Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Kadınlarımıza, geç de olsa borcumuzu ödüyoruz
Bu yazı  195 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Geçtiğimiz günlerde kadınlarımızın geç de olsa iadei itibarları olan seçme ve seçilme haklarını hatırladık ve gerek annelerimizin gerekse eş ve dostlarımızın bu aziz ve özel gününü andık. Peki bu özel günün tarihsel sürecini hiç merak ettik mi?

19. yüzyılın sonlarında kadınların oy verme hakkına kavuşabilmesi konusu kadın hakları hareketi için önemli bir aşama temsil etmiştir. Yeni Zellanda’da kadınlara seçme hakkı 1893 yılında, seçilme hakkı 1918’de verilmiştir. Bu yasa tüm ırktan kadınları kapsar. 1902’de Avusturalya’da kadınlar seçme hakkı kazanmıştır.

1906 yılında Finlandiya kadın vatandaşlarına seçme ve seçilme hakkı tanıyan ilk Avrupa ülkesi olmuştur. O yıllarda Rusya büyük çarlığına bağlı bir düklük olan Finlandiya, dünyada ilk kadın milletvekillerinin meclise girdiği ülke ünvanını da taşır. 1907 yılında 19 kadın milletvekili meclise girmeyi başarmıştır.

Norveç 1913’te, Danimarka ve o zaman Danimarka’ya bağlı olan İzlanda da 1915’de kadınlara oy hakkı vermiştir.

Kanada’da Quebec bölgesi hariç, kadınlar 1917’de seçme ve 1920’de seçilme hakkı elde ederken, Quebec’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1940 yılında verilmiştir.

1917’de Rusya ve eski Sovyet Cumhuriyetlerinden bir kısmında da kadınlar seçme ve seçilme hakkı elde etmişlerdir. Bu hak 1918 yılı genel seçimlerinde ilk defa kullanılmıştır.

12 Kasım 1918’de Avusturya kadınlarına oy hakkı vermiş, onu takip eden günlerde 30 Kasım 1918’de Almanya’da kadınların seçme ve seçilme hakkı yasayla garantilenmiş ve 19 Ocak 1919 seçimlerinde kadınlar ilk defa oy kullanmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1920 yılında yürürlüğe giren anayasa değişikliği ile ülke genelinde kadınlara oy verme hakkı tanınmış, Kasım 1920’de kadınlar ilk parlamento seçimlerine katılmışlardır.

1918 yılında 30 yaşının üstünde olup, bazı özel durumlarda oy kullanabilme hakkını elde etmiş olan, Birleşik Krallık kadınları için tam oy hakkı 1928 yılında sağlanmıştır.

Güney Afrika Cumhuriyeti ırklarına göre kadınlara 1930’da beyaz ırka, 1984’de Hint ırkına, 1994’de de siyah ırka, oy hakkı tanımıştır.

Türkiye’de ise kadınlar 20 Mart 1930’da belediye seçimlerinde seçme hakkı kazandılar. 1933’te Köy Kanunu’nda muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı düzenlendi. Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına ise 5 Aralık1934’te yapılan anayasa değişikliğiyle kavuştular. 8 Şubat 1935’de ilk defa meclis seçimlerine katılan Türk kadınları mecliste 18 sandalye elde ettiler.

Fransa’da 4 Ekim 1944’de yapılan yasa değişikliğiyle kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. 29 Nisan 1945’te ilk defa belediye seçimlerine katılan kadınlar 21 Ekim 1945’te de ilk defa parlamento seçimlerinde oy kullandılar.

1925’de belediye seçimlerinde oy kullanmaya başlayan İtalyan kadınları 1946’da ilk genel seçimlere katıldılar.

Brezilya’da 1934’de, Filipinler’de 1937’de, Arjantin ve Meksika’da 1946’da, Japonya’da 1945’te, Çin’de 1947’de, Liberya’da 1947’de, Uganda’da 1958’de ve Nijerya’da 1960’da kadınlar oy verme hakkına sahip oldular.

İsviçre’de kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmesi 7 Şubat 1971’de gerçekleşirken İsviçre’ye bağlı Appenzell kantonunda ise 1990’ı bulmuştur.

Türkiye’de ise Kadınlar, Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli unsurlarından biriydi ve Mustafa Kemal, Cumhuriyet’in ilanından sonra kadın hareketine büyük önem verdi. Osmanlı İmparatorluğu döneminde İkinci Meşrutiyet sırasında başlayan kadın uyanışı, cumhuriyetle birlikte büyük bir ivme kazandı. Kadın hareketinin ve haklarının en büyük savunucusu ise, her öncü eylemde olduğu gibi, Mustafa Kemal’di.

Atatürk, kadınların siyasal örgütlenişini Kurtuluş Savaşı yıllarında destekliyordu. 1923 yılının yaz aylarında, daha Halk Fırkası ve Cumhuriyet kurulmadan Kadınlar Halk Fırkası kurulmuştu. Bu siyasi örgüt, her açıdan Cumhuriyet hükümetlerine baskı yaparak kadın haklarının savunucusu oldu. Şubat 1924’te Türk Kadın Birliği kuruldu, ama Türk kadınının çağdaş yasal haklara kavuşmaları, biraz zaman aldı.

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin her toplumsal kademesinde öncülük eden kadınlara ilk siyasal hakları, 1930 yılında çıkarılan Belediyeler Kanunu ile verildi. Ardından 1934 yılında Malatya Milletvekili İsmet İnönü ve 191 arkadaşının verdikleri bir yasa değişikliği teklifiyle Türk kadını milletvekili seçilme hakkını kazandı. O tarihlerde Avrupa ve Amerika’da kadınların böylesine çağdaş hakları henüz yoktu. 1 Mart 1935 yılında toplanan TBMM’de tam 18 kadın milletvekili yer aldı.

Türk kadını seçme ve seçilme hakkına birçok Batı ülkesinden daha önce sahip oldu. Atatürk, kadının seçme ve seçilme hakkına kavuşmasıyla ilgili olarak, “Medeni memleketlerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatle kullanacaktır.” diyerek kararlılığını belirtmiştir.

Milletvekili seçimlerinde, Türk kadını ilk kez seçme seçilme hakkını kullandı. 8 Şubat 1935 te Meclise 18 kadın milletvekili girdi.

İtalya’da kadınlar 1948’de, Japonya’da ise ancak 1950’de seçme hakkını kazandı. Türkiye’nin Medeni Kanun’u aldığı İsviçre’de ise kadınlar seçme ve seçilme hakkını 1971’e kadar alamadı. İsveç ve Danimarka örneklerinde de durum farklı değildi.

Türk kadını, Atatürk hayattayken yapılan son seçimde (1935) ilk kez seçilme hakkını kullandı ve TBMM’ye 18 milletvekiliyle girdi.

Kadına milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesinden önce de 1926’da Büyük Millet Meclisi onayıyla Medeni Kanun yürürlüğe girdi ve kadını Şeriattan kurtararak, haklarını iade etti.

TBMM tarafından 3 Nisan 1930’da kabul edilen bir başka yasa ile kadına belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı. 26 Ekim 1932’de ise kadına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı getirildi.

8 Ekim 1934’de kabul edilen ve 5 Aralık 1934’de yürürlüğe giren son yasayla da kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı. Ancak 2000’li yıllarda nüfusun yarısını oluşturan kadınların Meclis’teki temsil oranı yok denecek kadar az. Kadın milletvekili sayısı, erkek milletvekillerinin sadece yüzde 4.2’si oranında.

İstatistiklere ve tarihsel sürece baktığımızda çağdaşlığa ne kadar büyük adımlarla başladığımız aşikar ve bunun korunması ve ilerletilmesi içinde var gücümüzle çalışmamız lazım. Kadınlarımız bizimle eşit şartlarda saf tuttuğu sürece milletimizin aşamayacağı hiçbir engel yoktur. Söylediklerimizin kulağımıza küpe olması dileğiyle herkese huzurlu ve sağlıklı bir hafta dilerim.

İktidar, kadının yönlendirdiği erkeklerin elindeki bir süreçtir.” (Anonim)

Hüseyin Bora Çelik, Tarih Öğretmeni.

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri