Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Teşekkürler
Bu yazı  868 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Güzel güneşli bir yaz günlerinin sabahına uyanmıştım. Üzerimdeki yorganı hafifçe üzerimden kaydırarak gece boyu tüm bedenimi koruma altına alarak, vücudumu koruyarak hizmet verdiğinden dolayı teşekkürlerimi sunmuştum. Sağ omuzumdan kayarak ayaklarımı yere basmıştım. Sol omuzumdan geriye bakarak, beni gece boyu üzerinde taşıyan yatağıma, karyolaya, yastıklara nevresim takımına da teşekkürlerim olmuştu.

Ayağıma geçirdiğim terliklere, benim ağırlığımı taşıyacaklarından dolayı, peşinen teşekkür etmiştim. Ağır adımlarla pencereye doğru yürüdüm, gece boyu, odamın loşluğunu üstlenen perdelerimi, nezaketle kenara çekmiş teşekkürlerimi de unutmamıştım.

Gece boyu nefes kokularımla havası bozulan odamı da havalandırmam gerekiyordu. Perdelerimin kanatlarını kenara özenle yerleştirdim; dış dünyam ile bütün bağlantılarımı koparmada yardımcı olduklarından dolayı teşekkürlerimi sunarak penceremin kanatlarını açtım.

Hapisten kaçmak isteyen mahkumlar gibi, gece boyunca hizmet veren sıcak hava, hafifçe saçlarımı okşayarak dışarıya çıkarken, boşluğu doldurmak isteyen serin hava da enseme temasla içeri giriyordu. Gidene hizmetinden dolayı, gelene de vereceği hizmetten, peşinen teşekkürlerimi sunmuştum.

Ilık bir duş ile güne başlamak alışkanlıkların en güzeli diye düşünürüm. Dışarıyı ıslatmayan duşa kabinime, beni temizleyen sabunuma, tepemden süzülerek inerken tüm bedenimdeki kirimi, pasımı negatif düşüncelerimi de beraberinde götüren suya, teşekkürlerim olmuştu. Bana hizmet veren tüm havlu familyasına, tasıma, tarağıma da şükranlarımı es geçmemiştim.

Artık kahvaltı vakti gelmişti, güzel bir kahvaltı yaptım. Bedenime hizmette kusur etmeyecek tüm kahvaltılıklarıma da teşekkür ederek masadan kalktım. “Hava güzel, kayıkhanedeki kayığı çıkarıp balık tutma vaktidir” diye düşündüm. Üzerimi giyindim, yanıma, balık tutmada mutlak gerekli elzem malzemelerimi çantama yerleştirdim.

Tam kapıdan çıkarken karşı komşum, bir gün öncesi ikram gönderdiğim tabağı iade için yaptığı teşekkürlerini kabul ettim.

Deniz kıyısına yürüyecek on beş dakikalık yolum vardı. Patika yolunu seçtiğimden yemyeşil ağaçların güzelliklerini sergilemelerine, daldan dala atlayarak öten kuşların şarkılarına da teşekkürü unutmamıştım.

Deniz kenarındaki yardımsever gençlerin yardımı ile kayığımı denize oturtmuşlardı, teşekkürlerimle kıyıdan uzaklaştım. İki kolumla çektiğim kürekler beni, derin sularla buluşturmuşlardı, “teşekkürlerim beni taşıyan kayığa, teşekkürlerim kayığı sularda yürüten küreklerime” demiştim.

Büyülenmiş gibi masmavi gökyüzünü, masmavi denizi seyre dalmıştım. Aradan ne kadar zaman geçtiğini anlamadım, çantama yerleştirdiğim balık tutma malzemelerimi çıkardım; misinayı başımdan çevirerek mavi sulara fırlattım. Avucumun içinde tuttuğum misina titremeye başlayınca, anladım ki balıklar oltaları yutmuşlar. Kayığa doğru çektikçe suların içinde parlayan balıklar rızkımın bolluğunu gösteriyorlardı. Tüm balıkları teker teker kancalardan ayırırken beni tercih ettiklerinden dolayı teşekkürlerimi sunup sepete dolduruyordum. Denizde balık çok, ben de de teşekkürler boldu. Gökyüzüne. Temiz havaya, güneşe, hafif esen rüzgara, birer birer teşekkürümü sunmuştum.

Nedir bu teşekkür fırtınası” der gibi düşündüğünüzü duyar gibiyim, buyurun, sebeplerimi sizlere sunuyorum: Bilim adamları, bir araştırma yapmışlar, dünyada kanser hastalığı görülmeyen bölgeleri tespit etmişler. Polonya’nın bir bölgesinde kanser vakası görülmemiş, araştırma sonucunda aşırı brokoli tüketim alışkanlığı görülmüş olay buna yorumlanmış.

Çin’in bir bölümünde de hastalık tespit edilmemiş aşırı sarımsak tüketimine bağlanmış.

Japonya’da tütsülenmiş balık ve yosun tüketiminden mide kanseri vakası çokça görünmekte ama bu bölgede yiyecek içecek alışkanlığı hakkında hiçbir değişiklik olmadığı halde kanser vakası yok. Nedenlerini merak edip incelemeye almışlar.

Farklılık olarak insanların her şeye teşekkür ettiklerini görmüşler. Olayı Teşekküre bağlamışlar. Kendimi, Japonya’nın kanser uğramayan bölgesinde hissederek senaryomu oluşturdum. Teşekkürle bünyemize yüklenen pozitifliğin gücüne dikkat çekerek, aklımızda bulunsun istedim.

Saygılarımla.

Melahat Tekeşin

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

12 Mayıs 2019

Anneler Günü, anneleri anmak ve onurlandırmak amacıyla tüm dünyada farklı zamanlarda kutlanan özel gün.Anna Jarvis'... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Haziran 2019

Çocukluk günlerimden birine götürmek istiyorum. Çocuksu, duygularımızla her şeyi bildiğimizi sanacak kadar saf old... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

07 Mayıs 2019

Ne zaman Beyoğlu'na gitsem, sokaklarında, binalarında, pasajlarında geçmişi ararım. Bir Pasaj vardır ki... Çehresi... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

26 Şubat 2019

Bir ırkın, bir etnik grubun sistemli bir şekilde yok edilmesini ifade eden soykırım (genodde) kavramı, pratik doğur... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar