Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Şubat, Niçin Dört Yılda Bir 29 Çeker ?
Bu yazı  310 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Şubat kelimesi, süryanice Şabat sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Şubat ayının batılı dillerdeki adları, Roma arınma Tanrıçası Februus’un adından gelir. Kış mevsimi aysız olarak kabul edildiği için Ocak ve Şubat, Roma takvimine sonradan eklenmiştir. Bu değişiklik, Numa Pompilius tarafından, takvimi, standart kameri yıl ile bir hizaya getirebilmek için yaklaşık M.Ö. 700 lerde yapılmıştır.

Bugün kullandığımız Gregoryen takviminin kökeni, Roma İmparatoru Julius Caesar’ın, Mısırlı astronomi bilgini Sosigenes’e yaptırdığı “Julyen” takvimidir. Bu takvime göre bir yıl 365 gün sürer ve her yıldan 6 saat artar. Artan bu saatler her 4 yılda, bir gün eder ve yıla eklenir.

Böylece bir yıl, 4 yılda bir 366 güne çıkar. Ne var ki 366 sayısı 12’ye tam olarak bölünmediğinden bazı ayların 30 bazı ayların da 31 çekmesi uygun görülür. Julyen takviminde yılbaşı, mart ayındadır ve buna göre şubat, yılın en son ayıdır.

Caesar’dan sonra yaşayan bir başka Roma İmparatoru Augustus da kendi adını bir aya verir. Ne var ki Ağustos (Augustus’un adından) ayının 30, Caesar’ın adını taşıyan Temmuz ayının 31 çekmesini görkemine yakıştıramayan İmparator Augustus, kendi adıyla anılan ayın da 31 gün sürmesini emreder.

Bunun üzerine astronomlar, yılın son ayı olan şubattan bir günü alıp, ağustos ayına ekler. Böylece 30-29 gün döngüsü yaşayan şubat ayı 29-28 gün olarak belirlenir. “July” olarak bilinen temmuz ayı, Julius Caesar’ın adını taşır ve 31 gün sürer.

Şubat, yıl Mart ile başladığı için Roma takviminin son ayı idi. Belirli zaman aralıklarında Romalı rahipler, yılı mevsimlerle hizalayabilmek için, Şubat’tan sonra araya bir eklenti ay (Mercedonius) yerleştiriyorlardı.

Günümüzde 29 Şubatta evlenenler, doğanlar kutlamalarını dört yılda bir yaparak tasarruf sağladığını düşünmesinler. Bir gün önceye çekerek yine aynı etkinlikler sürdürülmektedir. Yani bundan kaçış olamaz, sadece ilginçlik olur bunun adı…

Günümüzde kullandığımız ayların isimleri nereden geliyor?

Gerek Hicri takvimi bugün hiç kullanmamamıza rağmen bazı ayların köklerinin Arapça ve Süryanice olması gerekse aynı ayların Yahudi takvimlerinde de kullanılıyor olması, aylar hakkında bir genelleme yapmamıza engel teşkil etmektedir. Galiba bunun nedeni de Osmanlı gibi içinde birçok milletin yaşadığı bir imparatorluktan gelmemizden kaynaklanıyor.

Ocak (January): Eski ismi Kanunnisa’dır. Kanun, Süryanice bir kelime olup ocak, fırın anlamına gelmektedir. Havalar iyice soğuyup ocaklar yakıldığı için bu ad verilmiştir. Eski Roma’daki ismi Januaris’dir. Janus, Roma mitolojisinde iki yüzü olan bir tanrıdır.

Şubat (February): Süryanicedir (şabat-şobat-şebat). Eski Roma’daki adı Februarius’tur. Februum arınma anlamına gelmektedir. Februa ise Romalıların günahlarına kefaret olarak kurban kestikleri arınma festivaline verilen isimdir. Februarius, Roma’da yılın son ayı olduğu için yeniden doğuş, zamanın başlangıcı gibi anlamlara gelmektedir.

Mart (March): Roma’da yılın ilk ayı olup adı Martius’tur. Savaş tanrısı Mars’tan ismini alır. Kış bastırınca ara verilen savaşlara bu ayda kaldığı yerden devam edilirdi. Savaş tanrısının adı bu yüzden bu ayın adı olmuştur.

Nisan (April): Süryaniceden, nisannus kelimesinden gelir. Yılın dördüncü ayı manasındadır. Roma’da Aprilius denir, aşk-güzellik tanrıçası Afrodit’in ayı olarak kabul edilirdi.

Mayıs (May): Roma mitolojisinde bahar-bereket tanrıçası olan Miai’den gelir. Bu ayda Miai için şenlikler düzenlenirmiş ve Miai’nin bayramı kutlanırmış.

Haziran (June): Süryanicede hazuran kökünden gelir ve sıcak anlamını taşır. Bu ay için sıcakların başladığı zaman anlamında kullanılmıştır. Roma’daki adı Junius olup, ayın adı yine bir tanrıça olan Juno’dan gelmiştir. Gençlik, genç anlamlarına gelir.

Temmuz (July): Eski Babil’de üreme ve bereket tanrıçası Tamuza’nın ayı olarak kabul edilir. Bu ayda tanrıça Tamuza için dam (Süryanicede kadın demektir) kökünden gelen Dumuzi adında festivaller düzenlenir. Roma’da Sezar, daha önceden de belirttiğimiz gibi, takvim oluşturulurken bu aya kendi ismini vermiş.

Ağustos (August): İmparator Octivivus’un ünvanı olan Augustus’tan gelir. Octivivus en görkemli icraatlarından biri olan İskenderiye’nin fethini bu ayda gerçekleştirince Sezar döneminde Sextilis (altıncı ay) olan bu ay Augustus’a çevrilmiştir.

Eylül (September): Süryanicede aylul (üzüm), yani “üzüm ayı” anlamına gelmektedir. Roma’daki adı September olup yedinci ay manasına gelir (septi-yedi). O zamanlar Mart, yılın ilk ayı olduğu için böyle denilmiştir.

Ekim (October): Eskiden Süryanice olan Teşrin-i evvel (ilk teşrin) adı verilirdi. Bu aya ekim yapılıp tarlalar sürüldüğü için Ekim adını verilmiştir. Roma’da October (sekizinci ay).

Kasım (November): Eskiden Süryanice olan Teşrin-i sani (son teşrin) denirmiş. Bu aya Arapça kökenli, ayıran-bölen anlamına gelen kasım adını vermişiz. Nedeni ise eskiler, Kasım ayından itibaren 180 günlük süreler halinde Ruz-i Kasım ve Ruz-i Hızır diye yılı ikiye ayırırlarmış. Roma’da November’dır (dokuzuncu ay).

Aralık (December): Türkçe bir kelimedir. Eski yıl ile yeni arasında kaldığı için bu aya Aralık adı verilmiştir. Roma’da December (onuncu ay).

gece-gunduz

neden-subat-ayi-29-ceker

sezar

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri