Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Devletin Çakalı 3
Bu yazı  347 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Köylüler kış aylarında kümeslerine dadanan çakalları yakalamak için tuzaklar kuruyorlar, yakaladıkları çakalları imha edip, bir şekilde kümeslerini koruyorlardı. Bir gün yakaladıkları bir çakalı köy meydanından sürükleyerek geçirirken, içlerinden birisinin aklına yaptıklarının doğru olup, olmadığını imama sormak gelmiş. Köylüye eğlence olmuş boynundaki iple sürükledikleri çakalı caminin avlusuna getirip,

İmama seslenmişler, “İmam efendi biz bu çakalı canlı yakaladık, şimdi biz bu hayvanı öldürürsek günah olur mu?” imam yarı alaycı sorulan bu soruya iyice içerlemiş, hiddetle; “Bana niye soruyorsunuz, sizin her şeyi danıştığınız o komünist Muallime neden sormuyorsunuz?” Köylü “Tamam imam efendi bu maneviyattan olduğu için sana sorduk, madem cevap vermiyorsun biz de Öğretmene gideriz” diyerek, korkudan iyice sinmiş hayvanı sürükleyerek yanıma geldiler.

Kalabalığı okulun bahçesinde karşıladım, aralarında yaptıkları şakalarla hayli eğlendikleri de ortadaydı. İçlerinden birisi olanları anlattı ve İmamın cevap vermediği bu soruya cevap vermemi istediler. Soru zor yerden gelmişti, “yazıktır bırakın hayvanı” desem, “tavuklarımızı öldürüyor” diyecekler, “öldürün” desem hayvanı kurtaramayacağım gibi, adım çakal katiline çıkacak. O sıralarda memur maaşlarının enflasyon karşısında eridiği gündemde olup, memur eylemleri basında sıkça yerini alıyordu, beynimde anında çakan bir şimşekle, köylüye anlatmaya başladım.

Arkadaşlar, biliyoruz ki, bizi diğer canlılardan ayıran özelliğimiz düşünme yetimizin olmasıdır. Bu hayvanda düşünebilseydi sizin tavuklarınıza musallat olarak size zarar verdiğini anlar ve tavuklarınıza dadanmazdı. Şimdi kış mevsimi, bu yabani hayvanlar doğada yaşamlarını sürdürebilecekleri yiyecekleri bulamıyorlar, o zaman biz evcil hayvanlarımızı daha güvenli ortamda koruyarak saklayacağız. Bu yaban hayvanlarını da bizim düşünmemiz gerekiyor, yiyecek artıklarımızı onların yoğun olduğu yerlere bırakarak beslemeye çalışacağız” açıklamasını yaptıktan sonra, çakala doğru uzanarak boynumdaki kravatı çıkarıp, çakalın boynuna taktım. “Bakın arkadaşlar ben kravatımı çakalın boynuna takarak onu da devletin memuru yaptım, artık onu rahatça doğaya salabilirsiniz, Devlet memuru olarak alacağı maaşla karnını doyuramayacağı için birkaç güne kalmaz ölür.” Köylü kahkahalarla çakalın ipini çözüp doğaya saldı, şaşkın çakal ne yapacağını bilemeden bir o tarafa bir bu tarafa koşarak ormanın yolunu tutmayı başarıp, gözden kayboldu.

Köyün İmamı çakalın akıbetini ve benim ne tavsiyede bulunduğumu merak ediyor, o gün benim köylüyle yaptığım konuşmayı öğrenmeye çalışıyordu. Çok sürmedi, yaşanan bu diyalog kulaktan kulağa yayılarak herkesin dilindeydi. Devletin memur çakalı her sohbette anlatılıyor, bir ölçüde memur maaşlarının düşüklüğü vurgulanıyordu.

İmam bu duruma seyirci kalamazdı, eline geçen bu fırsatı iyi değerlendirmeliydi, Müftülüğe yazdığı bir dilekçeyle çakalı nasıl devletin memuru olarak atadığımı anlattığı gibi, dilekçesinde benim diğer komünist faaliyetlerimden de bahis etmeyi ihmal etmeyerek, ihbar etmiş. Dilekçeyi inceleyen Müftülük, gereği için dilekçeyi Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderiyor. Milli Eğitim Müdürlüğü’müz de, hakkımda Devlet Memuruna yakışmayacak davranışlarda bulunarak, Devlet Memurunu küçük düşürdüğüm ve aşağıladığım gerekçesiyle hakkımda soruşturma başlatmış.

Artık ben sakıncalı bir komünist olmuştum, Devlet düşmanı dinsiz bir komünist öğretmen olarak, o köyde görevimi ne kadar daha sürdürebilirdim ki? Sürdüremedim tabi, istifamı verip, Ankara’ya döndüm. Bir gazetede çalışmaya başladım, bir kere fişlenmişiz, çalıştığım gazetenin de yapısı belli, pek bir şey yapmamıza gerek yok, canları sıkıldıkça hakkımızda bir dava açarlar, dava sonuçlanana kadar Ulucanlar mekânımız olur, komin yemekleri dostluklar zaman akıp geçiyor işte diyerek genç öğretmenimizin hikayesi burada son buluyor…

Şimdi bu günlerden o günlere bakınca aradan geçen yarım asırlık süreçte ne değişti? Neyi değiştirebildik ki? Çakal Devletin çakalı, çakala kravatı bizim muallim takarsa açlıktan ölüyor, ya o deniz ötesi kan emicilerin taktığı kravatla ahkâm kesen çakallar, hadleri nereye kadar uzanacak dersiniz?

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün. Ben inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU.

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

devletin-cakali

 

cakal

1 yorum
  • avatar rugu sokartes
    31 Mayıs 2016
    #1

    Finale gelmeden gelişme bölümünü uzattınmı ki zaten ordan onlarca hikaye çıkardı çünkü diyologlar olaylar girişten sonra nereye çeksen oraya gidebilecek durumda şahane bir roman olurmuş ama sen kıssadan hisse yapıp olayı bitirmişsin ama gerçekten çok edebi olmuş eline diline aklına kalemine sağlık.




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri