Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Abdi İpekçi’nin Ölüm Yıldönümü
Bu yazı  148 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Milliyet gazetesi yazarı Abdi İPEKÇİ 1 Şubat 1979 günü uğradığı silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetti. Bu suikastın sanığı Mehmet Ali AĞCA 11 Temmuz 1979 tarihinde yakalanarak, yargılanmak üzere Maltepe Askeri Cezaevine kapatıldı. Daha sonra Maltepe Askeri ceza evinden kaçırılan tetikçi Mehmet Ali AĞCA, gıyabında yargılanması sürerek 28 Nisan 1980 günü idam cezasına çarptırıldı. O zamanlardan beri ülkemizde cana önem verilmediğini biliyorduk. Bazı şeyleri erken öğretmişti yaşam bize.

Ankara Sıhhiye Meydanı ve bu meydanı süsleyen bir park, bu parkın simgesi olan topraktan uzanan iki el heykeli. Bu heykelin uzandığı istikamete doğru bakarsanız, Türkiye’nin en büyük adalet saraylarından biri olan Ankara Adliyesi’ni görürsünüz. Adeta adalet sarayından bir şeyler ister gibi. Ben bu el heykelini her seyredişimde hüzünlenmişimdir. Bir yalvarışı, bir haksızlığı, bir umuda sarılışın yitikliğini verir bana. Ankara ile bütünleşen Abdi İPEKÇİ parkı ve Abdi İPEKÇİ ile bütünleştirdiğim o iki el heykeli. Bir şeylerin eksikliğini ve umudun yitip gidişini algılarım o heykelle.

Gençlik yıllarımın geçtiği Ankara’da anılarım çoktur, ama hepsinden öncesi orada yaşadığım dostluklar. Bazı zamanlar Ankara’da bıraktığım arkadaşlarım gelir aklıma, kendimizce mücadele yıllarımızdan kalan. Onlarla bölüştüğümüz sevgi ve düşüncelerimiz, yeri gelince umudu da tüketmiş, yeni umutlar bulmuştuk o dostlarımla. İşte onlardan birisi bir kardeş yakınlığında yaşamı paylaştığım dostum, Hasan Hayri TEKYURT.

Ankara’da yaşamını sürdüren bu dostum, emeğin içinde yoğrulmuş, beyninin her zerresini aydınlatmayı başarabilmişti. O aydınlığın coşkusu ile her protesto ve eylemde mutlaka var olur, kendince tepkilerini aktarırdı. Hep Hasan’la birlikte katılırdık, Aydınlarımızın öldürülüşünden sonra çaresizlikle yapılan cenaze törenlerine. Dana kıyma o zamanlar 150 TL olmuştu, Hasan sinirlenir ve hep haykırırdı; “Bu ülkede dana kıyma 150 lira, cana kıyma bedava”.

13 Mayıs 1981 tarihinde, Vatikan meydanında Papa İkinci John PAUL’e düzenlenen suikast ile yaralanmasına sebep olarak, Uluslararası terörist unvanını alan Mehmet Ali AĞCA, yakalanarak İtalyan mahkemelerinin yargılaması sonucu ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

13 Haziran 2000 Tarihinde, İtalya Cumhurbaşkanı Carlo Azeglio CİAMPİ tarafından affedilerek Türkiye’ye gönderilen Mehmet Ali AĞCA, Abdi İPEKÇİ davasının zaman aşımına uğraması nedeniyle, bu davadan yargılanmayarak, başka bir suçtan (Gasp) 10 yıl Ceza evinde kalmıştır. 18 Ocak 2010 Tarihinde yani dört yıl önce bu gün serbest bırakılarak, toplumumuza bir saygın vatandaş, hem de anlı şanlı uluslararası bir terörist armağan edilmiştir. Bu günlerimizin çok önemli olduğunu ve iyi algılanması gerektiğini düşünüyorum.

Ankara’dan yüzlerce kilometre uzakta olmama rağmen yüreğime kazınan, adalet arayan o heykeli hep hatırlıyorum. Ülkemizin en büyük Adalet sarayının tam karşısında duran bu heykelin önünden adalet dağıtmak için yüzlerce hukukçu geçer. O iki el heykelinin gölgesinde dağıtılan adaletin adilliği, beyinlerde bir soru işareti bırakmaz mı? Yoksa vicdanın sıkıştığı yerden alınan bir nefesle, bu ve bunun gibi heykeller görmezden mi gelinir?

Bu karanlık suikastın sadece aktörü olduğunu iddia eden Mehmet Ali AĞCA şimdilerde gözden uzak lüks yaşamının tadını çıkarmaktadır. Bu arada umre ziyaretini de ihmal etmeyen, Hacı Mehmet Ali AĞCA cevapsız kalan birçok sorunun yanıtıyla yaşamının rahatını sağlamış gözüküyor.

Sevgili Hasan’ım, bak cana kıyma bedava değilmiş, bedeli iyi ödenmiş ki, ulusal gururumuz Hacı bile oldu. Biz bağırmaya devam edelim, “Katiller Bulunsun, Hesap Sorulsun” ne bağırmayla gırtlak ne de yürümeyle yollar aşınır, ancak birileri faydalanır. İnsan hakları diye zıplayan alemi cihan dostlarım neredesiniz? Ey benim ülkemin, haşmeti alemi yakan büyükleri, bir aydın kalemin katili dört yıldır aramızda.

Bizim vergilerimizle tesis edilen havaalanlarında, hastanelerinde, yurdumun en güzel yerlerinde ve yurt dışında, Ülkemin TC şanını taşıyan pasaportu ile TC vatandaşı olarak cirit atıyor. Bir kitap, bir şiir yazanları vatandaşlıktan çıkaran o makamın bu günkü sahipleri; Siz sadece düşünenleri mi vatandaşlıktan çıkarıyorsunuz? Uluslararası bir terörist karşısında bu kadar aciz misiniz? Ekrem ÖRSOĞLU.

abdi-ipekci

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri