Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Kurbağa Milleti
Bu yazı  129 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Bilim ve irfan, deneyler sonucunda insan yaşam kalitesini daha rahat seviyeye ulaştırması için çalışmaktadır. Her bilim adamının ilk görevi böyle tanımlanır. Yalnız unuttuğumuz tek olgu, bilimsel çalışmalar da çalışmanın enerjisi para faktörüdür. Paranın yeni dünya düzenindeki yazılımı da finanstır, bu ismi Uz’unuzda tutunuz, unutmayın yazın bir köşeye, her an gerek olabilir.

Bir kurbağayı alıp kaynar suyun içine koyarsanız, kendisini hemen dışarı atmaya çalışır. Fakat kurbağa oda sıcaklığındaki suyun içine korkutmadan, usulca konulduğunda, öylece kımıldamadan durur. Bu arada suyun sıcaklığı yavaş yavaş arttırıldığında, çok ilgi çekici bir şey olur. Sıcaklık yükselirken kurbağa hiçbir şey yapmaz. Tersine, halinden keyfi çok yerinde imiş gibi görünür. Sıcaklık yavaş yavaş arttıkça kurbağa daha çok sersemler, ta ki deneykabından dışarı çıkacak hali kalmayıncaya kadar.

Onu dışarı fırlamaktan alıkoyacak hiçbir şey olmamasına rağmen, kurbağa orada oturup haşlanmayı beklemektedir. Niçin? Çünkü kurbağanın hayatına yönelen tehdit içinde bulunduğu suni rahatlıktan son derece memnundur. Su sıcaklığı artarken, bedendeki uyuşmaların yılların yorgunluğunu arttığını düşünürken, asıl ölüm tehlikesini unutmuştur. Haşlanarak vücudunun eridiğini fark ettiğinde dünyaya güzel gözleri açık gittiğini fark edemeyecektir.

Ancak şu bilimsel gerçeği unutmamak gerekir. Kurbağayı bu ortama getirip suyun içine oturtmak hiç de kolay değildir. Asıl sorun kurbağaya bu kumpası kurup, cenderede bekleyen tenceredeki ılık suyun içine kurbağayı gocundurmadan, iyilikle, yardım severlikle, güler yüzlülükle oturtmaktır. Kurbağayı bu bilimsel deney için hazırlanmış kumpasa oturtabilirsen, kafanda tasarladığın yok etme kumpası kendi kendisine gelir.

Kurbağayı nasıl bir kumpas kurmalı ki, cenderedeki ılık tencereye oturtalım? Yanına yaklaşsanız bir iki zıplamada beş on metre uzaklaşır. Sıkıştı mı suyun dibine dalar. Kendi güvenliği açısından bölgesini kontrol eder ve fazla uzaklaşmaz. Kendi kavimlerinin güvenliğini sağlaması konusunda tavizsiz kuralları vardır. En son silahı kendi zehrini kavminin devamı için tehlike anında düşmanına kullanır, kendisi ve düşmanı aynı anda ölür.

Kendi kavminin hayat mücadelesine ve soylarının devamı için kendini ŞEHİT eder. Kurbağa soyu, kendisini bu tür kumpaslara karşı ırklarının nesillerinin yok olmaması için yüzlerce şehit vererek hayat mücadelesi veren bir canlı türüdür. Kurbağaların bu savaşları sadece doğadaki düşmanlarına karşıdır. İnsanlık için değil.

Akli dengesini bilim için değil, bilimi canlıları yok etmek için kullanan bilim insanları da yok değildir. İnsan soyundan başka bütün canlılar beslenmek ve üremek için yaşarken, Tanrı’nın üstün kıldığı insan soyu, daha iyi yaşama için paraya ihtiyacı vardır. Uz’undakini hatırlayın; Araştırma, bilim ve irfan üretme paraya bağlıdır. Para olmaz ise, bilim de olmaz, yatırım da olmaz, buluş da olmaz, rahat yaşam da olmaz.

Kurbağayı cendereye koymak, kurulacak kumpaslar için çoklu çalışma gereklidir. İyilik melekleri, yardımseverlik, yemlik, tırpan, tuzak gibi ileri demokratik çalışmalar gereklidir. Kurbağanın cendereye girmesi için her yol mubahtır. Acele edersen başarılı olmazsın. Yavaş ve temkinli çalışarak sabırla beklemeli, hatalarını görüp, ona göre planlamalar yapılmalıdır. Bu işi insan soyu yapacaksa çalışmaya para gerekir. Diğer canlılar için sabır ve bildikleri yöntem yeterlidir.

İnsanları yemleme yöntemi, doğal yaşamı parasal güçlerle araştıran bilim adamları tarafından keşfedilmiştir. İnsan soyunun da zayıf noktaları mutlaka vardır. Oltayla atılan yemin balığın yemesi gibidir. Kurbağayı cendereye kendi kendine oturtacak kelebeklerin cenderedeki suyun içinde yüzmesi gibi. Kelebeklerle yemlenen kurbağa misali, kaynar kazanda haşlanan kurbağaya benzeyen canlıları tanıyan var mı?

Çünkü kurbağanın hayatına yönelen tehdit içinde bulunduğu suni rahatlıktan son derece memnundur. Su sıcaklığı artarken, bedendeki uyuşmaların yılların yorgunluğunu arttığını düşünürken, asıl ölüm tehlikesini unutmuştur. Haşlanarak vücudunun eridiğini fark ettiğinde dünyaya güzel gözleri açık gittiğini fark edemeyecektir.

Süleyman TÜRKOĞLU

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

kurbaga-haslama

kurbaga

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

09 Kasım 2018

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 17 Kasım 2009 tarihinde imzaladığı kararnameye göre, her yıl 9... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Kasım 2018

Elli bir yılımı, gururla birlikte geçirdiğim, üzerimde, tarih bilgisinde emeği olan ve ayrıca da notlarından yararl... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri