Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Öfkem, içime sığmıyor !
Bu yazı  245 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Haksızlıklara genelde tahammüllü olamadığım için başım sıklıkla derde girer, öfke neticesinde şiddete karşı şiddete gerek duyduğum zamanlar da olmuştur. En son karavanımda bana satırla saldıran hırsızı darp ettiğim için, mahkemece tarafıma öfke kontrolü seminerlerine katılma cezası verildi. Bana verilen bu cezayı saygıyla karşılayıp, Öfke Kontrolü seminerlerine katılarak cezamı tamamladım.

Bu seminerlerde ilk anlatılan, öfkenin doğal bir tepki olduğu, sadece kontrolden çıktığı zaman tehlikeli olabileceği anlatılarak vurgulandı. Devamında öfkenin yoğunlaşması, birikmesi ve patlamasının neticesinde olabilecekler anlatıldı. Seminerler süresince verilen derslerden yeteri kadar faydalanmaya çalışıp, öfke konusuyla ilgili birkaç kitap okumayı da ihmal etmedim.

Ben bir babayım, öfke üzerine yeterli seminer ve eğitim aldığım halde öfkemi kontrol edemeyecek haldeyim. Özgecan ASLAN ile aynı yaşta Hacettepe Üniversitesi’nde okuyan benim de bir kızım var ve ben Özgecan ASLAN’ın yaşamını kaybettiği vahşeti kabullenemiyorum. Öfkem içime sığmıyor, öfkemi durduramıyorum ve aynı duyguları yaşayan milyonlarca insan yaşanan bu insanlık vahşetinin etkisinde öfke patlamasının tam orta yerinde.

Bir televizyon programında kesik el cinayeti olarak işlenen ve katillerinin ortaya çıkarıldığı Nuran DUTLU cinayetinin şaşkınlığının arkasından Özgecan ASLAN’ın yaşamını yitirdiği vahşet olayla karşı karşıya gelen toplumumuz, adeta bir öfke patlamasının eşiğinde diyebilirim.

Mustafa Kemal ATATÜRK, kadınlara hitaben yaptığı bir konuşmasında; kadınlarla ilgili düşüncesini, “Ey Türk kadını, sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” diyerek açıklarken günümüz siyasetçilerinin kadınlarımız hakkındaki düşüncelerini de yansıtmadan geçemeyeceğim.

İlim irfan yuvası üniversitelerimizden, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı, Profesör Doktor Orhan ÇEKER, kadına tecavüze yaklaşımı “Dekolte giyene tecavüz ederler” cümlesiyle, tecavüz suçunun sebebini kadının dekolte kıyafetine yüklerken, Devletin bakanı (Recep AKDAĞ) “Tecavüze uğrayan kadın doğursun, gerekirse devlet bakar” beyanında bulunabiliyorlar. TC Başkenti Ankara’nın Belediye Başkanı, İ.Melih GÖKÇEK, kürtajla ilgili bir açıklamada “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? Anası ölsün” Derken, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı, AKP Milletvekili Ayhan Sefer ÜSTÜN bir açıklamasında “Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur” diyebiliyor.

AKP İl Genel Meclisi Üyesi Erhan EKMEKÇİ, eğitimdeki kızlarımız için, “Kızlar okuyunca erkekler evlenecek kız bulamıyor” cümlesini kurarken beyni hangi düşüncelerde, merak etmemek elde mi? “Kadın herkesin içerisinde kahkaha atmayacak” cümlesini kuran Başbakan Yardımcısının kendi görüşü deyip geçerken, hiç düşündük mü, ülkemin en önemli makamında olan birisi bu sözleriyle kadın portresini nereye oturtuyor?

Geldiğimiz yere bakın, üniversite öğrencisi bir kızımız, bindiği minibüsün şoförü tarafından tecavüze uğrayıp, hunharca öldürülüp, yakılıyor. Böylesine vahşet bir olaya seyirci kalmakta bence bir insanlık suçudur. Yaşanan vahşeti protesto etmek için, Sarıyer Mustafa Kemal Anadolu Lisesi’nde okuyan bir grup öğrenci siyah kıyafetlerle derse girmek istiyor, ancak okul müdürü tarafından protestocu gençlerimiz dersten çıkarılıp, “O kadar üzüldüyseniz, evinize gidip Fatiha okuyun” nasihatiyle dersten alıkonuyor.

Öfkeliyim, kaygılıyım ve korkuyorum. Kendim için değil çocuklarımızı bekleyen tehlikeler için korkuyorum. Güvenimi yitirdim; Devletime, adalete, sisteme, insanlara, üniversite hocalarına, siyasetçilere, herkese güvenimi yitirdim. Babayım, kızımın can güvenliği olmadığını bilmek beni mahıv ediyor. İdam cezası kaldırılmış mış şuymuş buymuş geçin efendiler geçin bunları, yasa kaldırıldıysa yerine geçici kanun hükmünde kararlarda alınabilinir.

Size bir önerim var; Her işe bir torba yasa çıkarıp, kendince çözümler üretmekte usta olan TBMM Sayın Vekilleri, bu ve benzer olaylar için yasada küçük bir değişiklik yapın ya da kararname çıkarın. Ucu boş ama derine çooook derine gömecek bir değişiklik bu ve benzeri olaylarla ilgili yeterli olacaktır, siz yeter ki, gerekli değişikliği yapmaya karar verin. Biz de rahat bir nefesle öfkemizi kontrol altına alıp, normal yaşamımıza dönebiliriz sanırım.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün, ben inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU.

öfke-kontrolu

orhan-ceker

bulent-arinc

1 yorum
  • avatar Özcan ŞENGÜL
    16 Şubat 2015
    #1

    Sayın ÖRSOĞLU, yazınızı ilgiyle okudum,bence sorunun asıl kaynağı sayısal olarak çoğunlukta olan yobaz zihniyetin kadına bakış açısıdır, siz o bakış açısını çokta iyi analiz etmişsiniz “İlim irfan yuvası üniversitelerimizden, Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Ana Bilim Dalı Başkanı, Profesör Doktor Orhan ÇEKER, kadına tecavüze yaklaşımı “Dekolte giyene tecavüz ederler” cümlesiyle, tecavüz suçunun sebebini kadının dekolte kıyafetine yüklerken, Devletin bakanı (Recep AKDAĞ) “Tecavüze uğrayan kadın doğursun, gerekirse devlet bakar” beyanında bulunabiliyorlar. TC Başkenti Ankara’nın Belediye Başkanı, İ.Melih GÖKÇEK, kürtajla ilgili bir açıklamada “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? Anası ölsün” Derken, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı, AKP Milletvekili Ayhan Sefer ÜSTÜN bir açıklamasında “Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur” diyebiliyor.” İşte bütün sorun burada düğümleniyor, bu düğümü çözecek olan idam cezasının geri getrilmesi değildir, çünkü idam dahi bu suçları engelleyemeyecektir, bunun örnekleri orta doğu ülkelerinde var, önemli olan sinekleri tek tek avlamak yerine bataklığın toptan kurutulması olmalıdır, bence bu bataklıkta kadına olan öteleyici bakış açısıdır, saygı ve sevgilerimle..




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

20 Kasım 2018

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, tarihte en geniş kabul gören insan hakları belgesidir. 20 Kasım 1989 tarihinde onayl... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Kasım 2018

Elli bir yılımı, gururla birlikte geçirdiğim, üzerimde, tarih bilgisinde emeği olan ve ayrıca da notlarından yararl... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri