Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Çorlulu Ali Paşa Medresesi ve Camii
Bu yazı  299 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Merhaba sevgili dostlarım, öncelikle mutlu ve huzurlu bir hafta diliyorum. Bu hafta değerli sanatçı dostum ve akademik hayatına üniversitede devam eden Burcu Öcalan’la (tiyatro oyuncusu, aktris) uzun zamandır söz verdiğim zira yerine getiremediğim geçmişe yolculuğun ilk adımını Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde attık.

Gerek atmosferiyle gerekse ne zaman ziyaret etsem yabancı turist ve yerli turistin akın ettiği, İstanbul halkının müdavimi olduğu mekan, tarihsel dokusu ve havasıyla bir zaman makinesi edasıyla geçmişe sürüklüyor. Sultanahmet yolu üzerinde bulunan ve farklı tarihi mekanların, hazirelerinde olduğu mekanda geleneksel nargile keyfini tadarken ayrıca birbirinden lezzetli çay ve Türk kahvesi keyfiyle anınızı taçlandırabiliyorsunuz.

Arzu ederseniz bu tarihi mekanın geçmişten günümüze yapısını beraber inceleyelim. Çorlulu Ali Paşa, namı yürüsün diye bir küllliye yaptırır Beyazıt’a. Külliyede tıpkı Çorlulu Ali Paşa gibi, en gözde zamanını yaşar Osmanlı Dönemi‘nde ve sonra sürgün edilir kendi içine. O da Beyazıd‘ın kalabalığından gürültüsünden uzak, kendine has, nargile kokan, kahve tadan, renkli bir kalabalık yaratır kendince…

Sürgünlüğünden mi, Çorlulu Ali Paşa’nın idam edilmesinden mi, yoksa duvarlarına çakılan old carpets yazılı kırmızı teneke parçalarını içine sindirememesinden mi bilinmez, hüzün kokar biraz medrese. Bu kokuya bir de nargilenin dumanı karışınca, döneminin önemli bilim merkezi mistik bir hal alır. Bu ruhani havayı, ahir zamanlarda müritlerin güzel sesleriyle çınlayan duvarlara, şimdilerde turistlere satılmak için asılan renkli cam objeler, kilimler halılar bozar mı yoksa havayı daha çok pekiştirir mi bilinmez ama, medrese geçmişini özler durur sessizce.

Şimdiki halinden de pek bir şikayeti yok gibidir hani. Pek çok ziyaretçisi vardır ne de olsa; geçmişin şaşalı günlerini nargile dumanıyla birlikte solumak, bir acı kahve tatmak isteyen pek çok insan, üniversite öğrencileri, emekliler, Beyazıd esnafı ve turistler.

Artık Çorlulu Ali Paşa Medresesi değildir, Erenler Nargile ve Çay Bahçesi‘dir adı. Mimârisinde ve kalem işlerinde Barok üslûbunun etkisi görülen külliyeyi zaman, bir bilim merkezinden nargile merkezine dönüştürüverir. Erenler Nargile ve Çay Bahçesi’nde saatlerce nargile içilir. Elma çayı burada çok revaçta, ama kahvenin yeri bir başka. Közde pişmiş, bol köpüklü kahveden bir türlü vazgeçemeyenler ise nargile tiryakileri.

Bu arada bu kıymetli bilgileri verirken gelin son olarak Çorlulu Ali Paşa’nın Biyografisine de göz atalım:

Çorlulu Ali Paşa 1670 yılında, Çorlu’da doğar. Bir çiftçi ailesinin oğludur. Ailesi, O’nu Kapıcıbaşı Türkmen Kara Bayram Ağa‘ya duydukları sevgiden mi, minnetten mi yoksa korkudan mı bilinmez evlatlık olarak verir. Kapıcıbaşı evlatlığı olarak önce Galata Sarayı’na, daha sonra Enderun-ı Hümayun’daki Seferli Koğuşu’na, buradan da Hane-i Hassa‘ya yerleştirilir. Sonra memuriyete tayin edilir. Çorlulu Ali Paşa’nın başarıları çok geçmeden dikkat çekmeye başlar.

II. Mustafa’nın kızıyla evlenerek saraya damat olur. Çeşitli yerlerde vezirlik ve kaymakamlık görevleri yaptıktan sonra III. Ahmet‘in sadrazamı olur. Devletin mali işleriyle ilgilenen, toplar döktürüp, askeri ocaklarda düzenlemelerde bulunan ve saray masraflarını kontrol altına almak isteyen Çorlulu Ali Paşa, İsveç-Rus savaşı sırasında İsveç’i Ruslara karşı destekler. Amacı ilerde meydana gelebilecek Rus-Osmanlı savaşında yorgun düşmüş Rus ordusunu yenmektir.

Sultan Üçüncü Ahmet’in bu siyaseti onamaması ve bir süre sonra da Rusların savaşı kazanması üzerine Çorlulu Ali Paşa, gözden düşer ve Kefe’ye sürülür. Şeyhülislam Paşmakçızade Seyyid Ali Efendi‘nin fetvası ve Padişah’ın fermanı de ile idam edilir.

Hüseyin Bora Çelik, Tarih Öğretmeni

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Aralık 2018

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin etek... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri