Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Egemenliğe kurulan düzenek
Bu yazı  117 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Boyunduruk altında yaşamayan, özgürlüğün tadını almış bireyler ya da toplumlar Egemenliğin tadını çok iyi bilirler, ve kimseye de bırakmazlar. Körü körüne biat etmezler. Egemenliği korumak için kendilerini bilgi, ilim, fen ile beslerler. En kötü egemenlik bile boyunduruk altında yaşamaktan iyidir. Günümüzde olduğu gibi.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü dünyada kıymet yetmeyecek sözlerden en büyüğüdür. Onun için TBMM‘nin en büyük yerinde yazar. Tabiki, anlayana. Bireyin, milletin egemenliği devletin egemenliğidir.

Din ve devlet düşmanı cemaatlerden, toprak ağaları gibi feodal yapı içinde olmazlar. Egemen olan her birey özgürlüğün verdiği keyfi hiç bir servete değişmez. Yalnız şunu unutmayalım; Kendi ve milletin egemenliğini bireysel için satanlar varsa, sattığı egemenlikten aldığı nemayla insanlar üzerinde egemenlik kurmaya çalışanlar varsa, toplum da bunu kabul etmiş ise sıkıntı var demektir. Hem de çok büyük sıkıntı olur. Bu sıkıntı egemenliğini doya doya yaşayan diğer toplulukları da tehlikeye atar, aman dikkat! İçinde yaşadığımız Ülkemiz gibi.

Boyunduruk altında kalmamak için iki unsura dikkat edin. Birincisi ferdi özgürlük, ikincisi ulusal özgürlük. Ferdi özgürlüğü kaybettiğin an ulusal özgürlüğü de kaybetmişsin demektir. Boyunduruğu yavaş yavaş, milim milim, hissettirmeden takarlar. Eğer birey ve toplum bilgi ile donatılmadı ise küresel tefecilerin, küresel şirketlerin boyunduruğu altına girmişsindir haberin yoktur, aman dikkat! Günümüz Türkiye’si gibi.

Egemenliğini kaybedecek toplumlarda görünen hastalıklar:

Küresel çeteler, geçmişte kuyruk acısı olan biri ya da birlerini bulurlar. Bunları satın alıp paraya boğarlar. Paraya boğulan satılmışlar, kendi hainlikler sonucu geçmişte kaybettikleri hain atalarının intikamını almak için yalan hikâyeler üretmeye başlarlar. Geçmişteki hainlik kuyruk acılarını toplumun acıları gibi göstermeye çalışırlar. Ülkemizde olduğu dibi.

Satılmış küresel çete üyeleri şebekeleşmeye, mafyalaşmaya başlar. Kendilerini sattıkları para ile yandaş toplayarak mafyavari yapılanma oluşur. Mafyanın menfaatleri toplumun menfaatlerinin üstünde olur. Cahil kalmış bilgi ile donatılmamış bireyler mafya ile bağlantı kurarak şebeke haline gelir, çoğalır sonra da cemaatleşir. Bu şebekenin başına şıh, şeyh, patron, kaptan, çelebi, bektaşi, mevlevi gibi isimler verilir. Bunların şebeke üyelerine de mürit denir. Şebeke başları ballı kaymağın içinde yaşar, müritler karın tokluğuna hizmet eder. Alışkanlık yapar, çünkü egemenliğini yavaş yavaş teslim etmiş, fiziksel ve kimyasal olarak biat kültürüne dönüşmüştür.

Her gün yanında gördüğün ülkemizdeki gibi şıh, şeyh, kaptan, çelebi, bektaşi, mevlevi gibi isimler zamanla şef, müdür, yönetici, müsteşar, bürokrat, başkan gibi isimlere döner. Kendilerine bağlı bulunan kişilere de sendikaysan üye ismi verilir. Ama düzenek aynıdır. Şef, müdür, yönetici, müsteşar, bürokrat, başkan gibi isimler ballı, yağlı saltanatlık sürerler, üyeler boğaz tokluğuna hizmet etmeye devam ederler. Ben de sanki ülkemizin durumunu yazıyorum sanacaksınız. Tövbe Yarabbi.

Küresel şirketler ve küresel çetelerle iş birliği yapan iç hizmet şebekeleri, üyelerin isyan etmemesi, kurulan düzeneği fark etmemesi için işin içine Tanrı’yı da sokmayı ihmal etmezler. Önce papazlar, imamlar, localar, müftüler hazırlanır düzeneğe. Düzenek dağılmasın diye kutsal kitaplar kullanılır, karın tokluğuna çalışsınlar da dümeni fark etmesinler diye. Dünya düzeneğinde olduğu gibi.

Üç beş tane çakalın kurduğu düzeneği bozacak azınlık olsa da, güçleri yetmeyince çakalların düzeneğini yıkacağı yere teslim oluyorlar. Çakalların kurduğu düzeneğe aslanlar bile düşüyor. Tabi düşer, kanla beslenen, içtiği kanı mutlaka verecektir. Çakal düzeneği budur. Askerlikte bir deyim vardır; “Aslanı kediye boğdururlar” derler. Çok doğru. 45 yaşına gelmiş uzman çavuş, 18 yaşındaki Astsubay çavuşun karşısında esas duruşa geçmiyor mu? Geçiyor. İşte çakalların kurduğu düzenek böyledir. Aslan olsan ne fayda, kaplan olsan ne fayda.

Aslında küresel çeteler dediğimiz çakallar, kurdukları düzenekle yer yüzündeki bütün herkesi hizaya getirip, istediği kanı içebilir. Küresel çakallar, kan içmek için içimizdeki hainleri satın alabilirler. Günümüzde olduğu gibi.

Sevgili okurlar, Milli Egemenliğimizi kaybetmemek, bireysel özgürlüklerimizi başkalarının boyunduruğu altına vermemek için, toplumsal egemenliğimizde kimseye vermemeliyiz. Bir taraftan Küresel emperyalizm, siyonizm ve küresel güçlerle savaşırken, bir taraftan da onların kurduğu düzeneklerle yaşamayı kabul ediyorsak, boyunduruğu kabul etmişiz de haberimiz yokmuş. Küresel çakalların kurdukları tezgâhın içindeyiz habriniz olsun. Kanlarımızı emmeye başladılar. Bu gün az az, yarın top yekûn içecekler. Çakallar bu düzeneği, içimizde satılmış hainlerle beraber kurdular. Artık sigara dahi üretemiyoruz. Egemenlik tehlikede. An itibarı ile yaşadığımız gün gibi.

Küçükten başlarlar büyür giderler. Şebeke haline gelirler. Önce ülkemizi soyup soğana ceviriler, sonrada kan gölüne dönüştürler. Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar”. Bu sözü Türk milletinin bütün fertlerine tek tek öğretmeliyiz.

Bunun yanında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini aklı ermeye başlayan her Türk evladına ezberletip, beynine kazıyarak yapıştırmalıyız. Gençliğe hitabeyi her Türk evladının beynine yapıştır, diğer dersleri nasıl olsa öğrenir. Türk milletinin zekiliğini o zaman göreceksiniz. Bakın bakalım egemenliğini, bağımsızlığını küresel çeteler ele geçirebiliyor mu?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne; “Bağımsızlık kayıtsız şartsız Milletindir” sözünü içi boşaltılsın diye yazmadı ey! Türk Milleti!

Uyan kendine gel. Laik bağımsız, hukukun üstün olduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak, cebir ve hile ile Türk milletinin bağımsızlığını elimizden almak isteyenler kapımızın önünde. Bizim gidecek başka dünyamız ve toprağımız yoktur. Türk milleti böyle bile…

Süleyman Türkoğlu

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri