Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Kürtaja HAYIR, doğum kontrolüne EVET !
Bu yazı  214 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Kızımdan sıkça bahsederim, şimdilerde lise üçüncü sınıfta başarılı bir öğrenci. Yavrumun dünyaya geliş haberini 1995 yılının ilk aylarında annesinden almıştım. Bu habere pek sevinememiştim. Henüz bir çocuğun sorumluluğunu üstlenecek alt yapımızın olmadığını düşünüyordum.

Hamileliği sonlandırma fikrini eşimle paylaştığımda, tüm kararlılığıyla “bu bebek bana tanrının bir armağanı, asla bebeğimi aldırtmam, ne olursa olsun ben bu bebeğimi doğuracağım” cevabını alınca kala kaldım. Doğum zamanı geldiğinde, eşimin yaşı ve diğer tıbbi durumlar nedeniyle sezaryenle doğum yaptırılması uygun görüldü.

01 Ekim 1995 günü kızım dünyamıza merhaba demişti. Onu kucağıma alınca dünyanın en saf, en temiz aşkını tatmanın mutluluğu içerisinde idim. Eşim ise doğru kararı ile dünyamın anlamı olan bu varlığı, yani kızımı doğurması ile belki de hayatta yaptığı en güzel şeydi.

Bu pazar günü, bir TV kanalında yayınlanan, el becerileri ile para ödülü veren bir program izledim. Programa katılan Betül isimli üç çocuk annesi bir yarışmacının, anlattığı hayat hikâyesinin bir bölümünden bahsetmek istiyorum. Betül Hanım, iki kız çocuğuna sahip, karnında da oğlu varken eşini kaybetmiş. O acı ve hayata tutunmanın verdiği zorluk korkusu ile hamileliğini sonlandırmaya karar vermiş. Bir yandan çalışarak evinin hem anneliğini hem de babalık görevini üslenmiş.

İş yerinde önünde oluşan bir kazada, bir çocuğun yaralanmasına ve acı çekmesine çok üzülüyor ve kendini tutamayıp, ağlıyor. Sonra karnındaki bebeğini düşünüyor, “ben ki, hiç tanımadığım bir çocuğun yaralanmasına bu kadar üzülüp ağlıyorum, karnımdaki kendi bebeğimin hayatına nasıl son verebilirim?” Betül Hanım, iki kızından sonra oğlu Paşa’yı da kucağına almış, şimdilerde verdiği kararın doğruluğunun sevincini yaşıyor. Katıldığı yarışmadan da 64 bin TL ödül kazanıp, yaşamını da kolaylaştırdı. O para da ona sabrının bir armağanı sanırım.

Hiçbir siyasetin çığırtkanlığını yapmadığımı dostlarım iyi bilirler, benim için tercih doğrulardır. Yalın bir dille doğru bulduğum bakışımı dostlarımla paylaşmaktan başka bir amacım da yoktur. Ne yazık ki, özellikle son günlerde sadece siyasi yapısına karşı oldukları için, doğruları görmezlikten gelip, bir bardak suda fırtına koparanlar oldukça çoğaldı. Sn Başbakanın, kürtaj ve sezaryene karşı olan düşüncelerinin karşısında, görüşlerle cevap verilmesi gerekirken, meydanlara dökülmek niye?

Bu ülkede bu kadar çok, döllenmeyi engelleyen koruyucu yöntemler ve aparatların edinilmesi ve kullanılması kolayken, halen döllenmenin, yani hayata başlamanın oluşmasına sebep veriyorsan, o beden senin değil artık, o bedende bir bebek var. Bilimsel olarak kabul edilmiştir ki, yaşamın başlangıcı ana rahmine düşmedir. Eğer ki, medeniyetten bahsediyorsanız, bence bu durumda medeni olmak, çocuk yapmayı baştan planlayabilmektir.

O bebeği hayatının başlangıcında ölümden korumak da sosyal bir durumdur. Bu benim fikrim, tabii zorunlu haller, tıbbi durumun doğuma izin vermemesi gibi haller istisnadır. Kırmızı ışıktan geçiyorsan, cezasını da ödeyeceksin. Birileri hem kırmızı ışıktan geçiyorlar hem de ölümlü kazaya sebebiyet veriyorlar ve suçu başkasına yüklemeye çalışıyorlar.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için, bana iletilerinizi göndermeyi ihmal etmeyin. zeus@egehaberleri.net

1 yorum
  • avatar Banu Nilay Erdeniz
    30 Mayıs 2012
    #1

    Kürtaj bir hak mıdır, yoksa haksızlık mı ? Olaya buradan bakılması bence daha doğru ve bu kadar önemli bir sağlık kararının psikolojik ve sosyal etkilerini, bizzat buna maruz kalacak kişinin yani kadının vermesi gerekliliği çok önemli.. Bu konuyu tartışacak veya tartışmaya açacak ülke başbakanı olmamalı, kafalardaki örümceklenme her yere sirayet etmişken, bunun da istismar edilmesi ve geri dönüşüm getirecek oylar olarak düşünülmesi ancak bu iktidarın yapabileceği cinliklerdir.. Her defasında kadın üzerinden (türban, kürtaj) kafama karıştırmak, şark kurnazlığı değildir de nedir, muhafazakar kesime sinyal midir, şimdi tüm sorunlar bitti mi ?




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Aralık 2018

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin etek... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri