Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Kaybolduğum Yerdeydim
Bu yazı  1310 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Belki aradığım yerdeyim belki yok olduğum yerdeyim kim bilebilir ki? Benim de zaman zaman aklım karışıyor açıkcası.


Bundan bir yıl önce yazdığım bir yazının her kelimesini yeniden deşifre edip ne demek istediğimi anlamaya çalıştım. Bulunduğum durumu, hissettiğim duyguları, kendimde aradığım ve bulamadığım şey neydi? Yok olduğum yer evrenin neresiydi? Nefes alırken, yürürken, düşünürken, günlük hayatın telaşı devam ederken yok olduğum yer neresi olabilirdi acaba?

Cümlenin tamamı eksikti sanki. Eksik parçaların tamamlanan yarısı neredeydi? Düşündükçe cümlenin içinden çıkamadım. Hatta bir süre cümle yapısını bozmayayım evet bir şey anlatmışım deyip geçiştirdim. Sonraya kaldı çözümlemesi. Bunu düşünmeyi bir kenara bırakıp yeni cümleler yazmaya devam ettim. Ama aklım bu cümleyi not etmişti her yere. Bazen yolda yürürken içimden bu cümleyi söylüyorum sonra da dalıp gidiyordum yine hayatın içine…

Meditasyon yapar mısınız? Ya da meditasyonun ruha ve bedene iyi geldiğini düşünür müsünüz? Yoksa aman ne gerek var mı dersiniz? Ben de bunu pek ciddiye almayıp bir süre bana “meditasyon yap iyi gelecek” diyenleri “tamam” deyip geçiştirdim. Kısacası hiç oralı olmadım.

Yapsam ne değişirdi ki? Düşüncelerim yine aynı olur, ruhum yine acı çeker, bedenim hayatın içinde oradan oraya koşturur, akşam yatağıma uzandığımda yine aynı düşünceleri alıp bir de üzerine yorgunluğumu ekleyip yorganımı üzerime çekip uyumaya devam ederim diye ötelediğim bir şeydi.

Günün birinde tanıştığım bir arkadaşım bana “kendinle ilgilenir misin biraz, enerjiye inanır mısın neden denemiyorsun?” dedi. Ben de o gün hayatımda başka bir döngünün olabileceğini hiç düşünmeden “tamam bakalım bir deneyeyim” deyip aldığım kitapları da yanıma dost edinip başladım bu yola.

Neler mi oldu? Belki de ruhum benden çok uzakta bir şehirde yaşıyordu. Onu bulana kadar harcadığım enerjiyi düşündüğüm de çok emek verdiğimi anladım. Her meditasyonda hayal ettiğim ormanda hep merdivenlerden yukarı çıkarken buluyordum kendimi.

Yaprakların sarardığı bir ormanın içinde merdivenlerin ağaçlarla kaplı olduğu güneşin yaprakların arasında sızdığı bir ormanın içinde yalnız başıma yürüyordum. Merdivenleri çıktıkça yorulduğumu fark ettim. Nefes aldım, yola devam ettim. Sonra arkama baktım yorulmuş ruhum orada duruyor, ben önden gitmeye devam ediyordum.

Onu oradan kurtarmak istedim ama defalarca o yolu tek başıma gittim. Oysa ki, yorgun bir bedeni ruhsuz taşımak ne kadar zordu. Sonra arkama döndüm, yorulmuş bedenim geri gitmek istemese de yerde bekleyen ruhumu sırtlandım. Onu yanımda taşımam gerektiğini söyledi bir ses. Sonra ikimiz bir yolculuğa çıktık. Artık ruhumla bedenim birbirine kavuşmuştu bunu hissediyordum.

Yaprakların arasından sızan güneş yavaş yavaş içimi aydınlatmaya başlamıştı. Hani böyle çok sıcak gecelerde pencerenin kenarında uyursunuz ve rüzgar hafif hafif işler üzerinize. Sanki gecenin tüm sıcaklığını alıp götürmüştür ve o geceye rahat bir uyku çekersiniz.

Evet hissettiğim duygu belki de buydu. Huzur içinde aydınlandığını o meditasyondan sonra kurduğum cümleyi her düşündüğüm de, ne demek istediğimi tekrar anladım. Aradığım şey bendim, kaybolduğum yerde bulduğum kişi de bendim.

Bedenimin ruhuma, ruhumun bedenime ihtiyacı vardı ve sanırım artık tamamlandık; Kaybolduğum yerde bulduğum kişiydim.

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

19 Ekim 2020

Kimler geldi, kimler geçti… 1800'lü yıllarda, zamanın Osmanlı Padişahlarının, Beyoğlu'nda gittikleri NAUM TİYATROSU şimdilerde ÇİÇEK PASAJI olarak bilinen yerde inşa edilm... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

30 Eylül 2020

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

28 Ekim 2020

Denize kıyısı olan yerlerde yaşayanlar, dalgaların getirdiği hediyeleri çok iyi bilir. Şimdi birçok kişi "çevresel atıklar ne zamandan beri hediye oldu?" diyebilir. Haklısını... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar