Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Bu şarkılarla büyüdük..
Bu yazı  695 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Abone
İlk Türk pop şarkısı değildi elbet ama bu günkü tarzı yakalayan ve gelişmesini sağlayan ilk şarkıydı. Sarışın, hafif toplu, genç bir kız tellerin arkasından, Aboneyim abone. Biletlerim cebimde. Ballı lokma tatlısı. Aman hadi hayırlısı.” diye bağırarak fitili ateşledi. Kötü sesli bu genç kızın isminin Yonca olduğunu öğrendiğimizde hafızamızı zorlamış ve Devekuşu Kabare’de geçirdiği günleri anımsamıştık. Demek ki bu kız bir şekilde şöhret olmayı kafasına koymuştu, oldu nitekim. Şarkıcı oldu. Evet oldu. Habolo… Habolo sobolobo, habolo humbaa… Habolo sobolobo habolo humbaa… Eee bu nasıl şarkıdir, ne eder, ne anlatır hiç anlamadım. Anlamaya çalışmayacağım da. Manyakmıyım ben ya! Dur ben sana anlatayım. Bu (İnşallah yanılmıyorum) Yonca Evcimik’in, “Saat 9.15 vapurunda. Onu gördüm karşımda. Dizlerimi titretti. Maymun oldum galiba.” diye başlayan ve aynı şekilde devam eden bol renkli bir şarkıydı. Klibinde tahta çubuklarla yürüyen şaklabanlar, palyaçolar filan vardı. Daha da berbat bir şey söyleyeyim mi ben size bu şarkı hakkında: Severdim. Yonca Evcimik’in o şarkısında abolo sobolobo falan yoktu. O senin dediğin söyleydi: Okayı yamaşıka kombambaa kombambaa…
Okayı yamaşıka kombambaa kombambaa…
Niye hatırlıyorsam?
Habolo sobolobo söyle devam eder: “Bir, ki, üç, dört başladı.
Hemen şimdi başladı. Şarkımız Marşandiz…”
Galiba benim kafam gereksiz bir sürü bilgiyle dolu.

Horozumu Kaçırdılar
Bakın bu şarkı beni her duyduğumda korkutmuştur. Ulan böyle hıyar çocuk şarkısı olur mu? Horozu kaçırıyorlar, damdan dama uçuruyorlar, bir de suyuna pilav pişiriyorlar. Mağdur şahıs da olayları bir bir müşahede ediyor, sonra kafayı yiyip, kaçırılmış, suyuna pilav pişirilmiş horoza “geh bili bili” diyor. Polise, kolluk kuvvetlerine olan güvenim ilk bu şarkıda sarsılmıştı. Demek ki bir gün herifin biri beni de kaçırabilir, suyuma pilav pişirebilir ve pilavdan yiyebilirdi. Terör şarkısıydı. Umarım yoktur artık.

Honki Ponki
Bir tane hit vardı, Çiki çiki baba’dan evvel, nasıl unutulur? Şenay’ın söylediği:
Honki ponki torino. Çalona bimbo börıro. Mitsubisi hibobo kozizo. Çiki çiki şayne tıkı tak tööööööök… Ah be abicim…

Cüceler
“Cük cük cücelerim, menim güççük cücelerim, tarlalarda boy atasız, ananıza tez çatasız” diye sözleri vardı. Fantastik ögeler içeren bir halk türküsüydü. Çok meşhur olmuştu.

Törkiş Kovboylar
“Ooo ooo çekilin yoldan vahşi batıdan geliyorlar… Amerikanlar eskidi bunlar Törkiş kovboylar, diye bir şarkı yazsana” deseler bana, zevk ile yazardım, ama çıkıp okumazdım.

Arkadaşım Eşşek
Barış Manço’nun “Arkadaşım Eşşek” diye bi şarkısı vardı. Arkadaşım eş,
arkadaşım şek, arkadaşım eşşeeekkk… Bu nakaratı idrak etmem uzun zaman
almıştı. “Arkada Şimşek” ne alaka, ne şimseği, ne manasız şarkı, diye gıcık
olmuştum. Halbuki ne salakmışım. Biraz hatırlatıp keyfinizi yerine getireyim mi?
Gizli Sarı kız minik buzağıyı sütten kesti mi… Kuzularla oğlaklar tepişiyor mu..

Barmen Minik
Barda durur barmen minik şişe elindeeeee…
Biz çalarız o durmaz hep oynar yerinde…
Ya bu nasıl şarkıdır? Barmen niye minik? Yoksa barmenin lakabı mı minik?
Hakan abim, Peker abim. Nasıl bir ruh hali içindeyken yaptın sen bunu?

Çile Bülbülüm
İşte klasik bir sazlı sözlü eğlence yeri şarkısı. Ayıların kendini göstermesi için de bire bir. Şarkı başlar başlamaz grup kendi içinde göz temaslarıyla buluşur, “Allah” kısmı gelince insanlıktan çıkmak üzere anlaşır. Bakınız şimdi şarkıcımız söylüyor:
Çileeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee eeeee
AaAaAaAaAhhh
Aaaaahh
Çile Bülbülüm…
ALLAHHHHHH
Be hey ne oluyor? Yahu bir adabı olmasın mı? Melodiye, besteye katkısı olmasın mı? Özellikle erkek vatandaşlarımız çok yapar bunu, aman korumanın ne alemi var; sırf erkekler yapar. Tüm eğlencelerimiz nasıl basitleşiyorsa, bu “Allah” bölümü de öyle ayılaşıyor iste. Adam gibi adamların bulunduğu bir grupta bu şarkıyı söyleyiniz, aksi takdirde uzak durunuz. Bir de “Allah” kısmını kaçırıp bir saniye sonra bağıranlar vardır ki, “Yallah” deyip kafa koyulmalıdır.

Bakkal Amca
Simdi dikkatle inceleyelim:
– Bakkal amcaa … Bakkal amca
– Ne var? (Bakkalın zaten sesi boru gibi, bi de “Ne var” diyo. Tam ayı.)
– Unin var mi?
– Var var… (Herif direk uyum sagladı.)
– Şekerin var mi?
– Var var… (Kesin embesil)
– Yagin var mi?
– Var var…
– Ne duruyorsun?
– Ne yapayım?
– Helva yapsana… Helva yapsana…

I Love You I Love You Do You Love Me Yes I Do
Ümit Besen, hızla İngilizce öğrenmeye başlayan bir ırka yapabileceği en
büyük zalimliği yapmış, bu şarkıyı peydah etmişti. Caddelerde, sokaklarda
kekolar arabalarından bu yaratıcılık örneği şarkıyı bangır bangır ufacık
olmamıza rağmen ağız dolusu kusmamızı sağlarlardı. O dönemde, eş kaza bir
turist ile tanışırsam bu şarkıyı nasıl açıklayacağımı kara kara düşünürdüm.
Yıllar sonra yabancı bir hanım ile sohbet ederken bu şarkı aklıma gelmişti.
Kendisine böyle bir şarkının var olduğunu anlatıp, sözlerini söylediğimde
bana sadece “I don’t believe you” (Hadi Len) demişti.

Çiki Çiki Baba
Şarkı sözlerinin ille de bir manası olması gerekmez, düşüncesinin bayrak
taşıyan örneği oldu. Aynen şöyleydi:
Çiki çiki baba. Aynı aynı yaba. Feli feli kuuli. El fakiri yaba. Oyyyy
oyyyyy oyyyy. ne işti be.

Memişler
Mustafa Topaloğlu, öyle bir adamdı ki, ceketinin rengine uysun diye saçını
boyamaktan çekinmezdi. Uzaylıydı, “Uzaydan gelmedik ki, dünyalıyız biz”
diye şarkısı vardı. Bir de “Memişler” adlı şarkısı vardı. Duyduğumuzda
gülmekten yarılarak ikiye ayrılmıştık. Sözleri şöyle bir şeydi sanırım:
Elmaları yemişler,
Şeftalıyı yemişler,
Gülmüşler eğlenmişler,
Güllü kızı yemişler,
Lambaya püf demişler,
Nasıl etti bu işi,
Tebrik ettim memişi…
diye sürüp gidiyordu. İnanılmazdı, onu ailecek sevmiş, bağrımıza basmıştık.

Hayat bayram Olsa
“Bütün dünya buna inansa, bir inansa” gibi hayaller içeren bir şarkıdır. Aslında sözleri gayet iyi niyetli, barışçıdır, fakat haddinden fazla ve sahtekar bir iyimserlik taşır. Üstelik melodisi çok basittir ve kolaylıkla sinir bozabilir. Hala her yerde çalınır ve insanlar elele tutuşarak bu güzel dilekleri tekrarlarlar. Bu gibi durumlarda yavaşça masadan kalkarak tuvalete doğru yol almayı yeğlerim. “Hocam nereye? El ele tutuşsak, birlik olsak” diyenler olduğunda: “Ya iyi diyorsun da çok sıkıştım bilader. El ele tutuşsak ama prostat olmasak” gibi manasız cümleler kurarak sıvışır, şarkı bitene kadar ortama geri dönmezdim. Çıkıntı bir adam olmak değildi niyetim ama masada el ele tutuşarak “İnsanlar tutuşsa, kardeş olsa” diye avaz avaz bağıran bu insanların, bar ortamından çıkar çıkmaz “Vay it sıpası benim arabayı sıkıştırmış. İleri alsana lan” diyerek söz konusu kişilere kafadan dalması ne kadar isabetli davranmış olduğumu anlatırdı bana. “Bütün dünya hızla sallansa, hayat ayran olsa” diye mırıldanarak yol alırdım karanlıkta.

Serseri
Hayatta ne oğlunun ne de kendinin ne iş yaptığını anlamadığım Selçuk Ural söylerdi bu şarkıyı. Aksi gibi şarkı adamın delikanlılık dönemlerine de denk gelmemişti. Kocaman adama kar yıkama bir kot takım giydirmişler, bu şarkıyı söyletirlerdi. Sözleri aynen şöyleydi: Serseriyim … Ah serseri … Okur yazar ve sevimli … Biraz çapkın, biraz deli … Ama sevecen bir serseri. Ulaşılmak ve onikiden vurulmak istenen mantık sanırım şuydu: “Serseri erkekler kızları cezbederler. Ama eli müstalı sokak serserileri değil. Sevimli, hayatı 9-5 tadında yaşamayan, genç mizaçlı.” Yani kısaca bir Mickey Rourke tipi erkek anlatışıydı. Gelin görün ki koca serserilik felsefesi bizimkilerin dilinde “okur yazar bir sevimli” haline gelmişti. Çok yaşayın.

Bir Aslan Miyav Dedi
“Bir aslan miyav dedi. Minik fare kükredi. Fareden korktu kedi. Kedi pır uçuverdi.” Türk çocuklarının Kayahan’a emanet edildiği bir dönem. Hazret lütfedip cumartesi sabahları bir çocuk programı yapıyor. Hesapta olaylar gelecekte bir uzay gemisinde mi ne geçiyor, ufak tefek çocuklar tulumlarla ortalıkta dolanıyor, koskoca pop yıldızı kartondan yapılma “TRT robotlarıyla” muhatap olmak durumunda kalıyor. Romantizmin çökmek bilmez kalesi gazı almış ya, sabah akşam bir tarafından çocuk şarkıları çıkarıyor.

Bereket hepsi gömüldü gitti tarihin tozlu sayfalarına. Hiç girmeyelim, bu konu burda kapansın.

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri