Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Öğrenci kokusu
Bu yazı  635 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Yıl, bin dokuz yüz atmış iki, mevsim kış, okulumuzun hizmetlileri, harıl harıl sandalyeleri, okulumuzun üst katında bulunan spor salonuna taşıyorlardı. Spor salonumuz, aynı zamanda, okulumuzun en geniş alanını teşkil ediyordu. Özel günlerde olduğu gibi, salon düzene sokulmuş, konferans salonu haline getirilmişti.

Çok özel durumlarda böylesi durumlar hep yaşanırdı. Ya, okulumuzun tiyatro ekibi hazırlık yapar, oyun sahnelenir, şehrin ileri düzey bürokratları da davet edilerek bizim eşliğimizde hizmete sunulurdu. Çok yönlü bir kültür eğitimi içinde yetişmemiz amaçlanıyordu. Ya da ünlü bir şarkıcı, türkücü davet edilir müzik ziyafeti çekilirdi.

Kimleri ağırlamamıştı ki salonumuz. Ünlü ağırlamakta sınır tanımıyordu.

Aşık Veysel, sazını eline alır:

Benim sadık yârim kara topraktır.

Karnın yardım kazmayinan belinen

Yine beni karşıladı gülünen

Dizeleri, saz eşliğinde salonda yankılanırdı.

Her ünlü konseri öncesi, efsane müzik öğretmenimiz Necati Borlak, sahneye ses düzenini yerleştirir değme gazinocuları kıskandıracak düzeye getirirdi.

Muazzez Türüng:

Mektabin Bacaları nağmeleriyle doldururdu sahnemizi. Daha bir yıl öncesi, on iki mart Erzurum’un kurtuluşu nedeniyle, günün ünlülerinden halk müziği sanatçıları olan Saniye Can ve Aliye Akkılıç davet edilmiş milli kıyafetlerle salonda konser vermişlerdi

Günün sabahından beri telsiz telefon oynar gibi, duyan duymayana haber vermişti.

Duydunuz mu, Saniye Can geliyormuş

A, duymaz olur muyum, Aliye Akkılıç da geliyormuş!

Bu tür konuşmalar öğlen saatlerine kadar heyecanla devam etmişti. Hepimiz spor salonuna yerleşmiş, heyecanla sahneye odaklanmıştık.

İlk olarak sahneye Aliye Akkılıç çıkmıştı.

Yeşil Ördek Gibi Daldım Göllere” diye giriş yapmış müzik ziyafetimize ilk adımını atmıştı. Erzurum milli kıyafetinin içinde, minyon cüssesiyle, bizden biri gibiydi. Ardından Saniye Can çıkmıştı. O da selvi boyuna uygun milli kıyafetini giymiş sahnede boy göstermişti.

Bir Mektup Yazdırdım Urfalı Kızına” diye başlamış bizi müzik ziyafetine boğmuştu. Sahne, küçüktü ama Saniye Can, coştukça sahnede devleşiyor, yıldız gibi parıldıyordu. Dakikalar ilerledikçe daha bir coşuyor, bizi de coşturuyordu. Daha ziyade, bizden daha üst sınıflar, okulun kıdemlisi olduklarından coşkuda sınır tanımıyorlardı.

Bugünün sabahında da hizmetlilerin hareketliliğini görünce, yine bir müzisyenin geleceğini var saymıştık. Hayır, bugün de çocuk eğitimi üzerinde otorite bir öğretim görevlisi davet edilmiş, çocuk psikoloji üzerinde konferans verecekti.

Her dönem yaptığımız gibi, salonda yerlerimizi almıştık. Öğretim Görevlisi Bey, çocukların, bizim ellerimizde şekilleneceklerini hararetle anlatmış, dakikalar ilerledikçe, omuzlarımızdaki yükümüze biraz daha ağırlık yüklemişti. Bir ara, sesinin volümünü düşürmüş, gayet romantik bir ifadeyle şöyle bir soru sormuştu.

Arkadaşlar, öğrenci dolu bir sınıf ne kokar, bilir misiniz?

Birkaç saniye duraklamış ardından sözleşmiş gibi, fısıltı halinde, “os…” sesiyle salonu doldurmuştuk. Öğretim Görevlisi Bey, adını hatırlayamadım bağışlayınız, o kadar heyecanla anlatıyordu ki hiç aldırış etmeden, daha bir duygusal hal alarak anlatmasına devam etti.

Arkadaşlar, bakmasını bilirseniz, gül bahçesi görürsünüz, koklamasını bilirseniz, Isparta güllerinin en nadide kokusunu ciğerlerinize çekersiniz” demişti.

Zaman bize, mesleğimizin içinde yaşarken de, kendi çocuklarımızı büyütürken de çocuk kokusunun ne denli kutsal kokular olduğunu Öğretim Görevlisi Bey’in ne denli haklı olduğunu bize gösterecekti.

Özledim, süt çocuklarımın, kakalı bezlerinin etrafa yaydığı mis kokularını; özledim, sınıfımın kapısını açınca, öğrencilerimden gelip ciğerlerime dolan eşsiz kokularını.

Saygılarımla.

Melahat Erten Tekeşin

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

10 Mayıs 2020

Anneler Günü, anneleri anmak ve onurlandırmak amacıyla tüm dünyada farklı zamanlarda kutlanan özel gün.Anna Jarvis'... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

01 Haziran 2020

Sanırım coronavirüs, bizi duruma alıştırıyor. Bugün, dördüncü serbest dolaşma günümüz. Bugün de biz, atmış beş yaş... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

29 Mayıs 2020

Bir sosyal medya paylaşımının dahi insanları demir parmaklıklar arkasına gönderdiği bu günlerde, doğruları kalemde... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

Taş plak 19. Yüz yıl sonlarında ortaya çıkmış gramofonla çalınan, 78 devir plak ürünüdür. Plak Türkçeye TAŞ PLAK o... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

05 Mayıs 2020

Toprağa sımsıkı sarılan çiçeğin küskün sevgiliye doğru olan yolculuğu (4, son) Sanatçıların, Duvarların ve Aşk’... devamı

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

20 Mayıs 2020

İnsanın duyguları dalgalara benziyor. Bazı olaylarda o kadar sakin ki, bazı olaylar da kayaları delen, parçalayan ... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar