Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Rahat uyuyamadığınızı bilmek (!)
Bu yazı  182 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Her yıl 10 Kasımda, yaklaşık 50 yıldan aklımda kalan; bir şiirin birkaç mısrasını hatırlarım; “Uzun uzun kavaklar, dökülüyor yapraklar, ben Ata’ma doymadım, doysun kara topraklar.” Bir de soğuk Ankara sokaklarında, saatlerin 09:05 göstermesi ile saygı duruşuna geçerek, araba kornaları ve sirenlerin susması ile son bulan hareketsizliğimin ardından, üşüyen minicik ellerimi ısıtabilmek için gene kendi nefesimden faydalanmam kalmış aklımda.

Yaklaşık 50 yıl, yarım asırdır bilerek anlayarak her yıl 10 Kasımda, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüyle ölümsüzlüğe geçiş anının yıl dönümlerinde anmak. Bence doğru olan Atatürk’ü anarken anlayabilmek ve anlatabilmek, işte bu düşünce ile bu haftaki yazımı Onun az bilinenlerine ve olağanüstülüğüne ayırdım.

1907 yılında ittihatçılarla Trakya’da yapılan bir toplantı sırasında Mustafa Kemal Atatürk bir Türkiye haritası çizmiş, o harita sadece Kerkük farkı ile bu günkü Türkiye Cumhuriyeti haritasıdır.

Osmanlı ataşesi olarak, Fransa’da katıldığı bir uçak gösterisinde, Mustafa Kemal uçakla gezdirilmek istenmiş, ancak Mustafa Kemal uçağa binmemiştir. Diğer katılımcılarla havalanan uçak bir müddet sonra düşmüş ve bu kazanın kurtulanı olmamıştır.

Ünlü yazar H.C. Armstrong, “Bozkurt” adlı kitabında Mustafa Kemal Atatürk’ten şöyle bahseder; “Bir keresinde yeni kazılmış bir siperin dışında duruyordu. Avcılarımızın yoğun ateşi altındaydı. Bir İngiliz Bataryası da o sipere ateş açtı. Toplar menzili ve hedefi buldukça, şarapneller git gide daha yakınlarına düşmeye başladı. Vurulması matematiksel olarak kesindi. Kurmayları sipere girmesi için yalvarmaya başladılar.”

“Dürbünle görüyorduk. Fakat o sigara yakıp, gayet sakin bir şekilde sigara içmeye başladı. Ne yakınında patlayan şarapneller, ne de yoğun avcı ateşi Mustafa Kemal’e bir şey olmuyordu. O’nu vuramıyorduk. O bazen eline bir tüfek alıp yoğun ateş altında, siperden dışarı çıkıyor, Avustralya siperlerine dikkatli, telaşsız ve isabetli atışlar yapıyordu. Bu kısa menzilde bile avcılarımız onu vurmayı başaramıyorlardı. Vurulmuyordu… Onu vuramıyorduk… “

Ünlü yazar Armstrong, yazısına şöyle devam ediyor; “Sonra duyduk ki, Mehmetçik adı verilen Türk neferleri bu inanılmaz olayı gördükten sonra Mustafa Kemal’e bir isim takmışlar; (Efsunlu Kemal) Bu isim askerlerimizin moralini bozmuştu. Gelip soruyorlardı; karşıdaki Türk Birliği’nin komutanı kim? O mu? Hayır, olamaz… Diyorduk, O değil, O burada değil, sakin olun…”

Mussolini dünyaya meydan okuyor, Rodos adasına 40 bin asker yığmış, İzmir’i almak istiyordu. Dönemin İtalya sefiri Povli’yi Atatürk’e gönderir. “Eğer 4 ay içinde İzmir’i bize vermezsen, zorla alırız” mesajı getiren Povli’ye “Söyle O koca herife, O 40 bin askerle İzmir’i alamaz ama ben 4 bin Mehmetçikle Roma’ya girerim” cevabını verir.

Mustafa Kemal Ankara’yı başkent yapma kararı alır ve şöyle der; “Ben Türk’ün imkânsızı imkân haline getiren kudretini, bütün dünyaya göstermek için Ankara’yı Başkent yapmak istedim. Bir gün gelecek şu çorak tarlalar yeşil ağaçların çevirdiği villalar arasında uzanan yeşil sahalar, asfaltlar ve binalarla bezenecek. Hem bunu hepimiz göreceğiz, yakında olacak…”

Haklıydınız Atam, gördüm Ankara’mızın anlattığınız halini ve sonrasını. Anlatsam size, bana inanamazsınız. Sizin kurduğunuz Cumhuriyetin yıl dönümünü kutlamak ve size ulaşabilmek için sizin yüreğinizdeki insanlar, barikatları panzerleri aşarak size, açtığınız ışığa yürüyor. Sizin Çankaya’daki evinizde kimler oturuyor? Bir bilseniz. Bir bilseniz ki, o evdeki misafirleriniz, misafirlik sınırlarını bilmeksizin, şanlı bayramlarımızı her fırsatta gölgede bırakmaya çalışıp, şehitlerimizin kanı ile getirdiğiniz değerlerimizin getirilerini her fırsatta kullanarak, sizin izlerinizi silmeye çalışıyorlar.

Sizin kurduğunuz demokrasinin sembolü partiniz, muhalefetten öteye gidemez halde. Sistem politikaları nedeniyle her gün halkından uzaklaşan bir yapılanmanın içerisinde aciz bırakılmış. Hapishanelerimiz paşalar, komutanlar, gazeteciler, profesörler, yazarlar Milletin vekilleri ile dolu. Bir bilseniz sizin adınızı verdiğimiz o muhteşem orman çiftliği ne halde? Çiftliğinin tarım arazileri nasıl arsaya çevrilip, kimlere talan ettirilmiş. Ben doğma büyüme Ankara’lıyım. 1999 yılında sizin kentinizin anahtarları, ikinci kez, sanatın içine tüküren bir beyine teslim edilmesini daha fazla içime sindiremedim ve terk ettim güzel şehrinizi.

Duyuyorum dostlardan, hala anahtar aynı beyinde ve şimdiki hali daha da içler acısıymış, sizi anlamadan saygı duruşunda bulunduğum Ankara’mızın o günlerini, akasya kokulu hatta sisli günlerini özlüyorum. Özgür, başı dik kaleden, sizin kabrinize selam veren Bayrağımızı, kabrinizden sol tarafa doğru yükselttiğiniz Çankaya’mızın o günlerini, bağlarını, esen rüzgarını, yağmurunu güneşini hatta çamurlu yollarını özlüyorum. Sizi ve sizin açtığınız yolda, aydınlık günlere koşan, hayalinizdeki Türkiye’mizi özlüyorum. Siz rahat uyuyun Atam desem de, rahat uyuyamadığınızı bilmek beni kahır ediyor.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşmak için bana iletilerinizi göndermeyi ihmal etmeyin. İnanıyorum ki, paylaşarak çoğalttığımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU.

1 yorum



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

09 Kasım 2018

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 17 Kasım 2009 tarihinde imzaladığı kararnameye göre, her yıl 9... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Kasım 2018

Elli bir yılımı, gururla birlikte geçirdiğim, üzerimde, tarih bilgisinde emeği olan ve ayrıca da notlarından yararl... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri