Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
La, oğlum bu adammış !
Bu yazı  150 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Kalbimize giden o sihirli kelimeyi hemen söylüyorum, “Merhaba dostlarım !”. Evet yürekleri yumuşatan o merhabayla yine sizlere yaşanmışlıklarımdan bir kıssa hisseyi aktarmaya çalışacağım. Karavancı dostlarımdan Celal YALÇIN ve Ümit TAŞDEMİR Karavanları ile Kuşadası, Güzelçamlı beldesine gelmişlerdi. Dostlarım, benim yaşadığım bölgeye gelir de onları ziyaret etmemem mümkün mü?

Kuşadası bu pazar günü, adeta bir bahar havası yaşıyordu. Dostlarımın olduğu yer ile aramızdaki mesafe yaklaşık 18km. civarında, düz bir yol ile bağlantılı. Fırsat bu diyerek, hem de spor yapmış olurum düşüncesi ile ulaşım aracı olarak bisikleti seçtim. Sabah saatlerinde bisikletime binerek yol almaya başladım.

Doğanın uyanışı, ağaçların rengârenk çiçekleri ile adeta selam veriyordu. Üzerimdeki güneş, hafifçe esen rüzgârın tenimi yalamasıyla rahatsız etmiyordu. Beni tanıyan dostlarım bilirler, uzun saçlarım sakalıma karışmış, her ikisinin de özgürlüğünü verdiğim için, keyiflerince uzarlar. Bilirim ülkemizde uzun saçla yaşamanın riskleri vardır, ama inadına yaşayabilmek, inadına saygınlığını yitirmeksizin, umarsızca yaşayabilmek.

Bu benim tercihimdi, ben herkesin fiziksel görüntüsüne saygı duyuyorsam, bana da saygı duyulmasını beklerim. Bisikletimle yol alırken, arkamdan gelen füme renkli doğan marka bir arabanın ön camından 25 yaşlarında bir genç, elinde bira şişesiyle beline kadar sarkarak bana bağırıyor, “ Nabeeeer, la coniiii” . Ne yapabilirim şaşkın arkalarından baka kalıyorum. Hani şöyle bir dursalar, coniliği de kabul edip, iyi olduğumu ama kendilerinin durumunun son derece vahim olduğunu anlatacağım. Ama nerde, araba tam gaz devam ediyor yoluna, coninin de hatırını sordu ya mutludur herhalde, tabi arkasından bende onun hatırını sormayı ihmal etmedim, adresini bilsem ziyaretlerine bile gidip, o adamı nasıl bir ananın doğurduğu merakımı bile giderirdim.

Ağlanacak bu hale gülerek arkadaşlarımın olduğu yere ulaştım. Hemen masanın etrafındaki yerimizi aldık her zamanki derin sohbetlerimiz başlamıştı. Sohbetin bir arasında Ümit bana dönerek, “Valla karavancılık her gün biraz daha zorlaşıyor. Bak bu mevsimde burası bomboş bir otopark, ama herkesin gözü bizim üzerimizde, gece arabayla insanlar buraya içki içmeye geliyor. O kadar boş yer varken, karavanın yanına park ediyorlar. İki biradan sonra teybin sesi iyice açılıyor, dur durabilirsen. Bir de içtikleri biraların şişelerini kırmıyorlar mı? Çıldırmak işten bile değil”.

Ne söyleyebilirdim ki? Yıllarca bu sorunlarla yaşamış hatta bu nedenlerden mahkemelik dahi olmuştum. İçimden, seni en iyi ben anlarım dostum ama elimizden bir şey gelmiyor diye haykırmak geldi ama ortamı yumuşatmak adına başka mevzulara geçip, ziyaretimi sonlandırdım.

Hava kararmadan eve dönebilmem için pedallara biraz daha sıkı basarak yol almaya çalışıyordum. Rüzgârın da etkisiyle saçlarım arakaya doğru dalgalanıyordu. Davutlar beldesine girmek üzere iken, arkamdan plakası olmayan bir motosiklet adeta beni sıkıştırarak, anlayamadığım İngilizce birkaç kelime söyleyerek beni geçti. Motorun arkasında oturan genç arkasını dönüp, yüzümü görünce, dehşet içinde arkadaşına seslendi “La, oğlum bu adammış”.

Evet, dostlarım bu anlattıklarım, 08.04.2012 tarihinde turizmde Türkiye’mizin gözbebeği olan, Kuşadası ve beldelerinde bir günde yaşadığımın bir bölümü, ben TC vatandaşı olarak bunları yaşıyorsam, Yabancı turistlerimize Allah kolaylık versin.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için, bana iletilerinizi göndermeyi ihmal etmeyin. zeus@egehaberleri.net

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

14 Haziran 2020

“Kedi beslemek günahtır, abdest bozar” diyenlerin yazıyı mutlaka okumasını isterim. Ayrıca Allah’ın yarattığı hiçb... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

01 Haziran 2020

Sanırım coronavirüs, bizi duruma alıştırıyor. Bugün, dördüncü serbest dolaşma günümüz. Bugün de biz, atmış beş yaş... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

22 Haziran 2020

Sezon finali yazım 11 Mart 2020 tarihiyle kendimizi o öldürücü salgının içerisinde bulduk, pandemi süreci halen... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

19 Haziran 2020

Yıl 2014, Bodrum Bitez'de, büyük bir mandalina bahçesinde, doğaya zarar vermeden yerleştirilmiş masalar, ağaçlara ... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

05 Mayıs 2020

Toprağa sımsıkı sarılan çiçeğin küskün sevgiliye doğru olan yolculuğu (4, son) Sanatçıların, Duvarların ve Aşk’... devamı

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

20 Mayıs 2020

İnsanın duyguları dalgalara benziyor. Bazı olaylarda o kadar sakin ki, bazı olaylar da kayaları delen, parçalayan ... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar