Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Akyaka’da iyi ki Zeus var !
Bu yazı  374 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Zeus da olmasa kim dile getirecek sorunları, aksaklıkları? Bir haksızlığı, haybeciliği görünce kendini tutamıyor ve asla görmezlikten gelemiyor. Belki başına sıkıntılar alıyor ama onun anlayışı, hayata bakış açısı bu. Yine de her şeyi göze alarak sesini yetkililere duyurmaya çalışıyor. Belediye, güvenlik güçleri ve diğer kamu kurum ve kuruluşların taşra uzantıları bir dinlesinler onu. Zararını değil faydasını görürler. Zeus duyarlılığını her zaman gösteriyor zaten. Hiç kimsenin arkasına da sığınmıyor. O vatandaşlık görevini yapıyor. Avrupa ülkelerindeki vatandaşlık sorumluluğu konusunda hep örnek verdiğimiz anlayış bu değil midir? Zeus, Akyaka izci kampı bölgesinde son yaşanan haybecilik olayları ile ilgili Alieren’e hitaben bir mektup göndermiş. Zeus mektubunda;

Merhaba Alieren,
Merhaba ile söze başlamak, insana anlatma coşkusunu şırınga etmek değil mi? Biliyorum Alieren, son günlerde benden haber çıkmayınca düşünmüşsündür; Zeus Yine Deniz, Orman, Gökyüzü üçgeninde, kanatlı, kanatsız dostlarına dalıp, beni unuttu demişsindir. Seni hiç unutur muyum? Kendi küçük, aklı sevgisi ile eşdeğerde büyük Alieren.

Yaşadığım yere son bahar geldi, doğanın renkleri farklı güzelleşti buralarda. Deniz dalgasını yorgun atıyor artık, insanlar da seyrekleşti, ormandaki dostlarım da başka bir rahat şimdi. Sana hep böyle güzel haberler verebilmek isterim ama, yaşam böyle. Hırsız olmasa polis olmaz, kötü olmasa iyi anlaşılmaz.

Sevgili Alieren, son 10-15 günde yaşadıklarımı sana biraz özetleyeyim; 3 yıl kadar önce yaşadığım yer olan, Akyaka izci kampına bir adam geldi. Kırık dökük seyyar arabası ile mısır satmaya çalışıyordu. Bisikletten bozma el arabasının lastiğinin de patlak olduğunu görünce, iyiden iyiye içim sızlamıştı. Yaşı 60’a yakın adamın bu halini görünce hemen ona yardım etmeye karar verdim. Arabasının tekerleğini sökerek, kendi arabama koyup, tamirciye götürüp, ücretini de karşılayarak seyyar arabasını kullanılabilir hale getirdim. Önceleri herkes gibi, benim de gariban zannettiğim, Halil İbrahim SOBİ isimli şahısla tanışmam böyle olmuştu. Bir elin verdiğini bir elin bilmemesi gerekliliğinden diğer yardımlarımı yazmamayı uygun buldum. Zaman içerisinde bu şahsın sürekli alkol alan bir bağımlı olduğunu anladım. Alkol temini için, ormandan topladığı kekik ve ada çayı satması da, aşağıda anlatacaklarımın yanında hiçbir değeri olmadığını sanırım.

Bu kamp alanına pikniğe gelenlere yanaşıp, içki, yiyecek gibi menfaatler temin etmeye başladığını gözlemliyordum. Bir müddet sonra bu bölgenin rahat bir bölge olduğunu anlamış olacak ki, mülkiyeti Milli Eğitim Bakanlığı’na ait olan, izci kampı zamanları dışında umuma ücretsiz açık bırakılan bu tuvaletleri işgal ederek, kendisini de Belediye görevlisi olarak tanıtıp, tuvaleti kullanan vatandaşlardan para toplamaya başlamaz mı? Tabi devamlı alkol alan birine para yeter mi? İşi daha da azıtarak kamp için gelenlerden yer parası alarak, içki giderlerini karşılamaya çalışıyordu. Bu şekilde haksız kazanç temin etmesinin yasal olmadığını birkaç kez kendisine anlatmama rağmen aldırış etmeyerek, yaptırımlarına devam etti.

Boş kalan zamanlarında ve kış aylarında ormandan odun kesmek, kaçak kestiği bu odunları satarak içki giderlerine katkı sağlamaya devam etti. Yerel yönetimde bulunan idarecilerimize de durumu aktarmamın pek faydası olduğunu söyleyemem. Bu gayri yasal yaptırımlar yaklaşık 3 Yıl sürdü. Artık arsızlığı ve ona kimsenin dur dememesinden kaynaklı cesareti son haddine ulaşmış olacak ki, bu sene kamuya açık bu alanda büyükçe bir baraka yapıp, bu barakaya kaçak elektrik çekti. Etraftan edindiğim bilgilere bakılırsa, bu barakada kış aylarında içki servisi yapacakmış. Haziran ayı başında, yaptığı bu barakanın arkasında kiraya verdiği mangalların, otları tutuşturmasıyla çıkan yangın da cabası.

Şimdi, Halil İbrahim SOBİ isimli bu haybecinin yaptığı bu gayri yasal yaptırımları, ihbar edebilecek vatandaşlık bilinci yerleşmiş biri gerekli idi. Tabii olarak bu işte ZEUS’a düşüyordu. Önce elektronik posta ile, ilgili makamlara durumu ilettim. Bunun üzerine bahse konu şahıs, 12-09-2011 tarihinde saat 21 sıralarında satırla karavanımda bana saldırmış olup, durum jandarma karakoluna aktarılmasına rağmen, aynı kişi tarafından 16-09-2011 tarihinde taşlı saldırıya uğradım. Konu jandarma karakoluna intikal etmiş olup, kovuşturma aşamasındadır. Vatandaşlık görevimi yerine getirirken, can ve mal güvenliğimin kalmaması nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına koruma talebinde bulunarak, korunma altına alındım. Bu durumu anlatan dilekçelerimi başta MUĞLA Valilik makamı olmak üzere ilgili kurumlara vererek yapılacak işlemleri beklemekteyim.

3 yıldır ilgili kurumların denetim ihmali nedeniyle, vatandaşın, bu tür alkolik, haybecilerin tacizleri ve tehditleri ile karşı karşıya bırakılmasından doğan, ve sürecek maddi ve manevi zararlarım nasıl telafi olacak? Bu ülkede şerefli insanların sesi şerefsiz insanlardan fazla çıkamıyorsa bence bir yerlerde bir hata var demektir. İlerideki günlerde, sevgi ve düşüncelerimizi paylaşarak çoğaltabileceğimiz umudu ile..

ZEUS
21-09-2011




Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

14 Haziran 2020

“Kedi beslemek günahtır, abdest bozar” diyenlerin yazıyı mutlaka okumasını isterim. Ayrıca Allah’ın yarattığı hiçb... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

01 Haziran 2020

Sanırım coronavirüs, bizi duruma alıştırıyor. Bugün, dördüncü serbest dolaşma günümüz. Bugün de biz, atmış beş yaş... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

22 Haziran 2020

Sezon finali yazım 11 Mart 2020 tarihiyle kendimizi o öldürücü salgının içerisinde bulduk, pandemi süreci halen... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

19 Haziran 2020

Yıl 2014, Bodrum Bitez'de, büyük bir mandalina bahçesinde, doğaya zarar vermeden yerleştirilmiş masalar, ağaçlara ... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

05 Mayıs 2020

Toprağa sımsıkı sarılan çiçeğin küskün sevgiliye doğru olan yolculuğu (4, son) Sanatçıların, Duvarların ve Aşk’... devamı

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

20 Mayıs 2020

İnsanın duyguları dalgalara benziyor. Bazı olaylarda o kadar sakin ki, bazı olaylar da kayaları delen, parçalayan ... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar