Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Kırın Zincirlerinizi, Gücünüzü Keşfedin !
Bu yazı  258 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Gücünüzü bıkmadan usanmadan keşfedin. Neler yapabileceğinizin farkında olun. Başarısızlığı peşinen kabullenmeyin. Sınırlarınızı zorlayın. Siz bu değilsiniz. Oysa kendinizi iyi tanısanız açamayacağınız kapı yoktur. Yaşantınızın her safhasında “ben yapamam, ben beceremem” demeyin. Siz bunu yaparsanız. Yoksa sizi örnek alan çocuklarınız da aynı hareket eder. İleriki yaşlarda bunun acısını ağır öder. Hayata sağlam adımlarla atamaz.

Bununla ilgili bir hikaye okudum, çok hoşuma gitti. Faydalı olacağını düşündüğümden sizlerle paylaşmak istedim. Gerçi bu konuyu öğrenilmiş çaresizlik olarak daha önce ele almıştım. Sınırlarını çizdiğiniz esaretten bir an önce kurtulun, bakın neler yapabiliyorsunuz. Başarının tadını aldığınızda keyfini sürmesi elbette güzel olacaktır.

Güzel bir hikaye okumanızı tavsiye ederim;

Küçük bir çocukken filleri çok severdim. Büyük kulakları, iri bedeni, uzun dişleri, her yere uzanan hortumu, kalın derisi ve kocaman ayaklarıyla benim için gücün simgesiydi. Tozu dumana katarak koşan fillerin önünde ne durabilirdi ki !

Aradan yıllar geçti; büyüdüm. Pek de kalın olmayan bir iple ayağından bağlanmış esir bir filin insanların hedeflerine nasıl sessizce itaat ettiğini gösteren bir belgesel izledim. Benim için çocukluğumda gücün simgesi olan bu hortumlu devler cüsseleriyle kıyaslanamayacak kadar ince iplerle tutsak edilmiş kölelere dönüşmüşlerdi. Nasıl olabilirdi? Sonra öğrendim…

Fil henüz yavruyken kalın bir zincirle yerinden oynatması mümkün olmayacağı bir yere bağlanırmış. Özgürlüğüne düşkün, gücünü daha yeni keşfetmeye çalışan bu zavallı fil yavrusu kaçmaya kurtulmaya çalışırmış ama bir yavru olarak buna gücü yetmezmiş. Öyle bir bağlarlarmış ki, ne kaçabilirmiş ne de bağlı olduğu yeri söküp atabilirmiş. Ne de olsa yavruymuş.

Başlangıçta bıkmadan usanmadan kaçıp kurtulmaya çalışırmış. Ancak zaman içinde özgürlük duygusunu unutur ve artık bu zincirden kaçamayacağını kabullenirmiş. Büyüyüp kocaman bir fil olsa bile zamanında çok defa deneyip başaramadığı ve kaçmayı aklına İMKANSIZ olarak yazdığı için bir daha asla denemezmiş.

Küçük bir filken onu tutan ve özgürlük duygusunu ona sayısız denemeden sonra unutturan zincirlerin yerini ince bir ip ve ipin ucunda hortumundan bile kısa bir odun parçası alıverirmiş. Bizim zavallı fil büyüdüğünü, kuvvetlendiğini ve istese yine tozu dumana katabileceğini unuturmuş. Yani hala kendini zincirlerle bağlı zannedermiş.

Özgürlük duygusunu unuttuğunda, doğasından uzaklaştığında, isteğini kaybettiğinde, yapamayacağını düşünmeye başladığında ayağındaki zincirlerden ziyade inandıkları onu tutsak edermiş…

Peki ya siz tutsak bir fille karşılaşsaydınız ona içinde olduğu durumu nasıl anlatırdınız? Ona sınırlarını kendi çizdiğini, esareti kafasında kabullendiğini, güçsüzken deneyip başaramadıklarını yeniden denemesi gerektiğini, gücünü görmezden geldiğini, tutsaklığın kendi seçimi olduğunu ve nelerden vazgeçtiğini nasıl anlatırdınız?

Eğer siz yukarıdaki hikayedeki gibi bir hayat sürseydiniz o file bunu anlatırken kendinizi örnek gösterebilir miydiniz? Haydi durmayın, bir yerlerden başlayın. Başarmak sizin de hakkınız. Bunu başkaları için değil, kendiniz için yapacaksınız. Kırın esaret zincirlerinizi.

Özgürlüğün önündeki engeller bazen fiziksel değil, zihinseldir. Sevgiyle kalın, Eser Ürküt.

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

basarmak

özgürkük

öğrenilmiş-çaresizlik

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

14 Mart 2019

Ülkemizde, tıp bayramı 14 Martta kutlanmaktadır. Bugün de biz yeni bir tıp bayramını kutluyoruz. Osmanlı Padişahı I... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

18 Mart 2019

Komşuluk: Ev, işyeri, arazi, köy, şehir ve ülke bakımından yakın olanlara komşu dendiğini, hepimiz biliriz. Kom... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

04 Ocak 2019

Habib Gerez... Ressam, şair ve yazardır. 1926 yılında İstanbul'da doğmuştur.  Altmış beş yıldan beri çalışmala... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

26 Şubat 2019

Bir ırkın, bir etnik grubun sistemli bir şekilde yok edilmesini ifade eden soykırım (genodde) kavramı, pratik doğur... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar