Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Kınalı kuzularımızın ne suçu var?
Bu yazı  300 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Gözlerimiz bir noktaya kilitlenmiş, şaşkın tedirgin umutlarını yitirmiş halde 15-16 Temmuz günlerini yaşadım. 12 Eylül 1980 gününü yaşamış birisi olarak darbeye ve hatta darbelere yabancı birisi değildim, eksikti çok şey eksikti askeri darbeden çok sahnelenmiş bir oyun gibiydi.

12 Eylül 1980 darbesini hatırladım, sabah uykudan uyanıp sokağa çıktığımızda her yerde Asker vardı. Sokağa çıkmamamızı darbe olduğunu söyleyip, evlerimize döndürmüşlerdi. Yayın organlarından tutun da her kamu kurum ve kuruluşu Askerlerin ellerindeydi. Tüm parti liderleri toplanmış, gözaltına alınmıştı.

Darbelerin darbesini yemiş birisi olarak, demokrasinin kesintiye uğratılmasına hiçbir zaman sıcak bakmadım. Yaşadığım 15 Temmuz akşamını da ülkeme yakıştırmam mümkün değil.

Yaşanan darbe senaryosunun sahnelenmesini izlerken aklımdan geçen soruların altında ben bile ezilir olmuştum. TRT Televizyonundan Yurtta Sulh Konseyi adıyla yayınlanan bildiriyi dinlerken, darbeyi yapanların Gülen cemaati mensubu, paralel yapının sızıntıları olabileceğini hiç düşünemedim. Bildiri öylesine kamufle edilmişti ki, darbenin hangi fikre hizmetle yapıldığını anlamak zordu.

Sahnelenen senaryonun devamında kanım dondu, halen kendime geldiğimi söyleyemeyeceğim. Halkının can ve mal güvenliğinden sorumlu Devlet, halkı demokrasiye sahip çıkmaları için meydanlara çağırıyor.

Şaşkın tedirgin umutlarını yitirmiş halde izlemeye devam ediyorum; Gecenin bir yarısı camilerden sela sesleri yükselip, Halk sokaklara meydanlara çağırılıyor, mehdi Memet ve yedek subaylık görevini yaparken katledilen Öğretmen Kubilay aklıma geliyor. Gün ağarıp, gecenin karanlığının bıraktıklarını görünce içim yanmaya başlıyor.

Kim bu Feto örgütü? Kim besledi büyüttü bunları, nasıl devletin her kademesine böylesine sızmayı, örgütlenmeyi başardılar? Aklıma bu günkü Cumhurbaşkanımızın diline doladığı o şarkı geliyor, “Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda” peki şimdi neden onlar paralel oldu, vatan haini dinsiz oldular diye düşünüyorum, Aklıma Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk geliyor.

17 Aralık 1927 yılında bizlere bu günü anlatan o önderin anısına nasıl bir kez daha eğilmem, hatırlayalım Mustafa Kemal ATATÜRK ne demiş;

Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu gibi yapılar din ve devlet düşmanı oldukları, Selçuklu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil yüzyıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki, bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek, ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayın ki, o gün geldiğinde, her bir taraf diğerini dinsizlikle ve vatan hainliği ile suçlamaktan geri kalmayacaktır.” 17 Aralık 1927/ Ankara

Cemaat ve onun besleyicilerinin kim olduğu tarihte zaten yerini almış… Bunun üzerine söz söylemenin gereği var mı?

Tanktan bir er çıkıyor, halkına ateş etmeyi istemeyen bir er. Gözü dönmüş halk o askeri linç etmek için saldırmaya başlıyor, bir aklıselim polis o askeri kucaklayarak koruyor. Askerin ağzından dökülenler yüreğimizi yakıyor, “Tatbikat var dediler emir verdiler, vatanımız için geldik, ne olur söyleyin şunlara vurmasınlar, annem görürse dayanamaz ölürrr

Aklıma Çorum geliyor, aklıma Kahraman Maraş geliyor, aklıma Sivas geliyor, Allahım aklıma neler geliyor? İnanamıyorum, bu günde bizlere bunları yaşatanların Allah belalarını versin, vatani görev diye, peygamber ocağı diye gelen o çocuklarımızın, kınalı kuzularımız Memedimizin ne suçu var?

Demokrasi bayramı diye yutturulan bu vahşet gününü unutmayacağım, bu günü bize yaşatan, vatani görevini yapan Memedimizi emir komuta zincirinde kullanan o vatan hainlerini, O vatan bekçiliği için bedel ödeyemeyen Askerimize düşman o gözü dönmüş canileri, o çocuklarımıza yaşattığınız bu sahneleri unutmayacağız. Ekrem Örsoğlu.

ASKERİNE DÜŞMAN OLAN, DÜŞMANINA ASKER OLUR

askerlerin-katliamlari

darbe-girisimi-askerler

bogazi-kesilen-asker

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri