Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Proje Çocuk Nedir?
Bu yazı  1610 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Evet yanlış duymadınız, proje çocuk! Kendi hayallerini, istek ve arzularını yerine getiremeyen anne babalar, bu isteklerini çocuklarında uygulamaktadırlar. Çocuğun fikri sorulmadan, onun isteklerine saygı duyulmadan mükemmeliyetçi bir anne baba tutumu ile yetiştirilen çocuktur.

Anne ve baba beklentilerini, hayallerini çocuğa da aktarıyor ve çocuğu, kendi hayallerini gerçekleştirmek için proje olarak görmektedirler. Bir düşünelim, kendi adınıza karar veremiyorsunuz, sizin adınıza tüm kararlar anne ve babanız tarafından alınmış oluyor, kendi istediğiniz mesleği bile seçemiyorsunuz. Siz daha doğmadan ne olacağınıza anne ve babanız karar vermiş!

Proje çocuk bir nevi, ebeveynin isteğini yerine getirecek bir aracı, bir görevli, nesne gibi doğuyor. Dışarıdan bakıldığında bizi bile üzen bu durumu, bir de çocuğun bakış açısından, onun yaşantısı açısından ele alalım. Çocuk doğduğu andan itibaren aile çocuğu en mükemmel, en iyi ve istedikleri şekilde yetiştirmek için seferber oluyor. Çocuk doya doya çocukluğunu yaşamadan, oyun çağı döneminde bile bolca oyun oynayamadan kendini planlı programlı, disiplinli bir okulun içinde buluveriyor.

Anaokulundan itibaren başlayan bu süreç çocuğun tüm sosyal yaşantısını kısıtlıyor ve çocuk o yaştan itibaren özel dersler, eğitimler, sıkı programlar içine giriyor. Oysa ki, normal olanı, eğitimin yanı sıra çocuk gelişiminde oyuna da yer verilmesidir. Özellikle 0-6 yaş arası çocuğun oyun saatleri, hayal dünyası, üretkenliği elinden alınmamalıdır.

Proje çocukta tüm bu süreçler farklı işler. Çocuk yaz tatillerinde bile çeşitli kurslara, eğitimlere, etkinliklere boğulur. Bu durumda olması zorlanan, bu programların zorla dayatıldığı çocuk ise eli mahkum bir şekilde omuzlarına binen bu ağır beklenti yükü karşılamak için çabalar. Ufacık bir çocuğa bu kadar çok beklenti yüklemek, çocuk için o kadar zor bir durumdur ki, çocuk kendi hayatını yaşayamaz, kendi kararlarını veremez, doya doya oyun oynayamaz, kendi kimliğini, kişiliğini bulamaz hale gelir.

Bu durumu geç fark edip, hatasını telafi etmek isteyen anne babalar için ise çocuğun oyun çağı, en güzel çocukluk yılları geçtikten sonra, artık çok geç kalınmış olacaktır. Çocuğunda ayrı bir birey olduğunu, onun da kendine ait bir dünyası, hayalleri, istekleri olduğunu unutmayın.

Onun yepyeni, renkli hayallerle kurduğu dünyasını daha kurduğu anda yıkmayalım ki, kendi isteklerini uygulayıp mutlu ve umutlu kalabilsin. Kendi istediğimiz gibi yetiştirsek bile, çocuk kendi yaşamından mutlu olmadığı sürece ebeveyn ne kadar tat alabilir ki… Çocuk bu şekilde büyüdüğünde, ileride ebeveyn pişman olduğu zaman, çocuğa o yılları geri veremez, telafisi mümkün olamaz.

Bu yüzden çocuğun geleceğini, kendine ait olan dünyasını çalmamalıyız. Rengarenk, yemyeşil, masum duygularla oluşan dünyasını yerle bir edip çocuğa simsiyah her dakikası programlı bir dünya bırakmayalım. Gelin çocukların mutluluğuna ortak olalım, geleceğe hep birlikte umutla bakalım.

Hüseyin Bora Çelik, Tarih Öğretmeni

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

19 Ekim 2020

Kimler geldi, kimler geçti… 1800'lü yıllarda, zamanın Osmanlı Padişahlarının, Beyoğlu'nda gittikleri NAUM TİYATROSU şimdilerde ÇİÇEK PASAJI olarak bilinen yerde inşa edilm... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

30 Eylül 2020

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

20 Ekim 2020

Benim hayvan dostu olduğumu tanıyanlar çok iyi bilir. Biri evde dört tanesi ofiste olmak üzere toplam 5 kedim var. Sokaktaki canlarımın sayısını inanın ben bile bilmiyorum. G... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar