Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Küresel Müşteri
Bu yazı  99 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Devlet Hastaneleri‘nin vatandaşların elinden alınıp kapatılarak yurttaşlıktan çıkarılıp, yerine Şehir Hastaneleri yaparak küresel müşteri haline getirildiğini belgeleriyle anlattığım bir kitap yazdım. Kitabın ismi düzenek serisinin ikincisi olup Küresel Müşteri koydum.

Küresel Müşteri isimli kitabımda, devlet hastanelerini kapatıp yerine şehir hastaneleri adı altında 2002 yılından sonra ülkemizde kurulan şirketler ve yabancı masonik küresel çetelerin şirketlerinin konsorsiyumlarına devredilmesini takip ettim. 2007 yılından beri takibe aldığım PPP modeli sağlık sisteminde dönüşüm adı altında şehir hastanelerinin küresel şirketlere nasıl devredildiğini belgeleriyle siz okuyucularıma yazdım.

Kitabı Mayıs 2016 yılının ilk haftası bitirdim, editöre gönderdim. Bir hafta sonra 14 Mayıs akşamı ilçem Gülnar’da kalp krizi geçirdim, ambulansla yeni açılan Mersin Şehir Hastanesi‘ne kaldırıldım iyi mi? Gece şehir hastanesinden ayrılıp özel bir hastaneye gittim, yoğun bakıma yattım. Sabah anjiyo oldum, tak bir damarda %40 kapalı diğer ana 3 damarda tam açık olduğunu söylediler. Yani sigara içen her 40 yaşını aşmış kişilerde olabilen kalp rahatsızlığıymış!

Neyse, “sende bir şey yok” dediler bir gün sonra hastaneden çıktık. Bir ay boyunca her gün kalp krizi geçirmenin belirtileriyle her gün hastaneye gittim. Uzman bir doktor safra kesemde çamur olduğunu, acilen alınması gerektiği söyledi. Mersin Toros Devlet Hastanesi’nde bir uzman doktor bulduk, hastaneye yattık. Üç gün boyunca damardan serum ve antibiyotik yüklediler.

Üçüncü günü şişme çizgi film adamları gibi oldum. O halde beni ameliyata alacaklar. Son bir kez anestezi doktoruna götürdüler. Anestezi doktoru bana bakınca “siz normal bir hasta değilsiniz” diyerek beni önce iç hastalıkları uzmanına sonra da göğüs hastalıkları uzmanına yönlendirdi. Emin olamadı bir de kardiyoloji uzmanına gönderdi. Kardiyoloji uzmanı doktor makine ile kalbime baktı, hasta bakıcıya “bu hastanın kalbinde su var, ameliyatı durdurun, servis değiştirin banim servise getirin” dediğinde neye uğradığımı şaşırdım. Kardiyoloji uzmanı beni göğüs hastalıkları uzmanına tekrar gönderdi.

Göğüs hastalıkları uzmanı “kalbindeki suyu almasınlar ölürsün” dedi geri gönderdi. Kardiyolog doktor kalpteki suyu almazsak hasta ölür dediler. Kafam karıştı iyi mi? Ben de “bana müdahaleyi durdurun, bana hastanede ne yaptıysanız hepsinin evrakları verin” dedim, dosyayı aldım, “kendi isteğimle hastaneden ayrılıyorum” yazısını imzalayıp çıktım.

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tanıdığım kardiyolog hocamı aradım durumu anlattım. Hemen gelmemi söyledi. Hemen gittim. Muayene ettikten sonra beni yoğun bakıma aldılar. Beş gün kaldım. Altıncı gün operasyona aldılar. Göğsümü deldiler yarım litre su çıkardılar. Su alındıktan sonra dünyaya yeniden gelmiş gibi oldum. Değerli üniversite hocam “şimdi bu suyun nerden geldiğini bulmalıyız, araştırmalıyız” diyerek patoloji ve diğer teknik laboratuarlara gönderdi ve taburcu oldum.

On gün sonra hocam aradı. “Sende kalple ilgili bir sıkıntı yok, patoloji sonuçlarına göre sende kanser var acilen onkoloji uzmanına görünmen gerekir” dedi. Nerden nereye hep yanlış teşhislerle geldiğim sonuca bak! Kanser hastasıyım.

Değerli Türk Milleti, ülkemizde sağlık sisteminin küresel siyon çetelerin eline nasıl geçtiğini anlattığım Küresel Müşteri kitabını bitirdiğim günden beri hastanelerdeyim ve şimdi kanser tedavisi görüyorum.

İbretle okuyacağınız bu kitapda; Hâkiminden savcısına, köylüsünden şehirlisine, gencinden yaşlısına askerinden polisine, kısaca toplumda her vatandaşımıza gerekli olan Milli Sağlık Sistemini, PPP modeli adı altında küresel şirketlere nasıl teslim edilip, yurttaşlık haklarımız alınıp, küresel müşteri olduğumuzu ibretle, belgeleriyle, araştırmacı yazar Ergün Poyraz önsözüyle okuyacaksınız.

Araştırmacı Yazar, Süleyman Türkoğlu

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Aralık 2018

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin etek... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri