Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Çocuğumun Babası Hapiste!
Bu yazı  88 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Demokrasi yarışı dediğimiz seçimlerin yaklaşmasıyla, siyasetçilerin vaatlerinin yanı sıra, yurdum insanı da boş durmuyor. Her fırsatta meclise gönderecekleri vekillerine, sorunlarını yansıta bilme çabasında adeta bir yarış halinde, ses duyura bilme çabasındalar.

Son günlerde gazetelerin üçüncü sayfalarında sıklıkla rastladığımız bir fotoğraf benimde dikkatimden kaçmadı. Bir gurup anne, ellerini tuttukları çocuklarıyla, oluşturulan siyasi platformlarda kendilerini göstermeye başladılar.

Miting alanlarında oy isteyen siyasetçilerin ya da basın mensuplarının önüne çocuklarıyla çıkan anneler, “Çocuğumun Babası hapiste, kurtarın!” sloganıyla dikkat çekmeyi sürdürüyorlar. Kendilerini öne atıp, Kocalarının 5-6 yıl kadar önce, henüz çocuk yaşındayken kendilerini kaçırdıklarını, ancak süreç içerisinde kaçıran kişiyle evlendirildiklerini, bu evliliklerinden de çocukları olduğunu anlatan anneler, siyasetçilerden yardım istiyor. Kendilerini kaçıran kocalarının işlediği suçun kamu suçu niteliğinde olması nedeniyle, gıyaplarında sürdürülen mahkeme neticesinde, kendilerini kaçıran kocalarının cezalandırılıp, hapse atıldığı için mağdur olduklarından bahisle, bu mağduriyetlerinin, kocalarının salınarak giderilmesi talebinde bulunurken, küçük yaşta hile, cebir ve şiddet yoluyla uğradıkları cinsel istismar, özgürlüğü kısıtlama gibi suçları masum hale getirmeye çalışmaktadırlar. Mağduriyetlerinin de sadece kendileriyle kalmayıp, yaşanan bu olayın gerçek masumu olan çocuklarının da Babasız büyümeye terk edildiği vurgusunu yaparak, bir şekilde çocuklarının da cezaya ortak edildiğini belirterek af istiyorlar.

İlk bakışta çok masum görünen bu fotoğraf, hemen herkesin vicdanına seslenip, yüreğimizdeki buzları eriterek, hapishanede olan bu Babaların salınmasının tarafında oluruz. Peki, bu doğru mu?

Ellerimizle sardığımız o minicik yavrumuzu büyütebilmek, toplum içerisinde iyi insan olarak yerini alabilmesi için verdiğimiz çaba, en önemlisi EVLAT, dünyaya getirdiğiniz bir evlat, kızınız en sevilen, gözünüzün bebeği, gözlerinizin önünden bir an dahi ayıramadığınız yavrunuz, bebeğiniz. Henüz çocukluktan çıkmamış 13 -14 bilemediniz 15 yaşındaki yavrunuz, bir sapık ruhlu tarafından kandırılacak ya da cebir ve şiddetle kaçırılacak, sonrasında cezadan kurtulmak için bin bir vaatle aileler ikna edilip, biz bir birimizi sevdik deyip, evlenecekler. Ana Baba da böyle bir evliliğe onay verip, kızlarını tecavüz ya da tacizcisinin insafına bırakarak, hasta ruhlu bu kişiliğe kızlarının hayatını emanet edecek.

Hangi düşünce, hangi akıl bir çocuğun cinsel istismarına duyarsız kalabilir, böylesine aşağılık bir eylemi haklı çıkarabilir? Kaçırılan yavrumuz olayın etkisinde psikolojik travma içerisinde olacak, nasıl doğru düşünebilir ki? Yavrumuz, kitaplarının eğitim dünyasının içerisinden alınacak, acımasız ağzı salyalı bir sapıkla yaşamaya zorlanıp, tüm insani yaşam beklentileri heba edilecek, hangi yürek bunu kabullenebilir? Şimdi bu sapık ruhlu insanlara af çıkartalım, peki, bundan cesaret alarak yeni eylemlere başlayacak sapık ruhlu insanları ne yapacaksınız? Yavrularımızı nasıl koruyacaksınız? Yasalarımız açık ve net, bir kişi 18 yaşına kadar çocuktur, düşünme eksikliği var olup, korunmaya muhtaçtır. Her kim ki, bunu ihlal ederse cezasını çeker.

Bence TCK 109, 103 ve 104 maddeleri tekrar gözden geçirilip, 18 yaşın altında yapılacak evliliklerin önünü tamamen kapatacak düzenlemelerle, bu suçu işleyenlere verilecek cezaların da caydırıcı hale getirilmesi gerekir. Kaçırılarak ya da hile yoluyla kandırılıp, taciz ve ya tecavüze uğrayan çocuklarımızı kaçıran, taciz ve tecavüzde bulunan kişiyle evliliğin de tamamen ortadan kaldırılacağı kanun maddeleri çıkarılmalı. Mağdur yavrumuzun uğradığı travma sonucu ortaya çıkan yaralar, uzman psikolog’lar tarafından sarılıp, yeniden hayata hazırlanmalı, çünkü böylesine bir travmaya uğramış yavrumuzun, yaşam damarları tahrip edilmiş, normal düşünme yetisini kaybetmiştir, yavrularımıza bunu yapmaya kimsenin hakkı yoktur.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün, ben inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU.

cocuk-istismari

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

26 Kasım 2018

Ah Delia! Sana bir mektup yazmak istedim; bir vefa, bir veda olur mu, sen ister miydin, bilemiyorum. Ama öyle, ... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri