Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Çaylarınızı tazeleyelim…
Bu yazı  1.577 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Bugün sizlere, geçmişin sararmış yapraklarından çıkarıp günümüzün beyaz yapraklarından seslenmek istiyorum. Aslında mizaç olarak geçmişine takılıp sararmış sayfalarda kalan insanlardan değilim. Adı üstünde geçmiş; Acısıyla, tatlısıyla, iyisiyle, kötüsüyle geçmişte kalmıştır. Ama ara sıra sararmış yaprakları çevirirken güzellikleri, yad etmekte de fayda görürüm.

Kötü deneyimlerimden hayıflanmak yerine, aldığım derslerden yararlanmaya bakarım. Güzellikleri andıkça da belleğime taze kan gelir, geçmişimin güzellikleriyle beslenirim.

Şimdi bunları neden yazdığımı merak ettiğinizi anlar gibiyim. “Bize geçmişinizden kesitler sunup, ara sıra tebessüm ettirdiniz ara sıra da hüzünlendirdiniz ya!” dediğinizi düşünüyorum. Buyurun, müsaadenizle, bugün de günümüzde, beyaz sayfalarda neler yaşadığımı anlatmak istiyorum.

Ev hanımlarının kaderidir, her kurumdan emekli olursunuz ama ev hanımlığından emekli olamazsınız. Günlük işlerinizi kendinizin yürütme zorunluluğunuz vardır. Özel nedenlerimizden dolayı da evimin kapıları açılır ki, bundan da büyük bir memnuniyet duyarım. Herkese hizmet etme zevkine varırsınız.

İçimden geldi, birileri de bana hizmet etsin, istedim; Daha önceden eşimle birlikte gittiğim esnaf lokantasına uğramak istedim. Sevgili eşimi, yardımcı kızıma emanet ederek hem yürüyüş olur hem de uzun süredir gidemediğim, unuttuğum yeri gözlemleyerek bulurum umuduyla evden çıktım.

Kadıköy’de meşhur buluşma noktası BOĞA’ya kadar yürümüş. Boğa’ya arkamızı vermiş, üç yüz metre kadar Hasan Paşa istikametine doğru yürüdüğümüzü hatırladım. Bazı binalar değişse de cadde aynı, birkaç ATM’ler ilave olmuş, onları geçip sola dönünce üç dört dükkan sonra, sokak arasındaki Altın Çağ Lokantası’na varmıştım.

Burası bir esnaf lokantası, aile sıcaklığında bir karşılama ile buluşuyorsunuz. Evlerine birileri gelmiş de onları ağırlayacakları hissini veriyorlar. Kapı girişinin hemen sağ tarafında günün menüsüne, sol tarafında da sade et türü yiyecekleri gözlemleyebiliyorsunuz. Aşağı yukarı ne yiyeceğinize karar vermiş olarak arkaya hijyene uyulmuş masalara oturuyursunuz. Çalışanların üzerlerinde üniformaları göremiyorsunuz, serbest bırakılmış ama üst baş temizliğine son derece titiz davranıldığı besbelli. Sola dönerek en az sandalyeye sahip olan köşe masaya oturdum.

Görevlilerden en çok dikkatimi çeken tarafı, masa sorumlularına bırakmadan kirlenen tabakları almaları oldu. Sadece menüyü ve hesap ödemelerini, masa sorumlusuna bırakıyorlar. Bu esnaf lokantasını fazla benimsemiş olmalıyım ki, arkadaşlarıma da randevülerimi aynı mekana vermeye başladım. Onların gözlerinde de aynı memnuniyeti yakaladığımı söylemek isterim. Ama kalabalık sınıf arkadaşlarımla aynı mekanı seçince, saat aralığını iyi ayarlayamadığımdan biraz gürültü kirliliğine denk geldik. Saat: 12:00-14:00 arası, adı üstünde esnaf lokantası; Esnafların baskınını düşünmeliydim.

Su bedava, çay bedava; istediğinin kadar, tavşan kanı çaylarınızı yudumlayabilirsiniz. Gittiğim yiyecek içecek mekanlarında, en çok dikkat ettiğim hizmet sıcaklığı ki çok kıvamında olmalı, fazla abartılı davranışlar da beni kasar, cıvıklık rahatsız eder, yemeği bitirdiğinizde gelip gidip masa silmeler ise “Artık kalkın” mesajı verir. Bu mekanda yanınıza gelenler: “Çaylarınızı tazeleyelim” diye geliyorlar.

Bütün bunları anlatırken geçmişte yaşadığım bir anımı hatırladım. Demek ki, sararmış sayfaları karıştırmadan da olmuyormuş. Kendi imkanlarımla gidemeyeceğim ülkeye, kızımın işi nedeniyle giderken bir kişilik obsiyon tanımışlar o da bana şans vermişti. Hani bir zamanlar; “Vay be falanca sevgilisini, filanca otelde ağırlamış” denilen yerlerden bahsediyorum.

En köşede Yelken Otel, ortada, Mina Salam, en başta da All Kasar. Aynı şahsa ait olduğundan oteller arası ziyaret serbest. Birinden öbürüne gitmek için kanallar açılmış. Motorla işleyen, kayıktan biraz daha büyük taşıtlarla yolcular taşınıyor. Sakın ha! Motorlu deyince, öyle ses çıkaran mazotlu, benzinli ses çıkaran taşıtlardan sanmayınız. Teknikten hiç anlamam ama suda giderlerken şır şır şır sadece, aracın suyu yarma sesi çıkıyor.

Taşıtlara binerken size yardım amacıyla el uzatanlar da, size verdikleri bir sıcak sevgi akışı var ki, inanamazsınız. Dünyanın en ücra ülkelerinden gelen insanları çalıştırıyorlar. En güzel gülen insanlar, en sıcak bakan insanlar seçilmiş. Otele adımınızı attığınız anda, yer silen görevli, elindeki materyalleri bırakıp size bakıyor. “Biz acaba nereden tanışıyorduk” diyerek beyniniz karışıyor.

Adım Melahat ya… Herşeyi öğrenme gibi bir merağım var. Her öğle öncesi, bütün çalışanlar, bahçenin belli bölümlerinde toplanıyorlar başkanları onlara bir şeyler anlatıyor. Merak edip kızıma sorduruyorum: Günlük görevler hatırlatılıyormuş, özellikle insan ilişkileri işleniyormuş.

Gece ışıklandırması anlatılır gibi değil, binaların çatıları dikdörtgen şeklinde. Çatılardan yayılan ışıklandırma ve de yerden yayılan ışıklarla uhlevi bir hava yaratılıyor. Gece balkona çıkınca bir kuş uçmuştu, gecenin sessizliğinde uçak uğultusu kadar keyif vermişti.

Zamanımız dolup geriye dönüş günümüze yakın, kızım: “Bir de şehri gezdireyim; Çok modern binalar mevcut, eski binalara rastlayamazsın” diyerek şehri gezdirmişti. “Beni, rüyamdan neden uyandırdın; masal alemimden neden çıkardın” diyerek espri yapmıştım.

Sayılı gün çabuk bitmiş, İstanbul’a geri dönmüştük. Havalimanına inerken güneşin kızıllığı boğaza vurmuş güzelliğine bakakalmıştım. Eller çöl memleketini ne hallere getiriyorlar, biz bu doğa harikasının sunumunu neden yapamıyoruz, diyerek kıskandığımı da dile getirmek isterim.

Altın Çağ” elbette ki, bu anlattığım hikayedeki mekanla kıyaslanamaz. Ama niyet önemli, gidiş yolu doğru.

Melahat Erten Tekeşin

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

1 yorum
  • avatar Can
    31 Ocak 2018
    #1

    Hocam yazılarınız bana ve hayatıma büyük zenginlikler katıyor, lütfen yazılarınızı hızlandırın sizden ogrenecegimiz daha çok şeyler var. Saygilar sevgiler hocam




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri