Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Ah Şu Algılar!
Bu yazı  140 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Algılarla her şeyin normal gibi gösterilmesine öylesine alıştırıldık ki, neyin doğru neyin yalan olduğunu anlayamaz hale getirildik. Bir çok şey algılarla yönlendirilmeye, algılarla değerlendirilmeye başlandığını görür olduk. Algı öylesine etkileyici hale geldi ki, yeterli olan iyi operasyonlara imza atabilmeye kalmış, ya gerçekler. 

Tarih 22 Ocak 2020 saat 22:22 Kuşadası’nda bulunan evimde bir sarsıntıyla irkildim, ardından birkaç küçük sarsıntı daha gelse de ilk seferki kadar etkileyici olmamıştı. Deprem kapımızı çalmıştı, o uyuyan enerji bu sefer Akhisar’dan uyanıp, 5,6 gücüyle kendisini göstermişti. Tesellimiz küçük çatlaklar ve yaşadığımız korkuyla, can kaybımız olmadan o davetsiz misafiri uğurlamak olmuştu.

Bu davetsiz misafirin Akhisar’dan kapımızı çalışıyla gözler gene deprem gerçeğine çevrildi. Alınan önlemler, fay hatları gene ekranlarda yerini almış, neyse ucuz atlattık derken, tarih 25 Ocak 2020 saat 20:55, yer Elâzığ Sivrice, amansız enerji 6,8 gücüyle yüzünü bu sefer Sivrice’den gösteriyor, başta Elâzığ ve Malatya olmak üzere birçok ilimizde korku yaratan deprem, bu sefer can almayı başarmıştı.        

Geceden gelen felaketin büyüklüğünü tam olarak anlayamasak da günün ışımasıyla yaşanan felaketin boyutları kendisini göstermeye başlıyor. İlk açıklamalara göre 20 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini, bu sayının artabileceğini duyuyoruz. Yazımı yazmaya başladığım an itibariyle kaybettiğimiz can sayısı 41, yaralı sayısı 1607 olarak kayıtlara geçmiş, halen 16 vatandaşımız yoğun bakımda.         

Yayın organlarından Afet bölgesinde yaşananları izlemeye çalışıyorum, enkaz altından kurtarma çalışması yapmak oldukça büyük bir sorumluluk ve dikkat ister. Belli medya kuruluşlarının kameraları merkezde kurtarma çalışmaları yapan ekiplerden canlı görüntü veriyor, oldukça sakin özverili bir çalışma, haliyle yapılacak bir hata hayatlara mal olacak.        

Bir sevinç, enkaz altından bir vatandaşımız çıkarılıyor, kameralar depremzedenin çıkarıldığı yöne odaklanıyor, birkaç dakika içerisinde sedyenin yakınında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Elâzığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım beliriyor. Kameralar devlet erkânına dönüyor, evet devletimiz oradaydı bizzat çalışmaların başında, bakana uzatılan mikrofonlar cevapsız kalıyor, açıklama yapacağını belirterek enkaz yerinden ayrılıyorlar, görüntülenmişlerdi, artık Türkiye onların orada olduğunu biliyordu.         

Her vatandaş gibi ben de devlet erkanı tarafından yapılacak açıklamaları bekliyorum, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Çevre ve şehircilik Bakanı Murat Kurum, Elâzığ Valilik binasında felakete ilişkin basın toplantısına başlamak üzereler. Elazığ Valisi Çetin Oktay mikrofonların açık olduğunu fark etmemiş olacak ki, İçişleri Bakanı Süleyman Soyluya hitaben “Kamuoyunda da ALGI çok iyi şu anda” sözleriyle hitap ediyor. Sözlerin mikrofondan yansımasıyla katılanlar arasında bir şaşkınlık oluşuyor. “ALGI” önemli olan algı gerisi ne kadar önemli demekten kendimi alamıyorum.         

HDP deprem öncesi ve depremlerde alınacak önlemlerin görüşülmesi amacıyla komisyon kurulması talebini TBMM kuruluna iletiyor ancak talep AKP ve MHP oylarıyla reddediliyor. İster istemez böyle bir talebin neden reddedildiğini anlamaya çalışıyoruz, arkasından ana muhalefet partisinden bir ses yükseliyor “TOPLANAN DEPREM VERGİLERİ NEREYE HARCANDI?” Cevap iktidarın en üst sesinden geliyor “HARCANMASI GEREKEN YERE HARCADIK, BUNDAN SONRA DA BAY KEMAL’E BU TÜR ŞEYLERİN HESABINI VERMEYE VAKTİMİZ YOK” şimdi düşünmeden edemeyeceğim, harcanan para kimin, hesabını soran kim, harcayan kim? Eh bu devletin malı deniz değilse birileri mutlaka hesap vermeli.         

Vefalı Türk halkı yardım için ayakta, Belediyeler yardım kampanyalarıyla ihtiyaç malzemesi yüklü tır kamyonlarını yola çıkarıyor, hiçbir şey yapamayan telefonundan atacağı bir mesajla 10 TL yardım etmiş oluyor. Televizyon programları, kampanya Programlarına dönüyor, toplanan paralar açıklanıyor. Bir ara dikkatler ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı’ya dönüyor, depremden 10 dakika sonra halktan yardım isteyen Kızılay Genel Müdürü Kerem Kınık’la canlı yayında konuşan Ilıcalı; “Topladığımız bu yardımların gerçek sahiplerine ulaşmasını bekliyoruz” diyor. Niye Ilıcalı böyle bir temennide bulundu diye düşünürken sosyal medyaya bir taahhüt mektubu düşüyor. Nedir bu taahhüt mektubu demeye kalmadan aynı evrak TBMM gurup sözcülerinin ellerinde dolaşıyor.          

Bu belge Başkent Gaz Dağıtım AŞ isimli firmanın Kızılay üzerinden, yurtlarındaki çocuklara tecavüzle ünlenen Ensar Vakfı’na yapılan bağışın belgesiydi. 8.000.000 USD bağışın 7.925.000 USD olan bölümünün Ensar Vakfına, Kızılay üzerinden geçirilmesi şartının belgesini elden ele geziyordu, Kızılay Genel Müdürü Kerem Kınık olayı doğrulayıp, “Bu işlem bir vergiden kaçınma işidir” diyerek, vergi kaçırmayı yasal iş halinde sunması hayretlerimizi almaya yetti.         

Belli yayın organlarının algı operasyonlarıyla Elâzığ ve Malatya’da her şey yolunda algısı yaratılırken durum yerinde öyle miydi? Sosyal medya ve elde kalan birkaç yayın organından aldığımız bilgiler pek iç açıcı değildi, afet bölgesinde birçok köye ulaşılamamış, halen çadır, gıda ve ihtiyaç maddelerinin yerine ulaştırılamadığı bilgileri geliyor. Bundan sonrası ne olur, bundan önce ne olduysa o olmasın demekten başka sözümüz kalmıyor.         

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün, inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız.

Vatandaş Ekrem ÖRSOĞLU

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

07 Mart 2020

Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden k... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

23 Mart 2020

Bazı insanlar, mesleklerini icra ederken önceliği insan kazanmak üzerinde yoğunlaşırlar. Onların yaptıkları işi un... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

05 Nisan 2020

Her yerde bir telaş, bir korku, sokaklar ağır ağır boşalırken dükkânların kepenkleri birer birer kapanıyor. İşin f... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Mart 2020

Kuşadası yıllardır turizme hizmet veren bir ilçemizdir. Sanata ve sanatçıya değer veren, fuarlar, konserler, sergi... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

03 Nisan 2020

Ajanlık kavramının, ülkemizde en bilinen dünyanın en meşhuru, kitaplara, filmlere konu olan Çiçero, yani İlyas Baz... devamı

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

06 Nisan 2020

Sevgiyi bilmeyene, sevgiyi anlatıyorum... Sevmek, insanın içinde var olan en eşsiz, en özel, en güzel duygudur.... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar