya. Binicisine dünyadan barışı kaldırma yetkisi verildi. Bunun sonucu olarak insanlar birbirlerini boğazlayacaklar. Atlıya ayrıca büyük bir kılıç verildi.” İkinci atlı zamanın sonunda gerçekleşecek olan korkunç bir savaşla ilgilidir. Üçüncü atlı Vahiy 6:5-6’da tanımlanır: “Bakınca siyah bir at gördüm. Binicisinin elinde bir terazi vardı. Dört yaratığın ortasında sanki bir sesin şöyle dediğini işittim: ‘Bir ölçek buğday bir dinara, üç ölçek arpa bir dinara. Ama zeytinyağına, şaraba zarar verme.’” Mahşerin üçüncü atlısı, büyük bir olasılıkla ikinci atlının savaşlarının sonucunda gerçekleşecek olan büyük kıtlıkla ilgilidir.

Dördüncü atlıdan Vahiy 6:8’de söz edilir: “Bakınca soluk renkli bir at gördüm. Binicisinin adı Ölüm’dü. Ölüler diyarı onun ardınca geliyordu. Bunlara kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla, yeryüzünün yabanıl hayvanlarıyla ölüm saçmak için yeryüzünün dörtte biri üzerinde yetki verildi.” Mahşerin dördüncü atlısı, ölüm ve yıkımın sembolüdür. Daha önceki atlıların bir birleşimi gibi görülmektedir. Mahşerin dördüncü atlısı, korkunç belalar ve hastalıkların yanı sıra daha çok savaş ve korkunç kıtlıklar getirecektir. En hayret verici ya da belki de en korkutucu olanı, mahşerin dört atlısının büyük sıkıntı zamanında gelecek daha da kötü yargıların sadece bir habercisi olmasıdır (Vahiy 8–9 ve 16 bölümler).

mahserin-dort-atlisi

3 yorum
  • avatar Özcan ŞENGÜL
    17 Ocak 2014
    #1

    Herhalde mahşerin 4. atlısı Tayyip Erdoğan olsa gerek, okuduklarım sanki onu tarif ediyor…

  • avatar Mümtaz TETİK
    17 Ocak 2014
    #2

    Şimdi bu dördüncü atlının dönmesine güvenecez mi? Güvenmeyecez mi?Sıkıntı var bu konuda çünkü yıllardır o da ilk 3 atlıya atıp tutuyor….

  • avatar Celal Yalçın
    17 Ocak 2014
    #3

    İnananlar inançları oranında başarıya doğru yol alırlar.
    Yalan ve riya işin içine girdimi; ayaklarınız birbirine dolanır
    burnunuzun üstüne düşersiniz. Yalanı sürdürmeye uğraştıkca da ;
    bataklığa düşenler gibi debelendikce daha beter batarsınız.Etme
    bulma dünyası derler buna Anadolu’mda.Yalancının mumu yatsıya
    kadar yanarmış.Yatsı vakti geldi.Haydi hep beraber AYDINLIĞA,
    ÇAĞDAŞLIĞA doğru yelken açalım dostlar.




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

26 Kasım 2018

Ah Delia! Sana bir mektup yazmak istedim; bir vefa, bir veda olur mu, sen ister miydin, bilemiyorum. Ama öyle, ... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri