Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Yeraltı sularımız da talan ediliyor !
Bu yazı  166 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Hayvanlara ve onların bize olan inanılmaz sevgileriyle ilgili birkaç yazım olmuştu. Doğa ve çevreyle ilgili sıkça anlatımlarım da olmuştur. Doğayı olduğu gibi kabullendiğimden olacak ki, doğaya yapılan hiçbir müdahale beni mutlu etmiyor. Bize yaşam veren doğaya karşı olan sorumluluklarımızın farkında mıyız, diye düşünmeden duramıyorum.

Bende biraz takıntı haline gelmiş olacak ki, beton yığını bir evde yaşamayı red ederek, yedi metrekare bir karavanda yaşamayı dahi denedim. Bu deneyimim dört yıl sürdü, saçım ve sakalımın özgürlüğünü de bu yaşamım içerisinde verdim.

Karavanla doğada yaşamımda, yasaların bana verdiği haklarımı kullandığım halde, yargılanmam nedeniyle bu yaşamıma son vererek bir konut edinip, karavanımı da bahçeme çekerek, içinde kalıyorum. Maalesef karavan ve karavancılık ülkemizde halen anlaşılamadı. O dönemdeki karavanla yaşamımda, doğayla kucaklaşarak uyuyordum.

Yılın her mevsimini içime sindirerek yaklaşık dört yılımı karavanda geçirmenin tecrübesiyle, doğanın ne denli dost olduğunu, her zaman yanında yer bulacağımızı daha iyi anladım. Bu tecrübemde onun dostluğunu görmeyen, onu anlamadan öldürebilmek için adeta organize olmuş insanları da tanıdım.

Doğa deyince hepimizin aklına ormanlar, kırlar, yaylalar geldiğinden eminim. Bu yazımda dikkati başka bir doğa talanına çekmek istiyorum. Hatta bu yazımı ihbar kabul edecek bir kamu kuruluşu çıkar diye de umutlanıyorum. Ormandan kesilen ağaçların yerine yenilerini dikerek bir ölçüde zararların telafisi mümkün.

Nesli tükenmeye başlayan hayvanlarımızı da koruma altına alarak üremelerini sağlayabilirsiniz. Hani bir atasözü vardır, “Balık kokarsa tuzlarsın, ya tuz kokarsa ne yapacaksın?” Evet bence tuz kokmaya hazır. Hayatın olmazsa olmazı olan Su talanından bahsetmek istiyorum.

Bilindiği gibi yer altı kaynaklarımız kamu malı kapsamında kalıp, izinsiz kullanılamaz. Ne yazık ki, ülkemizde bu izne pek aldıran yok. Mantar gibi sondajcılar türemiş, metresine yüz lira verdiniz mi istediğiniz yere sondaj yaptırıp, su çıkarabiliyorsunuz. Tarım için yapılan sondaj ve su kullanımına hak veririm. Neticede kullanılan su yeniden kirlenmeksizin aynı bölgede doğaya dönüyor.

Peki, yüzlerce yazlık sitelere ne demeli? Şimdilerde yaşamımı sürdürdüğüm Kuşadası bu talanın en belirgin örneği, sondajla su çıkarıp, satanından tutunda, yüz metrelere sondaj vurup, çıkan suyu fütursuzca israf eden denetimsiz sitelerin cenneti sanki. Fütursuzca kullanılan bu yer altı kaynaklarımızı özel olarak kullanma hakkı nasıl veriliyor?

Belediye olarak hizmet veremeyeceksen neden inşaat ruhsatı veriliyor anlayamıyorum. Kaldı ki, su hizmeti, belediyelerin en önemli hizmeti ve gelir kaynağıdır. Belediyeleri politik nedenler diye es geçelim, iyide merkezi idarenin, bu konuyla ilgili Su ve Orman Bakanlığı var, onlar ne yapıyor diye de düşünmeden edemiyorum.

Karavanla yaşamımda Muğla’da bir orman bölge müdürü tanımıştım. İşi gücü bırakıp, ücretli kamp yerlerine karavanla kamp yapanları kovalıyordu. Gitmeyenlere de, “ormanımı işgal ettiler” diye suç duyurusunda bulunuyordu. Su işine bakan bölge müdürleri de böyle ise, devletin malı deniz hesabı da kaçınılmaz olur kanısındayım.

Yine de sesimi duyan birileri olur da, bu talana dur der umudunda olmakla avunuyorum. Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için, bana iletilerinizi göndermeyi ihmal etmeyin.

1 yorum
  • avatar Şirin Erdem
    27 Ocak 2014
    #1

    Doğa ile ilgili yazdıklarınıza yürekten katılıyorum..
    Ben de yeraltı suları alanında çalışıyorum.
    İzinsiz sondaj açımında jandarma kaçak kuyu ile ilgili tutanak yazıp mülki amir aracılığla DSİ ye iletir. devlet su işleri de yasal ceza uygulayıp gereğini yapar.
    Uygulama bu şekilde. ama ne yazık ki, denetim çok zayıf.




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri