Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Kıyı Talanında, 10 Metreye Yeşil Işık
Bu yazı  300 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Bilindiği gibi, kıyılarımızı ve tabiat varlıklarımızı koruyabilmek için 3621 sayılı Kıyı Kanunumuz var. Var da bu kanunumuz neyi kimden, nasıl korur o da tartışılır.

İKTİDAR MİLLETVEKİLLERİNİN VERDİĞİ YASA TEKLİFİ İLE KIYI KENAR ÇİZGİSİ MESAFESİ, 50 METREDEN 10 METREYE İNDİRİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR.

Ek: (1.07.1992 – 3830/2 md.) Bu kanun maddesi kıyılarımıza yapılacak yapıların kıyı kenar çizgisine mesafesini 50 metre olarak belirlemektedir.

Noktasına virgülüne dokunmadan 3621 sayılı yasamızın 5 maddesini sizlere bir hatırlatayım, bakın bu yasanın işlevi nasıl ortadan kaldırılıp, halkımız ölümcül bir afetin içerisine nasıl atılmak isteniyor.

“3621 sayılı yasa, Madde 5 – Kıyılar ile ilgili genel esaslar aşağıda belirtilmiştir:
Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır,

Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur.

Kıyı kenar çizgisinin tespit edilmediği bölgelerde talep vukuunda, talep tarihini takip eden üç ay içinde kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur.

Ek: (01.07.1992 – 3830/2 md.) Sahil şeritlerinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir.

Ek: (01.07.1992 – 3830/2 md.) Yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanlar, ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebilir.

Ek: (01.07.1992 – 3830/2 md.) Sahil şeritlerinin derinliği, 4 üncü maddede belirtilen mesafeden az olmamak üzere, sahil şeridindeki ve sahil şeridi gerisindeki kullanımlar ve doğal eşikler de dikkate alınarak belirlenir.

Ek: (01.07.1992 – 3830/2 md.) Taşıt yolları, sahil şeridinin kara yönünde yapı yaklaşma sınırı gerisinde kalan alanda düzenlenebilir.

Ek: (01.07.1992 – 3830/2 md.) Sahil şeridinde yapılacak yapıların kullanım amacına bağlı olarak yapım koşulları yönetmelikte belirlenir.”

Bu ülkenin bir bireyi olarak, talan edilen varlıklarımız beni fevkalade üzüyor, çaresizliği ise kahır ediyor. Yaşanan bu talan senaryolarında, sıra doğa ve tabiat varlıklarımıza gelince; bir ürpertiyle içimden avazım çıktığı kadar bağırmak geliyor. Öyle bir çığlıkla bağırabilsem ki, denizlerin, derelerin, dağların, göllerin, selam veren ağaçların sesi olabilsem.

Şimdi bu yasanın sakıncaları ne olabilir de diyebilirsiniz. Halen mevcut yasaya rağmen kıyılarımızda denizlerimizin içlerine kadar uzanan yapıların arasından vatandaşlarımızın kamuya ait, deniz, dere, göl gibi tabiat varlıklarımızdan faydalanmasının imkânı zaten kısıtlanmışken, halkımızın kıyı şeritlerinden faydalanma imkânı tamamen ortadan kalkacaktır. Yani kıyı şeridinde mülk sahibinin çıkarları ve müsaadesi dışında, doğal kaynaklarımızdan faydalanma imkânı tamamen ortadan kalktığı gibi, kamu mallarının kullanma hakkı da dolaylı olarak, özel mülk sahiplerine bırakılarak, ayrı bir getirim kapısı açılacaktır.

3621 sayılı yasada yapılması düşünülen değişiklik konusunu paylaştığım, bağlı olduğumuz Hukuk Bürosu sahibi Avukat Erdal DURAK beyefendi ile aklımıza ilk gelen; “Acaba kıyı kenar çizgisine 10 metre mesafesi olan, yasa çıkartmaya muktedir tesis sahibi kim olabilir?” düşüncesine kapılmamız kaçınılmaz oldu. Neticede bu yasa birilerinin işlerini kolaylaştırıp, paralarına para katacak, O da yurdum insanı Ahmet, Mehmet olacak değil ya!!!

Kıyılarımızı ve doğal su kaynaklarımızı, dönüşümü imkânsız bir tehlikeye atacak bu yasa tasarısı sessiz sedasız geçecek gibi görünüyor. Ama hala doğa ve çevreye duyarlı sivil toplum kuruluşlarımızdan çıt çıkmıyor. Bu da üzüntümü bir kat daha arttırmaya yetiyor. Sessiz ve derinden gelen bu depremin, yarınlarımızda neslimizin hayat damarlarından birçoğunu yok edeceğini düşündükçe kahır çekmemek mümkün mü?

Madalyonun bir de öteki yüzü var. Kıyı kenar mesafesinin 10 metreye düşürülmesi ile dere, akak ve göl yataklarının imara açılması kolaylaşacak. Bu akak ve yatak kenarlarına yapılan binalar en küçük meteoroloji olayında büyük can kayıpları vermemize sebep olacaktır. Bu afetlerin örnekleri kısa süre içerisinde aralıklı olarak, başta İstanbul olmak üzere varoşlarımızda yaşanmış, birçok kez can ve mal kayıplarımız olmuştur.

Yiyin beyler yiyin, aksırıncaya tıksırıncaya kadar doymayan işkembelerinizden, yedikleriniz akarcasına yiyin. Yeme üzerine ne de güzel atasözlerimiz var, örnek verecek olursam; “Devlet malı deniz, yemeyen domuz” kim domuz olmak ister ki? Hem sonra öyle devletin verdiği 3-5 kuruşla geçim olur mu? Çocukların kolej, yurtdışı eğitim giderleri, yazlık, kışlık villalarımız, atlarımız yatlarımız, of!! “O kadar çok masraf var ki, 3-5 kuruş maaşla hangisine yettirebiliriz ki?” dediğinizi duyar gibiyim. Unutmayın beyler yediğiniz kendi etiniz, içtiğinizde kendi kanınızdır.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşmak için bana iletilerinizi göndermeye devam edin. Paylaşarak çoğaltacağımız sevgi ve düşüncenin aydınlattığı bu yolda mutlu olacağımıza inanıyorum. Ekrem ÖRSOĞLU

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

19 Mayıs 2018

Prof. Dr. Cem'i Demiroğlu ; Atatürk Türk gençliğine verdiği önemi konuşmalarının çoğunda bu konuya değinerek belirt... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

30 Nisan 2018

Değişik duyguların kaynağıdır yatılı okullar, karışık hislerin, duyguların kümesidir içinizde. Değişik kültürlerin,... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

16 Mayıs 2018

İzmir’in Kemalpaşa İlçesine bağlı, 250 haneli yemyeşil bir doğada yer almış NAZAR köyü… [responsivevoice_button vo... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

10 Mayıs 2018

Milletimizin aydınlık yarınlara ulaşmasının tek yolu: “Bilgiyi ve Bilimi kendine rehber edinmiş gençlerle yol almak... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri