Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Ekmeklik Buğday
Bu yazı  214 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Küresel tefecilerin başlattığı 1. Dünya Savaşı’ndaki 20. yüz yıl toprak paylaşımı sonucunda Osman oğulları hanedanlığı bölünerek 25 ülke meydana geldi. Bu paylaşım savaşının A planında; Ermenistan, Kürdistan, Çerkezistan, Lazistan ve Rumistan devletlerinin de aralarında bulunduğu toplam 30 devlet yaratılması gerekiyordu.

İşleme koydukları A planının kusursuz işlemesi için yıllar öncesinden Osman oğulları hanedanlığına; misyonerler, sadrazamlar, bürokratik elemanlar, din adamları, ulemalar, askeri yüksek kademe komutanlar, bakanlar ve hatta Akil adamlar bile yetiştirip içeriye sızdırmışlar, yönetimi ele geçirmişlerdi.

1850’li yıllarda Ermeni çeteleri, bir önceki yüz yıl olan 1750 yılında yaptıkları katliamları, geliştirilmiş silahlarla, küresel çetelelerin istediği yönde eşkıyalık işlerine (Yeni adı terörizm) başlamış, Türkleri katletmeye yönelmişlerdi.

1.Dünya Savaşı’na girmeden yıllar önce, deniz kuvvetleri lav edilmiş, donanma Haliç’te çürütülmeye terk edilmişti (Gerekçe Abdülhamit’e suikast yapacak, padişahlıktan indirilecekti).

Vatan, millet, Türk” demek yasaktı. Sarayda Türkçe konuşulması, saraya Türklerin girmesi yasaktı. Türler kendi benliğini kaybetmiş, Türk kimliğini unutmuş, Müslüman Osmanlı ümmeti olmuştu. Türkler, asker, köylü, çoban, çiftçi olarak, padişahın tarlalarında yaşıyordu. Ürettiği toprak padişahın, Türkler ise padişahın kuluydu.

Her Cuma namazı ve toplanılan yerlerde ‘’Padişahım çok yaşa’’ diye tekbir getirirlerdi. Vatan, millet, toprak, bayrak diyen yurtseverlerin, vatanseverlerin peşlerine hafiyeler gönderilirdi. Hafiyeler o kadar çoğalmıştı ki, saray hafiyelere ödeyecek altınları bile küresel tefecilerden borç almaya başlamıştı.

1900 lu yıllara gelindiğinde, silah, cephane, gaz yağı, kâğıt, araç gereçlerin yanında, Tarım ürünlerini de yurt dışından satın almaya başladı. Bu tarım ürünlerini içinde en önemlisi, “EKMEKLİK BUĞDAY” da içindeydi. Yani temel gıda maddesini de satın alıyorduk! (Balkan savaşlarına girildiğinde, dünyanın en disiplinli 1. Ordusu siyaset ve açlık yüzünden çökmüştü. Askeri kışlalarda, askerler AÇIZ diye isyan çıkarıyorlardı. Ekmeklik buğdayı satan küresel çetenin şirketleri savaş başlayınca buğday satışını durdurmuşlardı.)

İşin kötü tarafı, Osman oğulları hanedanlığının kötü gün dostu bir tane sınır ülkesi dostu da yoktu. Bütün sınır komşularıyla ya savaş, ya da kavga halindeydi. İktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki Partisi liderleri, Talat ve Enver paşalar, ülkenin bütün madenlerini, ulaşım hatlarını, haberleşme kanallarını küresel çetelerin şirketlerine teslim etmişlerdi.

Yahudi cemaatleri, Müslüman kimliğine bürünmüş, ülke kaynaklarını kendi menfaatleri için kullanmaya başlamış, devlet yönetiminin belli kısımlarına yapışarak musallat olmuştu. Cemaat okulları askerden kaçmak isteyenlerin toplanma merkezi haline gelmişti.

Günümüzden geriye tarih sayfalarına baktığımızda, insanlık felaketi olarak, üç beş kişinin, ALLAH adının aldatanların bir milleti yok ettiğini görülmektedir.

Osmanlının Diyanet İşleri Başkanı (Şeyhülislam); makamını koruma gereği, saltanatın milleti uyutma emirlerini harfiyen yerine getirdi. Saltanatlık makamının yalanlarla ülkeyi yönettiğini, durumun kötüye gittiğini bile bile, kendi milletinin gelecekte bayrağını sallamak uğruna Osmanlı ahalisini kandırdı.

Ve son durum 30 Ekim 1918 Mondros felaketi. Osman oğulları hanedenlığı, Türk İslam milleti adına, “Turancılık” uydurması bir akımla girdiği savaşta yok oldu. Gelelim küresel tefecilerin, küresel çetelerin 2 paylaşım savaşının hazırlıklarına: Yüz yıl sonra, yıl 2000.

1980’de “Bizim çocukların” yaptığı askeri darbe ile Türk milleti refaha kavuştu! 1982 Anayasası halk oylaması sonucu %98 evet dedi. Askeri darbe olmuş, anayasa değişmişti. İhtilalı yapanlar kahraman olmuştu.

1980 yılında eğitim süreci biten küresel tefecilerin yetiştirdiği aktörler, Türkiye Cumhuriyeti üzerinde ameliyat hazırlıklarına başladılar. Osmanlıyı yok eden “İttihat ve terakki partisinin soydaşlarının üçüncü nesilleri” tekrar küresel çelerin B planında buluştular.

20. yüz yılın son çeyreğine gelindiğinde, Ermeni çeteleri tekrar iş başına geçti. İsim değiştirdi, Kürt kimliğine saklandı. 35 yıldır ülkemizi bölmek için işbirlikçi küresel çetelerle beraber çalışmaktalar. “Geldikleri gibi giden küresel tefeciler” ülkemizin içine sızdırdıkları kirli siyasetçiler ile sessizce geri geldiler.

Özelleştirme adı altında ülkemizin Milli kurumlarını ele geçirdiler. Haberleşme gibi ana unsur olan TÜRK TELEKOM Yahudi şirketine teslim edildi. En önemli enerji kaynaklarımızın başında bulunan elektrik dağıtımı milli olmaktan çıktı. TEDAŞ lav edildi, dağıtım küresel çetelerin şirketlerine geçti. Sırada ulaşım ve su kaynakları da özelleştirme adı altında küresel çetelerin şirketlerine teslim edilecektir.

Yargı ve siyaset yoluyla kurulan kumpaslar sonucu, Türk ordusunun yetişmiş elemanlarını saf dışı bıraktılar. Deniz kuvvetleri komuta kademesi, yetişmiş teknik elemanları lav edildi. Gerekçe, Abdülhamit’e yapılan suikast düzeneği gibi, seçilmiş hükümeti yıkmak, darbe yapmaktı. 118 yıl önceki tarihi sürüm tekrarı Türkiye Cumhuriyeti’ne uygulandı.

Küresel çeteler, 1. Dünya Savaşı sonrası yaptıkları “A planının” uygulamaya koyduklarında isyan eden Mustafa Kemal ve silah arkadaşları “İstiklal harbiyle” yedi düveli geldikleri gibi göndermişlerdi. Küresel güçlerin içinde yarım “A planını” yüz yıl hesaplaşması olarak 3. Küresel savaşların alt yapısını bitirmeye çalışmaktadır.

Küresel çeteler “İstiklal Savaşı’nın” nasıl kazanıldığını, enine boyuna araştırdılar. İstiklal savaşında bize destek olan, silah, cephane, altın veren Rusya ve diğer soydaş ülkeleri tespit ettiler. Komşularla sıfır sorun derken, sıfır komşumuz kaldı. Emperyalizme ortak savaş vereceğimiz, hatta bunu madde olarak anlaşmaya döktüğümüz Rusları bile kaybettik. Küresel çeteler Türklerin yapacağı ikinci “İstiklal Harbi’nin” yapılmaması için bütün yolları kapatıyorlar.

En önemlisi, on yıldır temel gıda maddemiz EKMEKLİK BUĞDAYI satın alıyoruz. Uçak krizinden sonra, Türk milleti ilk defa ekmeklik buğdayı Ruslardan alındığını duydu. Bizlerin 10 yıldır yazdığımızı kimse okumamış demek ki.

Hem içten hem dıştan kuşatıldık. Bu Türk milleti için ne anlama geliyor?

Süleyman Türkoğlu

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

dis-gucler

osmanlı

abdulhamid

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Aralık 2018

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin etek... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri