Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Sorumsuzluk, aldı başını gidiyor !
Bu yazı  404 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Canımız yine yandı geçtiğimiz günlerde, yine bu güzel memleketin geleceğinden birkaç çiçek daha koparıldı hunharca. Çok mu alıştık bu talihsiz olaylara? Tecavüzüydü, taciziydi, göçük altında kalmayı, gerekli tedbirler alınmadığı için genç şehitlerimiz derken bir de bu ateş topu yüreğimizi dağladı. Güzel Milletimiz neden sorumsuzluklara neden gebe bırakılıyor?

Devletin bir kurumunda veya özel bir yurtta çocuğa taciz olur kızarız, kükreriz, birkaç gün yas tutarız sonra normal hayatımıza hiç bir şey olmamış gibi devam ederiz. Canlar gider, ocaklar söner, zira sorumluları cezalarını aldı mı? Yüce devletimiz varlığını bu sorumsuzlar karşısında gösterdi mi? Vakitlice sonuna kadar takip etmeyiz, sadece üzülmek ve yas tutmaktır ne yazık ki, tek yaptığımız (Hiç kusura bakılmasın hakikat bu).

Şimdi bana olur mu yahu diye kızanları duyar gibiyim? Mesela, Ensar veya Soma size bir şey hatırlatıyor mu? Sahi sorumluları içerde mi bilen varsa bilgilendirebilir mi bizi? Alışıyor ve alıştırılıyorsun canım ülkemde. Bu bahsettiklerim komşumda değil kendi ülkemde gerçekleşiyor.

Sorular ve hüzünler uzar giderken yarınlarda başımıza gelecek olaylara da gebeyiz bu sebeple dostlar (Önlem alınmadığı takdirde bu böyle uzar gider). Satırlarıma son vermeden önce sorumsuzluğun kurbanı kızlarımıza rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum ve son olarak kıymetli ve gelecek vadeden genç öğretmenimiz İlay Bilgili’nin duygularıyla sizi baş başa bırakıyorum;

Muhtemelen çoğu kişi bilmez. Aladağ’dan serin diye bir tabir vardır bizim oralarda. Serin burada gamsız, vurdumduymaz anlamında. Aladağ Adana’ya bağlı, Toroslar’ın eteğinde bir ilçe. Aladağ zaten Toroslar’ın ucundaki bir dağ, ilçe de adını buradan alıyor. Deyim ile sabit yazları serin, kışları soğuk olur. Soğuk Adana’da pek bilinen bir şey değil malum. Kışın az ayaz oldu mu Toroslar’a kar yağdı deriz. Soğuğun adı var işte, kendisi pek yok. İnsanı da öyledir. Geçen sene 2017’ye girdi Adana hatırlarsanız. Bir hafta önce bomba patladı valilikte. Bu gece Aladağ’da bir sürü kız öğrenci yanarak can verdi.
İnsan düşünüyor elbet. Birçok şeyi…
Diyorsun ki, anaları, babaları ne halde şimdi?
Ya kendileri veda ederlerken hayata anadan, babadan uzak, kime sarıldılar ki?
Belki birbirlerine…
On gün kadar önce göçük olmuştu hatırlarsanız. Pek de konuşulmadı. Kaç işçi gitti pisi pisine…
Bakan “İhmal görmüyorum” dedi.
Bizde zaten öğrenilmiş bir çaresizlik.
Görsen ne olur, görmesen ne olur? Soma’da hepimiz gördük, yaşam odası mı konuldu?
Yok.
O zaman profil karatmaya ne gerek var?
Kime ne diyeceksin?
Öylece geçti, gitti.
Şimdi Aladağ…
İlla ki ihmal vardır.
Mesela taşımalı eğitim?
Mesela neden okullar yok köylerde de koca ilçede sadece bir tane var?
Eğitim de zorunlu.
Ne yapacak vatandaş?
Daha 12-13 yaşındaki sabiler tek başlarına hayata tutunmaya çalışıyorlar.
Kışta, soğukta.
Ben hiç sevmem yatılı okulları.
Ben okumadım ama lisede okulum yatılı okuldu.
Biz her gün eve giderdik. Annemiz mis gibi yemekler yapardı. Atardık kirlileri sepete.
Yatılılar boynu bükük bakardı arkamızdan özellikle cuma akşamları.
İbo okumuş ortaokulu yatılı.
İkinci gün kaçmış, yolu bulamayınca geri dönmüş mecbur.
Yıllar geçmiş hala hızlı yemek yer.
Yatılı okuldan kalma der, içim ezilir benim.
Ne desek boş.
Kimse ses etmesin.
İhmal var.
İlla ki vardır ama işte bizden gayrı herkes Aladağ’dan serin!
Bir de o anaların yürekleri var ya!
Toroslar’ın karlarını eritir ha, Adana’nın kadınını duble yaz sen!
Küçük küçük kuzular…
Hepsi de kız.
İnsan ister ki mesela okul olsun, yakınında olsun; herkesin evladı gibi akşama evladın eve gelsin. Bir sıcak tarhana içsin.
Koğuştan bozma odalarda tekmille ışıkları söndürmesin işte ne bileyim!
Anası öpsün alnından, sabah saçlarını örsün. Bir yumurta haşlasın iyi kötü. Karnı tok diye bellesin ana olarak, aklı kalmasın.
Yaşarken uzak, okurken uzak.
Ulan ölürken bile anadan, babadan uzak!
Hep fakire, hep fukaraya!
İnsan şu yorganın altında yatan bebesinden utanıyor!
Soğuğu biz Toroslar’dan, Aladağ’dan biliriz ama bu kez yaktı geçti.
Çocuklar yanar mı ulan?
Okul uzak olur mu?

Sorumsuz sorumlular kim?” Hüseyin Bora Çelik, Tarih Öğretmeni.

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

adana-yurt-yangin

yurt-yangin

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri