Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Dillerin kardeşliği; Ana dilim Laz’ca !
Bu yazı  305 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

“Orta Asya’dan gelip, bir kısrak başı gibi uzanan bu vatan bizim” bu dizelerle şair, ne kadar güzel anlatmış ülkemizi ve geldiğimiz yerlerle olan bağımızı. Ve bir başka dizesinde Türkiye’mizi, oğlu Mehmet’e anlatırken; “Mehmet, memleketler içinde bir şirin memlekettir Türkiye, Bizim memleket. İnsanı da, su katılmamışı, çalışkandır, ağırbaşlı, yiğittir, ama dehşetli fakir. Çekmiş çekiyor millet. Lakin güzel gelecek sonu.”

Böyle bir vatanın sahipleri olmanın ayrıcalığını ve sorumluluğunu yaşarken, bu vatanın kültür miraslarına sahip çıkmak da bize düşen görevdir. Her birimiz bir yerlerden gelip, bu kısrak başının tam orta yeri, güzel Anadolu’muzda buluştuk. Yıllarca omuzlarımızda taşıdığımız kültürümüzün ve dillerimizin sıcaklığıyla yaşadık ve yaşattık. Öyle bir hazine vardı ki, omuzlarımızda, o hazine bize güç verdi sevgi verdi inanç verdi. Türkülerimiz oldu, ağıtlarımız oldu. Ben buna bizden önde giden dillerimizin kardeşliği diyorum.

Ben Ankara’da dünyaya gelip, gene Ankara’da yaşadığım halde, babam ve annem evimizde ana dilimiz olan, Laz’ca konuşurlardı. Küçük yaşlarda gittiğim, memleketimiz Rize’nin Ardeşen ilçesinde, ailemin konuştuğu dili, bu yörede herkesin konuştuğunu gözlemlediğim gibi, hatta hiç Türkçe bilmeyenlere rastladım ki, bunlardan biri de babaannemdi. Şimdi hayatta olmayan babaannemin ilk torunu olmam nedeniyle beni çok severdi.

Lazca söylediklerini, lazca bilmediğim halde bu dilin, öyle bir tını ve içtenliği vardı ki, neredeyse her kelimesini algılardım. Sonraları anneannemin Gürcü olması nedeniyle, gürcüce ile tanışıp, bu dilin de bu yörede yaygın olduğunu gözlemledim. Bu bölgede başta lazca, gürcüce, hemşince, rumca, ermenice olmak üzere birçok dil konuşulur, ortak dil ise Türkçedir. Yöre halkı aynı bölgede, dar bir alanda yaşamalarına rağmen, kardeşlikleri sürmüş, kültürleri bütünleşmiş, hısımlık ve akrabalık ilişkileri tesis edilmiştir.

Kızımın annesi hanımefendi, liseyi Tunceli Hozat’ta bitirmiş, 1970 yıllarının sonlarında, ailesi ile Ankara’ya yerleşmiştir. Kürtçe ve Zaza dilini iyi konuşur. Kürt kökenli hısımlarım oldu, geleneklerimizin ve kültürümüzün o kadar birliktelikleri vardı ki, hiçbir zorluğumuz olmadı. 1995 yılı başları, kızımın annesi hamile, Ankara’da bacanağım ve diğer akrabaları ile sıkça bir araya gelirdik.

Yine öyle bir günde eşimin hamileliğini ve bir kız çocuğumuz olacağını açıkladık. Bu açıklamanın sevinci şakalara uzanmıştı. Bir ara hısımlardan birisi bana dönerek, “Valla Ekrem bey bu çocuğun ana dili Kürtçe olacak, biz buna Kürtçe öğreteceğiz” şakası üzerine ben de “Merak etmeyin siz. kızıma Kürtçe öğretemeden, kızım doğar doğmaz, onu her tanıyana bir kelime de olsa ben lazca öğreteceğim.” cevabını verdim. Bu cevap üzerine herkes gülüştü, “Nasıl olacak?” sorusu yöneldi.

Ben de, “Doğsun görürsünüz” cevabını verdim. 01.10.1995 tarihinde kızım dünyaya geldi, Nüfus müdürlüğüne giderek kızımın nüfusa kaydını yaptırıp, adı bölümüne “Zuğa” yazdırdım. Kızımı görüp de ismini öğrenenlerin ilk sorusu, “Güzel isim, anlamı ne?” oluyor. Ben de “Zuğa, lazcada deniz anlamına gelen bir kelime” olduğunu söyleyerek, ana dilimden bir kelimeyi, kızımı tanıyan herkese öğretmenin keyfini yaşadım.

Şimdi kızım 17 yaşında isminden çok memnun. Ne yazık ki, kürtçe ve lazca bilmiyor ama ingilizce konuşuyor. Şimdi fıkra gibi bir finalde, karadenizlinin taşıdığı genetik nüktecilikte, dillerin kardeşliği daha nasıl açıklanır? Böylesi büyük bir kültür mirasının güzelliklerini yaşamak, o güzellikleri paylaşarak çoğaltmak bize düşmez mi?

Not: O dönemlerde, Doğu Karadeniz’in belası Çernobil Vakası’nın getirisi, Kanser illeti nedeniyle 25 Haziran 2005 Tarihinde kaybettiğimiz, lazca şarkılarıyla tanınmaya başlayan, Kazım KOYUNCU’nun “Zuğa’şi Berepe” (Denizin Çocukları) ismi ile çıkan albümü de, kızımın ismini “Zuğa” koymamda esin kaynağı olmuştur. O nedenle Kazım’ı kızımın isim babası sayarım. Kendisini saygıyla anıyorum.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşabilmek için bana iletilerinizi göndermeye devam edin, İnanıyorum ki, paylaşarak çoğalttığımız o sevgi ve düşüncelerimiz, yolumuzu aydınlatacaktır. Ekrem ÖRSOĞLU

2 yorum
  • avatar NİHAL IŞITMAN
    12 Ekim 2012
    #1

    Kızınızın”İSİM BABASI”nı ben de saygıyla anıyorum..İçinde bulunduğumuz,sevgiye kardeşliğe hoşgörüye ihtiyacımız olan şu günlerde,birarada olmanın önemini değerini güzel bir anınızla pekiştirip bizlere sunmuşsunuz.Bu yaşımda ben de hiç değilse bir kelime “LAZ”ca öğrenmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum.Tüm”ZUĞA”lara sevgi selam olsun…..

  • avatar Celal Yalçın
    13 Ekim 2012
    #2

    Celal Yalçın Hani ya NAZIM ‘ la başlamışsın yazına. Bütün eserlerinde insan sevgisini duyar, insan sevgisini yaşarsınız. O yurt sevgisini ne güzel anlatmış ,aşık olmayı , aşkı .Oğul sevgisini , arkadaş, dost sevgisini. Uğruna zındanlarda yattığı, sürgünlere gittiği hatta ve hatta sevdiklerine hasretle öldüğü halde eserlerinin tümünde sevgiyi yuğurup sunduğu için. Çektiği tüm acılara rağmen hiç kin ,nefret, öçalmaya yervermeyip onlara da sevgiyi sunmuş olduğu içindir ki eserleri tüm dünyada kabül görüp beğeniliyor. Onu yüceleştiren bu sevgi olduğuna inanıyorum. Büyük usta NAZIM ‘ı içine sindirerek okuyabilenlerin kötü düşünceden arındıklarını görüyorum. Bu yazınla üstadın izini takip ettiğin, gelecek nesile o tohumları ektiğin için kutluyorum seni.




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri