Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Komşumuz Ali
Bu yazı  1.509 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Tayinimiz yeni çıkmış, kiralık ev aramaya başlamıştık. Emlak olayı pek gelişmemişti. Her mahallede boşalan evlere, “Kiralıktır” tabelalarını, tek tek adresinden bulmalıydık. Ev telefonu yok, cep zaten yok, yazılan adresi bulup bilmem Almanya’da çalışan birinin yakınını ya da bilmem kimin yakınının elinde bulunan adresle kontak kurmak zorundaydık.

Bir de şehirler arası bir uğraş veriyoruz ve bu durum günlerce sürüyor. Nihayet bir apartmanın üçüncü katında ara dairenin “Kiralıktır” adresine ulaşmıştık. İçini gezmiş, üç oda bir salon, evi çok beğenmiştik. Ben: “Deniz manzaralı ev arıyorum, öyle olsaydı hemen tutardık” dedim. Komşular bilmem nereden haber almışlarsa etrafımıza doluşmuşlardı. Hemen karşı komşu, Ali söz aldı: “Ben üç ay sonra İstanbul’a taşınacağım, siz burayı tutun, yan taraftaki eve, sizi ben taşıyacağım, söz” dedi.

Günlerce ev aramaktan bitap düşmüşüz, hemen anlaşmaya oturduk. Aradan geçen zaman içinde samimi olacak ve şu itirafı duyacaktık: “Ne İstanbul’a taşınması, hazır düzgün bir komşu gelmiş, sizi kaçırır mıydık; deniz mi görmek istiyisiniz, aha benum evum size yirmi dört saat açıktır, çaylar bizden, seyredun durun”.

Aradan geçen zaman diliminde komşu değil, aile bireyleri konumuna gelmiştik. Hiç unutmam taşındığımızın ilk günü, ana kız elinde tepsilerle, neredeyse bir haftalık yiyeceklerle evimize gelmişlerdi. Minnacık sarılmış etli dolmalarının tadını hala damaklarımda hisseder gibiyim. Çocuklarımın sorumluluklarını üstlenmişler, yardımcımın gelmediği günlerde evlerinde bakımını yaparak, çocuklarımın; “Süt Anne” hitabını bile haketmişlerdi. Şükranlarım ve minnetlerimi de eklemek isterim.

Diğer komşularımızın da hakkını vermek gerek. Çocuklarım onların maskotu durumlarına gelmiş, benden çok sahiplenmişlerdi. Kızım, o apartmanda doğmuştu, akşam kapımı çalıp: “Melahat abla, bebeği alabilirmiyiz, babam çok özledi sevmek istiyoruz”. Kızım, kundakla gezmeye başlamış, konuşur durumlarda dahi, sevgi meleği haline gelmişti. Oğlum okula başladığından, büyük adam muamelesi görüyor, komşu çocuklarıyla sokak aralarında oynamaya başlamıştı.

Çocuklarımı görmek, sevmek istemişler; göndermemek ne haddime, aklıma bile gelmezdi. Çocuklarımın şimdilerde insan sevgisi dolu oluşlarını en güzel günlerimi geçirdiğim apartman komşularıma borçluyum. Buradan, teşekkürlerimi göndererek minnet duygularımı bildirmek isterim.

Komşumuza yeniden dönecek olursak:
Adı, Ali olsun istedim. Gençliğinde maden ocaklarında çalıştığından maden tozları ciğerlerine yerleşmiş: “Ben maden hastasıyım, nefes darlığım var” derdi. Evden pek dışarı çıkamadığından, gelen misafirlerine hep kendi anlatsın; onu dinlesinler isterdi. Konuşurken de, dikkatini dağıtacak ya da başka bir şeyle ilgilenenlere şöyle ihtarda bulunurdu:
Ha bu anlattuğumi ben zaten biliyirim, ben size anlatiyirim” derdi.

Dönemin liderlerinden, Sayın Ecevit hastasıydı. Onu kimse eleştiremezdi, Karaoğlan döneminde çok mutluydu. Devran dönüp, Sayın Demirel dokuz kez gidip gelince mutsuz olmaya başlamıştı. Sayın Ecevit, o yıllarda öz Türkçe konuşmaya özen göstermeye başlamıştı. İhtimal yerine olasılık, mesela yerine örneğin, cevap yerine yanıt, inkar etmek yerine yadsımak…

Seçimi, Sayın Ecevit kaybetmiş, Sayın Demirel kazanmıştı. Bir sabah yüzü gözü kıpmızı bağırırken bulmuştuk! “Ha bu Demirel halkun anladığı dilden konuşiyi. Kürsüye çıkayı patates demiyi, halk kompur mi diyi, o da yumruğunu masaya indiriyi, Sizin, kompurun fiyatını arturdum diyi. Bizum Ecevit de kürsiye çikayı: Olasılık edeceğım, olasılık edeceğum diyi. Halk da oni anlamiyi, bizi soğeyı deyi anliyi: Biz de sağa e biz de sağa e deyi, oyini ona vermiyiler

Başka bir hikayesinde de şöyle anlatacaktır: “Baktım, karşı tarafın belediye reisi seçimleri kazandı. Seçimden hayli sonraydı; yapılan hizmetleri anlatacak, halkla iletişimi kuvvetlendirecekti. Ben de hastayım ama dinlemek istediğimden zor bela, toplantıya katıldım. Durumumu gördüklerinde de en önde yer verdiler. Reis, başladı konuşmaya: Önceleri buralar lağım kokardı, ben borular döşedim, yollar düzenledim, park alanları yaptım, tertemiz yaptım diye anlattı da anlattı”.

Ben elimi kaldırdım, söz hakkı istedim. Durumumdan da hasta olduğum belli, hemen konuşma hakkını bana verdiler. Sayın başkanum, çok sağolun buralara çok emek verdiniz, parklar düzenlediniz, yolları genişlettiniz, boruları döşediniz, kokuları yok ettiniz, sağolasınız; bu verdiğiniz hizmetlerden dolayı size öncelikle teşekkürlerimi sunayım”.

Ben de size birşey söyleyeyim: Eskiden insanlar birşeyler yerdi, bağırsakları dolardı da s… haliyle koku da olurdi. Şimdi vatandaş pahalılıktan bişe bişe alamiyi da yiyemiyi da, s… bağırsakları kurudi, ne koksun? Bastonumu alıp oradan ayrıldım, peşimden, beni yakalamaya geliyiler mi da bilmem!

Zaman dilimleri değişse de serzenişler, anekdotlar aynı, bilmem anlatabildim mi?

Melahat Erten Tekeşin.

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Aralık 2018

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin etek... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri