Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Yarınlar için Cumhuriyet ve Demokrasi
Bu yazı  176 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Dejavulardan kurtulan güzel yarınlar yaşayan bir Cumhuriyet ve Demokrasi hayaliyle…

Cumhuriyet Bayramımızın 94. yılını geride bıraktığımız haftalarda herkesi saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyorum. 2017’nin son aylarına yaklaşıp güzel başarılara da imza atma şansı yakalarken (Ampute Futbol Milli Takımımız ve tanıma şansı yakaladığım FLL ve FRC Yarışmalarında başarı kaydeden lise öğrencisi gençlerimizin yanında robot ve yazılımda uzman liseli gençlerimizin başarıları) maalesef bir o kadar da problemli bir sürecin, kaosun içinden bir türlü çıkamıyoruz, (Dünya’nın en stratejik topraklarında yaşamamız hasebiyle)

Başta Aziz Türk Ordusu’nun Ortadoğu da uzun süredir verdiği büyük sınav olmak üzere günbegün gelen şehit haberleriyle de üzüntümüz artıyor. Bir de bunun üstüne Barzani denen Ortadoğu’nun konsomatrisi haline gelmiş ve çıkarları uğruna kucak dansından geri kalmayan (hangi devletle nasıl bir ilişkisi var anlayabilen yok henüz) bir insan müsveddesiyle mücadele ekleniyor. Ülkemizi ve milletimizi oyalama adına yapılan bir eylem daha, zira Aziz Türk Ordumuz gerektiği cevabı elbet verecektir buna hiçbir şüphemiz yok.

Değerli dostlarıma bu yıl da eğitimde, ekonomide, kültürde bilimde ve beka problemimizin çözümünde ne yazık ki, “şu kadar ilerleme kaydedebildik” diyemiyorum. Herkesin koltuk sevdasına düştüğü ve kasasını doldurmaktan geri kalmadığı şu elim günlerde yapboz tahtamız ne yazık ki, kendini yenilemekten geri kalmıyor. Ama biz her zamanki gibi gardımızı düşürmüyor ve şimdilik ütopyalığını koruyan ülkemizin güzel yarınlara gideceğiz rüyasını ve emelini her daim taze tutuyoruz.

Bir eğitimci bakış açısı ve gerçeğiyle yukarıda işaret ettiğim problemlerimizin ideolojiler ve saplantılar cehenneminden dolayı ilerleyemediğimizi bir kez daha söylemekte yarar olduğunu düşünüyorum. Daha sınavlarımızın bile şeklini belirleyemezken yarış atı psikolojisinden çıkamayan gençlerimizin hangi hipodrumda nasıl koşacağına karar veremiyoruz. Çim mi olsun, kum mu? Sınavın içeriği şöyle mi olsun böyle mi? Adı şu mu olsun bu mu? peki bu nesil bu ambale içinde bilimi, kültürü, istiklalini ve egemenliğini nasıl muhafaza edecek? Nasıl yarınlara umutla uyanıp bir şeyler yapacak?

Bu konuda uzmanların gerçekten elini değil icabında bütün beden ve ruhuyla taşın altına (aslında kayanın bu saatten sonra) girmesi zaruri.

Ailelerin ve eğitimcilerin pedagojilerini tazeleyerek yarınları doğru bir şekilde düşünüp “bana ne, ben mi kurtaracağım bu ülkeyi” gibi mesnetsiz tavırlardan çıkması zaruri.

Ülkesine, bayrağına, milletine ve devletine aşkla sarılması zaruri (samimi bir şekilde).

Milletinin kurtuluşunda ve devletinin inşasında ve 94. yılını kutladığımız hakkımıza sahip çıkan Atasına ve silah arkadaşlarına ve aziz şehitlerimize sahip çıkması zaruri.

İşine gelmiyorsa vatan haini ilan etmekten sıyrılmayı ve karşı fikre de saygı duymayı bilmesi zaruri. Hukukun üstünlüğü ilkesini hatırlayarak ve hatırlatarak hareket etmesi zaruri.

Demokrasinin ve Cumhuriyetin nimetlerinden faydalanırken (onu yererken bile sana verdiği hakkı kullanıyorsun aslında) üzerine doğru bir şekilde bir şeyler koymak zaruri.

Haydi milletçe 2017’nin bu son aylarında şu saçma sapan bizi bitiren dejavulardan kurtulalım ve haklarımıza sahip çıkalım. Sizlerin artık en doğru kararı vereceğinizi ümit ederek Saygı, sevgi, hürmetle selamlıyor ve yazıma Gençliğe Hitabemiz ve Gençliğimizin Atamıza Cevabıyla son veriyorum.

Hüseyin Bora Çelik, Tarih Öğretmeni.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi
Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk, 20 Ekim 1927

Gençliğin Atatürk’e cevabı
Ey büyük Ata! Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istiklalinin ve Türk Cumhuriyetinin ebedi bekçileriyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir. İstikbalde, hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecektir. Bizler, bütün hızımızı senden, milli tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez insan ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur. En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve Cumhuriyeti, mevcudiyetimizin esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesilden nesile devredilecek. Bu mukaddes emanete yönelen dâhili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarparak parçalanacaktır. İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzu ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır. Çünkü İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedenler, karşılarında beş bin yıllık şerefli Türk tarihinin yılmaz evlatlarını, cumhuriyeti ve inkılâplarının feyizli ve imanlı gençlerini bulacaklardır. Ey Türk’ün Büyük Atası! İstikbal ve Cumhuriyeti korumak mecburiyeti hâsıl olursa içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz.

Türk Gençliğinin Andı
Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, Cumhuriyetin ve devrimlerinin (inkılâplarının) yılmaz bekçileriyiz. Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verip, kendimizi büyük Türk Milletine adarız.

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Aralık 2018

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin etek... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri