Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Lastik Çizmeler
Bu yazı  1.284 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Öğretmen Okuluna başladığım yıllarda, bu denli zevkli, bu denli renkli, bu denli kapsamlı, saygın, doyurucu mesleğe sahip olacağım bilincinde değildim. Ben bir tiyatro oyuncusuydum, kara tahtanın önü, benim sahnemdi; Öğrencilerim de vefalı seyircilerim. Hangi konuyu ele alırsam ve işlersem, sevgi dolu gözlerle beni seyrediyorlar, gözleriyle alkışlarlardı.

Beni hayranlıkla seyrediyorlar, ne yaparsam, nasıl davranırsam koşulsuz kopyalıyorlardı. Güven, sevgi, mutluluk adına ne kadar güzellikler varsa, gözlerinde görebiliyordum. İzleyicilerimle bir sevgi bağı kuruyordum ki, bir Allah kulunun bu bağı çözmesinin imkanı yoktu. Onların önünde bütün dertlerimi, tasalarımı unutuyor, mutlulukların doruklarına çıkıyordum.

Onların gönlünde bir taht kurabilirseniz; Giydikleriniz en güzel, söyledikleriniz en doğru, yaptıklarınız en mükemmeldi. Bu nedenle omuzlarıma bir sorumluluk yüklenirdi ki, ağırlığını taşıyabilene aşkolsundu.

Rize’nin Tophane Mahallesi‘nde, Tophane Apartmanı’nın üçüncü katının güney yönündeki daireyi kiralamıştık. Meyilli bir mahalle, yollar kazılmış, şehrin su boruları yolun kenarındaki derinliklere yerleştirilecek, yolların hasar bölgeleri de onarılacaktı.

Rize’de yağmur bol, çamur diz boyu. İstiklal İlkokulu‘na gitmek için yarım saatlik yol yüremeliydim. Öğretmenim, çamurlu ayakkabılarla sınıfa girmem, olmazdı. Girersem de temizlik ve düzenden bahsedemezdim. En iyisi, dize kadar su geçirmez lastik çizmelerden almalıydım . Öyle de yaptım. Bir çift lastik çizmeyi satın aldım.

Okulun girişindeki çeşmede, dizlerime kadar gelen kara, parlak, lastik çizmelerimi çıkarıyor, yıkıyor diğerlerini giyiyordum. Rize Devlet Hastanesi Başhekimi, Adnan Şerifoğlu‘nun oğlu Erhan benim sınıfımdaydı. Annesi Yaşar Şerifoğlu‘nun hem kocası çok kazanıyor, hem de babadan kalan zenginliği vardı. Giydiği ayakkabı markalarının adını dahi bilmiyordum.

Oğlu Erhan, annesinin giydiği ayakkabılarını beğenmiyormuş. “Benim öğretmenimin ayakkabılarından al, onlardan al, onlar çok parlak, onlar çok güzel. Ne olur anne onlardan al !” diyormuş.

Erhan o kadar ısrarcı oluyormuş ki, annesi bir gün kolundan tutmuş Rize’deki bütün ayakkabıcı dükkanlarını gezdirmiş. Bir türlü benzerini bulamamışlar. Yok! Yok! Yaşar Şerifoğlu baktı ki, çocuğunun içi rahat edemiyor, her akşam, öğretmeninin ayakkabılarından bahsediliyor. Kendisi de merak etmeye başlamış “Öğretmen, nasıl ayakkabılar giyiyormuş acaba?” diye.

Bir gün okula gelmiş, teneffüs zilini beklemiş, öğretmenler odasında beni beklerken buldum. Durumu anlattı. “Çok merak ettim, ayakkabılarınızı bir görebilir miyim, nereden aldınız?” dedi. Birden buz kesildim. “Benimle alay ediyor” diye düşündüm. Öğrencimin annesiydi, tepki vermemeliydim, sakin olmaya çalıştım. Ayakkabılarıma baktı. “Bunlar değil ama, parlak olacak.” dedi.

Topu topu üç çift ayakkabılarım vardı, gezmeye giderken giydiğim, günlük giydiğim, bir de bayramlarda, törenlerde, çantamla birlikte giymek için aldıklarım, topuklu silettolar. Aslında siletto dediklerini de yeni öğrendim.

Bayramlarda giydiklerim, parlak deri topuklu, herhalde onlar.” dedim.
Hayır, topukları yokmuş, altı düz, hem de dizlere kadar, tarif ettiğine göre çizme olacak.” deyince, anladım ki, lastik çizmelerimden bahsediyor. Gülmeye başladım, durumu anlattım.

İşte, ben bunun için, mesleğimi bu kadar seviyorum. Benim lastik çizmelerim, sizin, marka ayakkabılarınızı ezdi geçti.” dedim, gülüştük.

Omuzlarımdaki sorumluluk yükümün ağırlığına biraz daha kilolar eklenmişti; Çocukların gözündeki “Ben”i düşünerek…

Melahat Erten Tekesin

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

lastik-cizmeler

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

31 Aralık 2019

Yeni yıl nedir? Eski senenin gidişini, yeni bir senenin gelişini kutlamaktır yeni yıl. Ailenizle birlikte ol... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Şubat 2020

Gece boyunca ıslık çalarak tahta panjurlarımı zangırdatarak uykumu bölen rüzgâra inat, sakin bir sabaha uyanmıştım... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

31 Ocak 2020

Algılarla her şeyin normal gibi gösterilmesine öylesine alıştırıldık ki, neyin doğru neyin yalan olduğunu anlayama... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

12 Şubat 2020

Çoğumuzun anılarını biriktirdiği, bir kutu vardır. Eskiden büyüklerimiz sandıklarda saklarmış anılarını. İçlerinde... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

03 Ocak 2020

93 Harbinde Ruslarla mücadele eden Nene Hatun ile başlayan Türk Kadını'nın memleketi düşmanlardan kurtarma azmi Mi... devamı

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

17 Şubat 2020

"Bir varmış bir yokmuş"; Masallar başlarken hep aynı cümle kurulurdu. Neden tüm masallar böyle başlıyor diye düşün... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar