Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Mustafa Kemal’in Göz Yaşları !
Bu yazı  153 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Uzun bir aradan sonra siz okurlarımla yeniden buluşabilmek, güzel ülkemin geldiği bu günlerde kaleminden damıtabildiklerinle ortaya çıkmanın zorluğunu anlatmaya gerek yok sanırım. Yürek darlığındaki umutlarla sizlere yeniden merhaba diyebilmek bu güne düştü.

Yazılarıma ara verdiğim 2017 Kasım ayından günümüze kadar uzanan uzun süreçde, köşemi kapatmadan sabırla dönüşümü bekleyen ADİM grubu emektarı arkadaşlarımın nezaketleri için de ayrıca teşekkür ederim.

Güzel günlerimiz olacak çocuklar” diyerek, yüreğimizi umuda bağladık, açılan pencerelerden umuda atıldı özlemlerimiz. Bir an durup gözlerimi kapattığımda Hasan Tahsin’in Konak meydanında sıktığı kurşun patladı kulaklarımda, gözlerimden bir film şeridi gibi akmaya başladı, Osmanlının 1. Dünya Savaşı yenilgisiyle ülkemde yaşanan o zor günler. Özgürlük, bir var olma savaşı nasıl şahlandırıldıysa, şarkdan garpa, yedisinden yetmişine, ninesinden gelinine kim varsa eli silah tutan, “Bu Vatan bizim” diye haykırabilen. Bir çift mavi gözle yarınlara bakıp, saldırmıştı düşmana eli nasırlı dedem, nurlanmış yüzüyle ninem, Kocatepe’de körpe çocuklar öndeydi, saldırıyordu düşmana aman vermeden, “saldırmazsan düşmana sütüm sana haram demişti” anası.

Bir Cumhuriyet kutlamalarının daha eşiğindeyiz, unutturulmak istenen o meşalenin yakıldığı o günden günümüze kaç yıl geçti? 96 Yıl, 96 koca yıl, 62 yıllık ömrümde bu gözler öyle ihanetler gördü ki, gün geldi “Kalk Atam kalk da seyreyle halimizi” diye haykırmak istedim. Yapabileceğimin en güzeli de kalemime sarılmak oldu, Cumhuriyetimize reklam arası diyebilme cesareti gösteren, haddinin sınırlarını zorlayıp hakarete varan sözlerle karşımıza çıktılar, oturdukları koltuğun gücüyle yasaklar koydular, koyuyorlar, yılmadan kalemimin ucuyla dokundum onlara.

Bilinmeyen bir şey yok aslında, yıl 1927 Halk Fırkası Partisi 2. Büyük Kongresi yapılıyor, salon hınca hınç dolu, kürsüde bir güneş parıltısı, hilal olmuş dudaklarından, halen daha hayranlıkla okuduğumuz Nutuk dökülüyor. Takvimler 20 Eylül 1927’yi gösterirken kürsüdeki Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’un son bölümü olan Gençliğe Hitabe bölümüne gelmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk bir ülkenin ağırlığını kaldırırcasına omuzlarını geriye doğru yükseltir, o muazzam an gelmiştir. O muhteşem dev, gözlerini kısıp salonun gerilerine doğru bakarak seslenir; Ey Türk Gençliği! 15 cümleden oluşan gençliğe sesleniş, her kelime dudaklarından döküldükçe salondakiler bir hüzünle ayağa kalkıyor. O dev adam hitabenin son cümlelerine geldiğinde artık gözlerinden akan yaşı gizleyemez hale geliyor. Ertesi gün zamanın ünlü ecnebi gazetelerinden (Daily Telegrap) ve (Daily Herald) gibi gazeteler bu önemli anı  “Mustafa Kemal’in Göz Yaşları” başlığıyla veriyor.

Türk Gençliğinin Mustafa Kemal’den aldığı emri her daim yerine getirmeye hazır olduğunu bilerek, Cumhuriyet Bayramımızın 96. Yılını saygı ve minnetle anıyorum. Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün, inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! (1927)

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

01 Ekim 2019

Kültür seviyeleri birbirlerinden farklı iki ailenin bir piknikte yollarının kesişmesinin eğlenceli hikayesi sizi ç... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

11 Kasım 2019

Öğretmenliğimin ilk yıllarına rastlar, Rize’nin Gündoğdu ilçesinde, Gündoğdu Merkez İlkokulu’nda üçüncü sınıfları ... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

06 Kasım 2019

Sultan II. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan ilk tıp okuludur. Yapımına 1894'de başlanmış ve 1903 yılında tamam... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

30 Ekim 2019

“Şuur altı” sloganı ile her konuda akıl fikir yürüten Sigmund Freud der ki; “Atalarımız, milyonlarca yıl önce dört... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

11 Kasım 2019

Mustafa Kemal ATATÜRK, o yaşanılmış bir tarihtir. Öylesine bir tarihtir ki, inkârı silinmesi yok edilmesi veya yok... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar