Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Güzelim dört ayaklı eşeklerden özür dilerim
Bu yazı  209 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Her hafta sizlerle bu pencerede buluşup, paylaştığımız sevgi ve düşünceleri yine bu pencereden yansıtabilmek, yaşamım içerisinde yaptığım en güzel işlerden biri olduğunu düşünüyorum. Her hafta bir iskeleden minik teknemle yelken açıp, yeni iskelelere yanaşıp, sizlere konuk olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Düşünüyorum, paylaşıyorum çünkü ben İnsanım. İnsan olmak için bunlar yeterli mi?

Bizi diğer canlılardan ayıran, bizim insan olmamız olgusunu yaratan sadece düşünce mi? Bu sorularımın cevapları bakış açısına göre değişebilir. Ama insan kelimesi geçince hep aklıma siyasetçi sayın Murat KARAYALÇIN gelir. 1989 yılı yerel seçimleri ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen sayın KARAYALÇIN’ın ilk uygulamalarından birisi Kurtuluş parkının etrafını saran, geçit vermez duvarları kaldırmak olmuştu.

Merak etmiştim, bu kadar masrafla yapılan bu duvarlar neden yıkılmıştı? Bu soruyu o tarihlerde kendisine soranlara verdiği cevap şöyleydi; “Ben TC Başkenti Ankara’nın belediye başkanıyım. Ankara’mızda insanlar yaşıyor, hemşerilerim bir parka nereden girileceğini, nerelerde oturabileceklerini bilirler. Onlar için yapılmış bir parkı, bu duvarlarla onlardan mı koruyacağız, bu duvarlar Ankaralıya saygısızlıktır.”

Hatırlayabildiğim kadarıyla 2005 yılı kasım-aralık ayları, İzmir’de İz-Beton AŞ ihaleli işlerini yapan bir firmanın şantiye şefliği görevini yürütürken, bir yandan da yeni açılacak ihaleli işleri takip ederek fiyat analizi yapıp, işin uygunluğunu tespit ediyordum. İz-Beton AŞ tarafından İzmir ilinin muhtelif cadde ve sokaklarında kullanılmak üzere, ışıklı işareti olan plastik aksamlı araç yavaşlatma seti (tümsek) alımı ihalesi açılmıştı. Zaten genelde Asfalt yama işleri ihaleleri aldığımızdan, bu ihaleye de girmeye karar verdik. Yaptığımız araştırmada bu işin sektörleştiğini, kalıplarla seri üretiminin ülkemizde yapıldığı bilgisini edindim. İyice merak etmiştim, bu işin yasal düzenlemesine baktım. Ancak hiçbir yasal düzenlemeye rastlamadım (2005 itibarı ile).

Ülkemizde edindiğim bilgi bana yeterli gelmediğinden, bu sektör ve uygulamalar için yurtdışı araştırması yaptırdım. Bana gelen rapor aynen şöyleydi; “Talebiniz üzerine, araç yavaşlatma seti, imalatı ve yasal düzenlemesi ile ilgili araştırma yapılmıştır. Aşağıda isimleri çıkarılan ülkelerde yapmış olduğumuz araştırmada özetle, böyle bir ürün üretmedikleri gibi, araçların hızını kesmeleri uyarısı için, sadece 50 ile 100m mesafede işaret levhası kullanıldığı, araç hız kesme seti ile ilgili yasal düzenleme de olmadığı bilgilerine ulaşılmıştır.” İşaret levhası olan yerlerde işaret ve işaretçilere uyulması yasal zorunluluk olduğu halde neden asfalt üzerine yaptığımız tümseklerle Yurdum insanı sürücülerini dürteriz?

Ters yollara giren araçlarımız, park yapılmaz levhaları önüne park eden araçlarımız, bu eylemler günlük yaşamın parçası artık. Güçlü arabalarına taktıkları amfilerle sizi yerinizden fırlatacak volumle müzik dinleyen, elinde bira şişesi ile trafik işaret levhasına 50m kala durup, belinden çıkardığı silahı ile işaret levhasına nişan alıp, silahını deneyenler. “BU ALANDA, HER TÜRLÜ ATEŞ YAKMAK YASAKTIR” orman bölge müdürlükleri levhalarının tam önünde mangal yakanlar, uyaran görevliye de savunma hazırdır “Vallahi levhayı fark etmedik, yoksa hiç ateş yakar mıyız?”

Bu örnekler saymakla bitmez, ama hep aklıma gelen bir anım daha var. Yılların aralığından bu anımı da sizlere taşıyarak bölüşmezsem olmayacak. “Çocukluğumun geçtiği Ankara’da Ahmetler caddesinde 1960 yılı sonlarında geniş bir arsa vardı, şimdilerde o arsada büyükçe bir benzin istasyonu var. O arsada mahallenin bütün çocukları toplanır top oynar, kiralık bisiklete binerdi. Hemen o arsanın yanında bahçeli bir eski Ankara evi, bahçesinde kayısı, erik, dut, kiraz ve akasya ağaçları vardı. Bu evde annemin de arkadaşı olan, yalnız bir teyzemiz yaşardı. Mahallenin çocukları teyzenin bahçesini ziyaret etmeyi severlerdi. Duvardan atladın mı meyveler avuçlarında.

Teyze çocukların bahçeden meyve aşırmalarına hiç kızmazdı. Öldüyse Allah rahmet eylesin, yaşıyorsa 100 yaşın üzerindedir. Hatta bazı zamanlar kendisi de meyve toplayıp dağıtırdı. Teyzem, bahçesine ya da duvarın dibine işeyen olursa çok kızardı. Bir gün bağırarak geldi, bana dönüp, Ekrem evladım bıktım bu bahçemin duvarına işeyen bebelerden, anaları ne yediriyorsa, sidikten burnumun direği kırılıyor. Kuzum, ne olursun şu duvara bir yazı yaz da bebeler duvarın dibine işemesin.”

Teyze böyle bir talepte bulunmuştu benden, ben de kırmadım teyzeyi (BURAYA İŞEYEN EŞŞEKTİR) diye yazdım. Ertesi gün yazımın altında ilave bir yazı vardı, (NEREYE İŞİYECEĞİZ LAN, BİZ EŞŞEKSEK YAZIYI YAZAN DA, BURAYA TUVALET YAPMAYAN DA EŞŞOĞLU EŞEKTİR.) Ben o günden beri eşşoğlu eşek olmayı kabul ettim, yazı yazıyorum, ama onlar halen eşekliklerinin farkında değil. Benzetme nedeni ile doğada yaşamasına dahi müsaade edilmeyen güzelim dört ayaklı eşeklerden özür dilerim.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak, çoğaltmak için bana iletilerinizi göndermeyi ihmal etmeyin. zeus@egehaberleri.net

Fotoğraflar: Ahmet FİLİZCİLER

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri