Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Ateş Kes !
Bu yazı  124 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Bir süredir kalemimi elime alamadım, Ülkemin üzerinde oynanan aşağılık oyunları izlerken bile kahır olduğum yaşananları kalemimden damıtmak bile bana zül geldi. Yaşananlar hepimizin bildikleriydi, ortada dolaşan tek şey ise çözümsüzlük, biliyorduk ki, siyasilerin yapabilecekleri çıtalarını yükseltmekten başka bir şey değil, çözümün başkalarının kaleminde olduğu gerçeğini bilmek ise ayrı bir zül.

1800 yılının ilk yarısına baktığımızda güçlü iki İslam devletinden birisinin Osmanlı devleti olduğu görülür ve bu imajın günümüzde de değişmediği de bir gerçektir. Çok uzaklara gitmeden, Kırım harbinin neticelenmesinin ardından, harbin galibi olarak, 30 Mart 1856 tarihinde, Paris antlaşmasını imzalamak için hangi devletlerle masaya oturduğumuza iyi bakmak lazım (Avusturya, Fransa, İngiltere, Prusya, Rusya ve Sardunya “İtalya”). Değişen ne oldu? Çanakkale’de destan yazan bir devlet, 1. Dünya savaşı sonrasında 10 Ağustos 1920 tarihinde gene Paris’te ama 3 kilometre uzağında Sevr diye adlandırılan yerde müttefik güçlerle yaptığı Sevr anlaşmasıyla ortaya çıkan utanç haritasının altını imzalamadı mı?

Esaret zincirlerinin altında Ülkemizin parçalanıp, kendi topraklarımızda vatansız yaşamayı kabullenmektense, vatan bildiğimiz toprağımız uğruna şereflice çarpışarak öleceğimizi bilen o komutan olacakları sezmiş, Samsundan başlayan kucaklaşmayla, Türk Milletinin erişilmez gücünü Dünyaya gösterdiği gibi, bağımsızlığı önce kendine sonra Milletine yakıştırmayı başarmıştı.

Genç Cumhuriyetin aydınlık yüzü, Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN ilke ve inkılaplarıyla yükseliyor, Bir Millet derin uykulardan uyanmanın mutluluğunu yaşıyordu. Bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin bir yıldız gibi parlayıp, yükselmesi kimleri rahatsız edecekti? Küllerinden yeniden doğmayı başaran bir Millete dışarıdan saldırmak ne kar edebilirdi ki?

Marşal yardımlarını yaşı 60 üzeri olanlar iyi hatırlarlar, hani o köy enstitülerinin kapılarına kilit vurulup, İlkokullarımızda süt tozunun dağıtıldığı günleri. Çakmak çakmak gözlü, zeki çocuklarımızın okul sıralarını doldurmaları, onların gelecekte neler yapabilecekleri ihtimalleri korkutmuştu onları. Hala muammadır, her yanı süt dolu ülkemde ilkokul sıralarında çocuklarımıza süt tozu adı altında içirilen tozun ne olduğu. Tabi bu süt tozuyla kalmadı 6. Filo kapımıza dayandı “6.Filo Defol” diyen gençlerimiz idam sehpalarına gönderildi.

Marşal yardımlarıyla gelen o süt tozu 1980 12 Eylülünde etkisini gösterip, bir Milletin tekrar uyutulması başarılmıştı. Şimdi yapılması gereken Paris anlaşması ve Sevr anlaşmalarıyla yarım kalan hayallerini gerçekleştirebilmek. Bunun için gerekli olan enstrümanlar zaten hazır. Türk bütünlüğüyle kazanılan zaferler göz ardı edilmeden, o bütünlük yok edilmeye çalışılıyor, ırk dil din mezhep ayrılıkları körüklenip, insanlar kutuplaştırılıyor. Kutup ayrılıklarını keskinleştirmek için siyasi güçlerden tutunda etnik kökenli guruplara kadar her kes kendi içerisine hapis ediliyor. Artık ya “A” ya “B” ya da “C” olmanız şart, sizin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanız yetmiyor. Siyaset bu ayırımcılıktan besleniyor, rant iş kapma yarışları her şey bu ayrımcılık içerisinde dönüyor.

Artık her şey ellerinde, Besledikleri terör örgütleri ve destekledikleri siyasetçileriyle istediklerini yapma gücüne sahipler. Ya dediğimizi yaparsınız ya da terörle belinizi kırar altınızdaki tüm doğal kaynaklarınızı alırız. Savaş çıkarır silah satarız, virüs yayar ilaç satarız, ürününüze GDO karıştırır yok ederiz. Ne o ağrınıza mı gidiyor, cebinizdeki çipli kartlara ne çabuk alıştığınızı unutmayın, artık beyninizin içerisine çip yerleştireceğiz farkında değil misiniz, diye bağırıyorlar.

Suriye’de ateş kes ilan edilmiş haberiniz var mı? Peki, Suriye’de savaşan kim, ateş kes ilanını yapan, bu kararı alan kim? Kimler masaya oturup, ateş kes kararı almış? Hala anlamadınız mı? O zaman uyumaya devam edin, boşuna beklemeyin, bir Mustafa Kemal daha gelmez o bir şanstı.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün. Ben inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU.

sevr

ermeni-kolyesi

marsal-yardimi

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri