Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Kinyas Kartal’dan kalanlar
Bu yazı  644 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Bir sosyal medya paylaşımının dahi insanları demir parmaklıklar arkasına gönderdiği bu günlerde, doğruları kalemden damıtmanın neleri getirebileceğini tahmin edebilirsiniz sanırım. Çocuk yaşlarımda bayram olarak kutladığımız 27 Mayıs, ülkemizin askeri darbeyle tanıştığı o gün. Aradan geçti 60 yıl, bir küçük hesapla bir ömür.

Bir telaşe ki, sorma gitsin, devletimizin en tepesinden yükselen seslere bir dirsek temasıyla güç veren ortak, yassı ada bir beton yığınına çevrilmiş, otel restoran ibadet yeri, konferans salonlarıyla adeta bir dinlence yerine dönüştürülmüş, kürsüde alıştığımız yüzler aynı teraneden bahaneler. Hayret, hayret ki ne hayret bilmesek elimize mendil alıp, hüngür hüngür ağlayacağız anlattıklarına.         

Siyah beyaz görüntüleriyle, Kurmay Albay Alparslan Türkeş’in darbe bildirisini radyolardan okuyuşu, o tarihi görüntüler geliyor ekrana, Alparslan Türkeş, Türk siyasi tarihinde bir döneme damgasını vuran darbeci Kurmay Albayı.           

Her şeyin üstünü örten kıvrak süslü kelimelerle yakın tarihin gerçeklerini görmezden gelmek, hadi bunların halleri belli anladık da Küçük ortağa, “Senin genel başkanın o darbenin baş aktörüydü” diyemiyorlar. Hele hele idamların yanlış karar olduğunu bir mektupla bildiren İsmet Paşa tamamen unutulmuş, bir bayramları var anladığım kadarıyla, oda yassı ada isim ve şeklinin değiştirilerek işletmecisine devir töreni.         

Yassı ada deyince aklıma Adnan Menderes gelir, Adnan Menderes deyince de Köy Enstitülerinin kapatılışı ve Kinyas Kartal aklıma geliyor. Bilenler bilir de bilmeyenler için ben bir özet geçeyim;           

Kinyas Kartal 1900 yılında Ermenistan’ın Erivan kentin de dünyaya gelmiş, Çarlık Rusya’sı döneminde askeri okullarda okumuş, SSCB kurulmasıyla Van’a yerleşmiş, o yörede 258 tane köyü olan Buruki aşiretinin reisidir. 1925 yılında Şeyh Sait olaylarının başlamasıyla, 1926 yılında İzmir’e, 1937 yılında Trakya’ya, 1960 yılında da Sivas’a sürülmüş, devamında Adalet partisinden milletvekili seçilerek parlamentoya girmiş 15 yıl süreyle Milletvekilliği yapmış ve Meclis Başkanlığı görevinde bulunmuş bir Vatandaşımızdır.         

258 tane köye sahip aşiret reisi Kinyas Kartal, Menderes hükümeti döneminde köylerini gezerken, Köy Enstitülülerinin eğitimiyle aydınlanan halkın, feodal düzene karşı çıkmaya başladıklarını görür. Bunun üzerine “Köy Enstitüleri, bizim Devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yöneliktir” diyerek, o günün Demokrat Partisiyle pazarlığa girerek Köy Enstitülerinin kapatılmasını sağlamış, bu eylemini de “Böyle bir şeye tahammülümüz olamazdı” diyerek, Köy Enstitülerinin kapanma sebebini sıklıkla dile getirmiştir. Şimdi hafızalarımızı biraz zorlayıp, arşivlerde biraz gezinirsek, bir aşiret reisinin Devlet üzerindeki gücünü kaybetmemek için, Devletin ta kendisini kullanabildiğini göreceğiz.        

O günlerden bu günlere gelininceye kadar ne değişti? Pek fark var mı, Ermenistan’dan Çarlık Rusya’sına, oradan 1925 olaylarına, Adalet partisiyle TCBMM başkanlığına, Yassı mı yaslı mı bilemem ama bildiklerim bu ülkenin başına o emperyalist ülke belalarını bağlayanın kim ve kimler olduğudur. Kore’de ne işimiz vardı diye hiç kendinize sordunuz mu? Bugün benim Mehmet’im, şanlı ordum nerelerde neden can veriyor?         

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün, inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız.

Vatandaş Ekrem Örsoğlu

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

14 Haziran 2020

“Kedi beslemek günahtır, abdest bozar” diyenlerin yazıyı mutlaka okumasını isterim. Ayrıca Allah’ın yarattığı hiçb... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

01 Haziran 2020

Sanırım coronavirüs, bizi duruma alıştırıyor. Bugün, dördüncü serbest dolaşma günümüz. Bugün de biz, atmış beş yaş... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

22 Haziran 2020

Sezon finali yazım 11 Mart 2020 tarihiyle kendimizi o öldürücü salgının içerisinde bulduk, pandemi süreci halen... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

19 Haziran 2020

Yıl 2014, Bodrum Bitez'de, büyük bir mandalina bahçesinde, doğaya zarar vermeden yerleştirilmiş masalar, ağaçlara ... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

05 Mayıs 2020

Toprağa sımsıkı sarılan çiçeğin küskün sevgiliye doğru olan yolculuğu (4, son) Sanatçıların, Duvarların ve Aşk’... devamı

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

20 Mayıs 2020

İnsanın duyguları dalgalara benziyor. Bazı olaylarda o kadar sakin ki, bazı olaylar da kayaları delen, parçalayan ... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar