Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Diktatörlük mü, daha çok demokrasi mi?
Bu yazı  61 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Hulki CEVİZOĞLU:Türkiye için “Başkanlık Sistemi” tartışmaları yeniden alevlendi. Başkanlık, diktatörlük sistemi mi yoksa daha çok demokrasi sistemi mi?
Bu, bakış açısına ve bulunulan yere
göre değişiyor.
“Amerikan emperyalizminin
tavsiyesi!”
Bugün başkanlık sistemini ortaya atan Başbakan Erdoğan, dün “Bu sistem, Amerikan emperyalizminin tavsiyesidir” diyordu!..
Bugün, bu konunun “akıl hocası” AKP milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, dün, geniş yetkilere sahip Menderes ve Özal’a “padişah ve diktatör” diyordu!
Bugün ise, padişah ve diktatör dedikleri Menderes ve Özal’ın devamı olmakla övünüyor, büyük kentlere dev posterler asıyorlar!..
Bizleri de tembel sürüler olarak
görüyorlar.
Her şey unutuluyor…
Bizler sürekli hatırlatıyoruz…
Bu yüzden “kendimizi tekrarlamış” gibi oluyoruz, ama, bu da kaçınılmaz bir gereklilik olarak önümüze çıkıyor.
Ne diyordu usta, “Körüz biz” adlı şiirinde:
Yeni körler peydahlarız uyur uyanır,
Ayak altında ezile dursun, karınca sürüleri,
Ezenlerle bir olmuş yaşıyoruz, ne güzel,
Çizme onlardan, içindeki ayak bizden, ne iyi.
Başbakan asar da, keser de!
Bugünkü iktidarın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bir Başkanın sahip olabileceği her türlü yetkiye sahip.
Bu yetkilerin tümü yasalarda olmasa da, mevcut yetkilerini sonuna kadar kullanma biçimi Erdoğan’ı Başkan konumuna sokuyor.
Erdoğan, şimdi mevcut duruma ad koymak istiyor. yani, zaten Başkan gibi davranıyor, sistemin adı da Başkanlık olsun istiyor.
Hani hep diyorlardı ya, “Niyet okuyucusu olmayın” diye. Niyet okumaya ve tahminlere hiç gerek bırakmıyor, kendileri açıklıyorlar.
23 Nisan törenlerinde, koltuğuna oturan kız çocuğuna, niyetini deşifre
etmedi mi:
“Artık başbakan sensin. İster asar, ister kesersin!”
Başbakan Erdoğan’a akıl veren Anayasa profesörü Burhan Kuzu, dün Doçent iken (1997’de) bir kitap yazmıştı. (“Türkiye İçin Başkanlık Sistemi”, İstanbul, Fakülteler Matbaası, 1997.)
Burada, neredeyse “bugünkü AKP’yi” tanımlıyor.
Güçlü iktidarların “parti disiplini” adı altında, erkler ayrılığına son verdiğini, hükümetlerin Meclis’i ezdiğini(başka sözcük kullanıyor), Meclis’in iktidarları denetleyemediğini, “parlamentoların hükümetin icra organı” durumuna düştüğünü söylüyor. (Sayfa 54 ve 55.)
Tıpkı bugün kendi partisi AKP’nin
yaptığı gibi.
Bugün oy devşirmek için, devamı olmakla övündükleri Menderes ve Özal için ise, şöyle diyor:
“Eski Türklerde ve Osmanlı’dan kalan 600 yıllık padişahlık geleneğimiz var. 1950-60 dönemi (yani, Menderes iktidarı), ’güçlü icra’yönü ile bu modeli çağrıştırmaktadır. Özal’ın Cumhurbaşkanlığı dönemi yer yer bu sistemi hatırlatmaktadır.” (Sayfa 108.)
Diktatör hükümetler
Peki Başkanlık sistemi Türkiye’de bir “diktatörlük rejimine” dönüşür mü?
Sözü yine, bu sistemi savunan AKP’li Anayasa hukukçusu Prof. Kuzu’ya bırakayım:
“Başkanlık sistemi diktatörlüğe dönüşme eğilimi gösterebilir; fakat aynı tehlike öteki hükümet şekillerinde de mümkündür.”
Hangi tür hükümetler diktatörleşebilirmiş, ona da bakalım:
“Parlamentoda oldukça kuvvetli bir çoğunluğa dayanan hükümeti ve onun başbakanını, sert tedbirler almaktan kim alıkoyabilir?” (Sayfa 104 ve 105.)
Evet, bugün AKP Hükümetini ve onun Başbakanını sert tedbirler almaktan kim alıkoyabiliyor, kim?
(Kuzu’yken çok haklı tespitlerde bulunanlar iktidara gelip Kurt olunca, ülke de bu duruma düşüyor demek ki!)
Alıntıdır 28 Nisan 2010 Yeniçağ.

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

09 Kasım 2018

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 17 Kasım 2009 tarihinde imzaladığı kararnameye göre, her yıl 9... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Kasım 2018

Elli bir yılımı, gururla birlikte geçirdiğim, üzerimde, tarih bilgisinde emeği olan ve ayrıca da notlarından yararl... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri