Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Motor Camiası Tedirgin
Bu yazı  1.015 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

21 Temmuz 2014 tarihinde iki motorlu gezgin arkadaşımız Abdullah TÜRK (51) ve Engin ÖKSÜZ (33), motosikletleriyle çıktıkları Güneydoğu Anadolu Gezisi sırasında, Urfa Halfeti’de hunharca katledilmeleri olayına hep beraber şahit olup, derin üzüntü duymuştuk. O tarihlerde malum rahatsızlığım nedeniyle, Motor Kamp ve Karavan Dünyasının içinde olduğum halde, bu alçak olayı köşemde yayınlama eksikliğinde kaldım.

Ben de herkes gibi bu alçak saldırının gelişmelerini basından izleyerek takip ettim. Öncelikle basına yansıyan bilgilerde olayın hırsızlık olayı olmadığı, geniş çaplı bir araştırma için 20 kişilik özel bir ekiple 200 kadar polisin görevlendirildiği bilgisi gelince, bir nebze de olsa, olay aydınlanacak düşüncesi ile rahatlamıştık.

Emniyet yetkililerinin ve özel ekibin MİT bilgisi dâhilinde yaptıkları geniş çaplı bir araştırma çalışması neticesinde, Emniyet Müdürlüğü ve Valilikçe, Hasan YILMAZER isimli 38 yaşındaki kişiye katil zanlısı olarak ulaşıldığını ve bu şahsın cinayetleri hırsızlık nedeniyle işlendiğini itiraf ettiği açıklaması ailelere ve basına yapıldı. Bu açıklamanın ardında birçok soru işareti karşılığını bulamadan olay dosyası yerel mahkemeye intikal ettirilerek, mahkemenin tutuklama kararıyla katil zanlısı Hasan YILMAZER isimli şahıs ceza evine gönderilmişti.

Şimdi aklınıza gelecek ilk şey; Geride bırakılan, cevabını bulmayan sorular, bu sorular, değişik bakış açılarında çeşitli yayın kuruluşlarınca yayınlandı, tabi doğrusu nedir, ne değildir buna mahkeme karar verecek. Basına intikal eden bilgilerden ve edindiğim özel bilgileri değerlendirecek olursak;

– Olayın ilk basına çıkışında hırsızlık olayı olmadığı eşyaların yerinde olduğu bilgisi nasıl verildi, bu bilgi gerçeklere gidebilmek için bir yanıltma mıydı yoksa olay gerçekte hırsızlık olayı mı?

– Aileler neden olayın açıklamasını inandırıcı bulmadı, bu olayın adi bir hırsızlık olayı olmadığı, birçok bilginin kendilerinden gizlendiği kanısına neden vardılar?

– İki kişiyi hunharca katleden bir hırsızın, hunharca katlettiği kişilere ait, gasp ettiği eşyaları kullanması ve onlara ait eşyaları evinde tutması, saklaması normal mi, yoksa bu eşyalar kendisine birisi ya da birileri tarafından özellikle mi verildi?

– Farklı bilgi veren bir görgü tanığı bahçıvandan söz edilmişti ama ilerleyen zaman içerisinde unutuldu mu, neden bilgileri açıklanmadı?

– İki insanın hunharca katledilmesiyle sonuçlanan bu cinayet vakasının, diğer cinayet vakalarından farklı görülerek özel ekip görevlendirilmesinin sebep’i ya da sebepleri nelerdi?

– Zanlının üzerinde olan, genelde motorcuların kullandığı maktullere ait olduğu ileri sürülen tişört, gerçekte maktullere mi ait, aitse neden aileleri kabul etmiyor?

– Cinayet zanlısı Hasan YILMAZER saldırma gerekçesini; “yanlarındaki para ve eşyaları istedim, vermeyince silahımı ateşleyerek öldürdüm” diyerek açıklamış, motor sporu ile uğraşan birisi genç diğeri orta yaşlı atletik yapılı iki kişiyi tek başına öldürebilmesi, taşıyıp gömmeye çalışması bilgileri ne kadar ikna edici olabilir?

– Günümüz teknolojisinde kask kamerasından tutun da, avucumuzun içinde taşıdığımız telefonlara kadar her yer kamera ile kaplanmışken, yeterli görüntülere ulaşamamak ne kadar inandırıcı gelir? Kaldı ki, seyahate çıkmadan kask kamerası satın aldıkları ve bu kamerayı kullandıkları bilgisi ve kameranın resimleri aile tarafından servis edildiği halde bu kamera ve görüntüler nerede?

– Katil zanlısının evinde maktullere ait eşyaların bulunduğu basına yansıdı, edindiğim bilgilerde katil zanlısı Hasan YILMAZER iki eşli, eşlerden birisi de hamile, evde çocuğu da var. Maktullere ait eşyalar eve gizlenirken bu eşyalar eşler tarafından görülmedi mi? İfadelerine başvuruldu mu, açıklamaları hangi doğrultuda?

– Kısa adıyla MİT, Milli İstihbarat Teşkilatımız bu soruşturmada görev aldı mı, aldıysa milli istihbaratı gerektiren, milli güvenliğimizle ilgili hangi bulguya rastlandığı için bilgi paylaşımında bulunuldu?

Sorulanlar, sorulamayanlar, açıklanamayan o kadar çok şey kafalara takıldı ki, bu verilerden bakınca acabalardan kurtulmak adeta imkânsız. Bu yazıyı yayına hazırladığım sıralarda, Urfa Birecik’te iki kişinin daha katledildiği, kimliklerinin belirlenemediği haberini aldım. Bu yörede bu tür cinayetlerin yoğunlaşması akıllara başka soru işaretlerini de haliyle yerleştiriyor. Motor gurubu mensupları, kamp ve karavancılar genelde bağlı oldukları gurubu temsil eden flama ve milli bayraklarını yanlarında taşırlar. İstemeden, “yörenin içinde bulunduğu süreç ve bu sürecin sonuçlarından memnun olmayanların sabote tuzaklarına mı gebeyiz” diye sormadan geçemiyoruz.

Devlet içerisinde çöreklendiği, devleti devirmek ve casusluk suçları iddiaları ile birçok emniyet mensubunun tutuklandığı bu günlerde, keyfiyet içerisinde kalmış bir devlet idaresinde, bizler de kime inanıp güveneceğimizi şaşırdık. Sormak istiyorum; Ey benim Devletim, Vatandaş sizin için mi yoksa siz vatandaş için mi varsınız? Misakı Milli sınırlarımız içerisinde gönlümüzce dolaşma özgürlüğümüzü nasıl tedirginliğe bırakır, can güvenliğimizi sağlayamazsınız?

Böylesi bir alçak saldırı sonucu kaybettiğimiz, motosiklet dünyasının sevilen isimlerinden Abdullah Türk ve Engin ÖKSÜZ’e ben ve yayın kuruluşumuz adına, Tanrıdan rahmet, ailelerine, motosiklet camiasına sabırlar ve baş sağlığı diliyoruz.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün, ben inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU.

engin-oksuz

abdullah-turk

motorcu-cinayet

motorcular

2 yorum
  • avatar perihan
    03 Eylül 2014
    #1

    Teşekkürler kaleminize sağlık, ne güzel özetlemişsiniz durumu. Süreci sonuna kadar takip etmeniz dileğiyle.

  • avatar Bahtiyar Baysan
    03 Eylül 2014
    #2

    Allah rahmet eylesin.




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

01 Ekim 2019

Kültür seviyeleri birbirlerinden farklı iki ailenin bir piknikte yollarının kesişmesinin eğlenceli hikayesi sizi ç... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

11 Kasım 2019

Öğretmenliğimin ilk yıllarına rastlar, Rize’nin Gündoğdu ilçesinde, Gündoğdu Merkez İlkokulu’nda üçüncü sınıfları ... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

06 Kasım 2019

Sultan II. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan ilk tıp okuludur. Yapımına 1894'de başlanmış ve 1903 yılında tamam... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

30 Ekim 2019

“Şuur altı” sloganı ile her konuda akıl fikir yürüten Sigmund Freud der ki; “Atalarımız, milyonlarca yıl önce dört... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

11 Kasım 2019

Mustafa Kemal ATATÜRK, o yaşanılmış bir tarihtir. Öylesine bir tarihtir ki, inkârı silinmesi yok edilmesi veya yok... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar