Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Saat kaç?
Bu yazı  102 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Cumhuriyetin 15. yılı kutlamaları yapılacaktı 29 Ekim 1938’de. 15. yıl Cumhuriyet kutlamalarında Türk milletine anlatacaklarını sevinçle hazırlamıştı, sağlık sorunu nedeniyle katılamadı, Cumhuriyetin 15. yıl kutlamalarını Celal Bayar okudu Gazi’nin yerine. Türk milletinin önüne çıkamadığı için içi buruktu Gazi Paşanın. Sanki geleceği biliyor gibi, “Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz” sözleri tarih önünde yerini alıyordu.

Çok zaman geçmedi. Sekiz kasım günü Dolmabahçe’de panik ve korku havası esmeye başladı. Gazi komaya girmişti. Sarayın doktorları Gazinin başında toplanmışlar çareler arıyorlardı. Reisi Cumhur sekreteri Hasan Rıza Soyak ve Yaver Salih Bozok da endişeliydi. Çocukluğundan beri yanından ayrılmayan çocukluk, ilkokul, askeri okul ve silah arkadaşı Salih Bozok durumun ciddiyetini anlar gibiydi. Ama içinde bir ümit vardı. Sekiz kasım akşamı derin uykudaki Ata’nın yanına geldi. “Sen yedi düveli yenmişsin, bunu da yeneceksin, hadi kalk yine sessizce çıkıp yine gezmelere gidelim, daha önce yaptığın gibi” diye seslendi başucunda.

9 Kasımda da durum aynıydı. Doktorlar Akil Muhtar, Neşet Ömer İrdalp, Reşet Belger, H. Diker, Abrevaya, Mim Kemal Öke Gazi paşa için seferber olmuşlardı. Doktorlar ümitlerini kaybediyorlardı. Salih Bozok durumu yakından takip ediyor endişesi gittikçe artıyordu. Salih, kendi kendine huzursuzlaşmaya başlamıştı. Kocaman bir devlet adamı gözleri önünde eriyordu. Yedi düveli hizaya getirmiş biri nasıl olur da çaresiz kalabilirdi?

9 Kasımı 10 Kasıma bağlayan gece sabaha kadar Atatürk’ün başında bekledi Salih. Geçmişte yaşadıkları anılarını anlattı. İçinde bir his Atatürk’ün tekrar ayağa kalkacağını söylüyor, bu zorluğu da aşacağına inanıyordu.

On kasım sabahı doktorlar Atatürk’ün yine başına toplandılar. Oda da Reisi Cumhur sekreteri Hasan Rıza Soyak ve Yaver Salih Bozok da endişeyle Atatürk’e bakıyorlardı. Bir an Atatürk gözlerini açtı. Odada bulanan herkes heyecanlandı. Kısa bir süre sonra Atatürk “SAAT KAÇ?” diye seslendi. Reisi Cumhur sekreteri Hasan Rıza Soyak saate baktı, “9’u beş geçiyor paşam” dedi. Bu sözün üzerine Atatürk’ün başı sağ yanına yıkılıvermişti. Bütün dünyayı dize getiren, arkasında çağdaş, modern, özgülük ve eşitliğin esasa dayandığı, insanlık çağı için yeni bir çığır açmış, yeni bir devlet kurmuş, binlerce kitap okuyarak dehasa bir beyine sahip olmuş, dünyanın büyük devlet adamı, öğretmeni, askeri yaşama gözlerini kapamıştı.

Bu duruma şahit olan Salih Bozok odadan ayrıldı. Aşağı kata kendi odasına indi. Beylik silahını çıkardı, tam kalbinin üzerine beylik silahını dayadı ve bastı tetiğe, saat 9;25’di. Silah seslerini duyan sarayda bulunanlar hemen koştular Salih’in odasına, henüz ölmemişti. Mermi kalbini sıyırıp geçmişti. Hemen hastaneye kaldırdılar. Salih Bozok 1941 yılına kadar yaşadı.

Gazap içinde üç yıl daha yaşayan Salih Bozok; “Koca bir kırk yılı birlikte geçirmiştik Mustafa Kemal Paşa ile. Arada azarladığı da oldu, koltukladığı da. Ama Allah şahidim hiçbir gün kalbimi kırmadı. Gizlisi saklısı bendedir, bütün sırları, mektupları, gizlenmiş öfkeleri yaşanmış sevinçleri bendedir. O da bana inanıyordu. Al Salih, bunu da koy bir kenara. Gün gelir lazım olur diye verirdi bu mektupları bana. Ben de onları tee Selanik günlerinden bu güne kadar üzerlerine titreyerek sakladım. O buyurdu ben yaptım. Gölgesi gibi yanı başındaydım hep, kırk yıl bu dile kolay” diye yazacaktı anılarında.

Salih Bozok Mustafa Kemal Paşa’nın yanına giderken, “Mustafa Kemal’in olmadığı bir dünyada yaşamaktan hiç mi hiç zevk almıyorum. Bana, ölenle ölünmez diyorlar, ben ölenle ölmüyorum ki, yaşamadığım için söylüyorum. Siz oksijensiz bir dünyada yaşayabilir misiniz? İşte Mustafa Kemal Paşa benim hayatım için bir oksijendi. Bu güne kadar geçen hayatımı nasıl Mustafa Kemal Paşa’ya adamışsam, bundan böyle geçecek hayatımı da Mustafa Kemal Paşanın buyruğunda geçirmeliyim. Biliyorum, o öldü, artık buyruk veremez. Ama bana eliyle verdiği mektupları, sımsıcak anıları var. Yalnız benim bildiğim tutumları davranışları var” sözlerini söyleyecekti.

Değerli Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında olan yaverinin son gününden bir bölümünü aktardık. Atatürk’ün 57 yıllık ömrünü Salih Bozok’dan başka kimse iyi bilemezdi. Osmanlıda başlayan savaş hayatları, kurtuluş savaşlarıyla devam etti. Türk milletine yapılan ihanetleri, dökülen gözyaşları ve kanlarını beraber gördüler. İstiklal harbinden beraber çıktılar. Özgür ve eşit yaşanılacak bir Cumhuriyeti beraber kurdular. Cumhuriyete ve Türk milletine yakışan devrimleri diğer silah arkadaşlarıyla beraber yaptılar. İçinde yaşadığımız Cumhuriyeti biz Türk milletine emanet edip giderlerken de beraber gittiler. Hepsi ışıklar içinde uyusunlar.

Beni övmeyi bırakınız, millet ve gelecek için ne yapacaksınız onu söyleyin” diyecek kadar alçak gönüllü bir dünya liderini kaybetmenin 79 yıldır üzüntüsü içindeyiz. Açtığın yolda, gösterdiğin hedeften sapmadan devam eden bir millet yaratmak için Türk milleti adına çalışmalarımıza devam ediyoruz, Atam, sen ışıklar içinde uyu.

Süleyman Türkoğlu, Araştırmacı Yazar

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri