Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Lazlar, Kürtlerin deniz görmüşü mü?
Bu yazı  299 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Ülkemiz üzerinde oynanan kirli oyunların hepimiz farkındayız. İnsanları, insan hakları adı altına sığınıp, öldürmek ya da katil yapmak hangi anlayışa sığar? Bunu anlamak ya da haklı kılmak mümkün mü? Tam orta yerinde yaşadığımız kısrak başında, eşsiz güzelliğe sahip ay yıldızlı bayrağımızın altında yaşamak, bir ormanın bütünlüğünde kültürlerimize sahip çıkabilmek, bir elden bir vücuda uzanan bir nefeste olabilmek.

Sorarlar zamanla, çok karşılaştım bende, laz olduğum için takılmışlardır bazıları, hoşluk katmıştır Temel – Dursun fıkraları. Kürt kökenli dostlarım oldu, onlarda takılmışlardı, “Lazlar bizim deniz görmüşümüz” demişlerdi. Şakaları esprileri ile her zaman her yerde birlikte yaşamla keyif aldık, hısımlıklarımız oldu, sevgiyle büyüttük yeğenlerimizi, kendimizce isimler koyduk evlatlarımıza, yaşamı paylaşmanın birlikteliği güç ve gurur verdi.

Karadenizli hemşerim sevgili Murat BİNZET, aşağıda yayınladığım yazısında, Kürt ile Laz arasında ki farklılıkları kendince gözlemleyip, kaleme alıp yayınlamış. Sevgili arkadaşım Sili OKYAYUS bu yazıyı okuyup, belki de tanıdığı tek laz ben olduğum için bana ulaştırdı. Ben de kendisine teşekkür edip, noktasına virgülüne dokunmaksızın bu yazıyı sizlerle paylaşıyorum. Lazlığımı Türklüğümün Önünde Görmedim, Hiçbir Zaman.

İşte bir sevgi ve düşünce paylaşımı, sizler bana iletilerinizi göndermeye devam edin, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda mutlu olacağımıza inanıyorum. Ekrem ÖRSOĞLU.

Bir Karadenizlinin mukayese tablosu

KARADENİZLİYİM
Lazca konuşma merakım hiç olmadı,
Ana dilde lazca isteğim olmadığı gibi.
Karadeniz diye adlandırılan topraklarda hep gurbeti yaşadım.
Bazen inşaatçı oldum, bazen hamal,
Bazen yurt dışına göç eden emekçi.
Bazen milletvekili, bazen mühendis,
Patika yollarla doludur yaşadığım yer.
Keçi yolu diye tabir edilen yolları hiç keleş ile dolaşmadım.
Pusu atmadım askere, polise.
Senin gibi açlığı iyi bilirim.
Beraber yüklendik ülkenin en ağır yükünü.
Emekçileri oynadık nesiller boyu.
Sen susuzluktan yakınırken ben sellerin sürüklediği molozlar arasında kaybettiklerimin cesetlerini aradım.
Senin adın sınır kaçakçılığıyla anılırken, ben yasa dışı silah kaçakçısı olarak tanındım.
Silah ürettim evimin ahırında, namlu taktım oyuncak silahlara.
Sen Irak, Suriye topraklarında gezinirken ben de Gürcistan topraklarına uzanmışım ara sıra.
Bazıları bizi çok özdeş kabul eder.
Lazlar Kürt’ün deniz görmüşüdür der bilirsin.
Benziyor muyuz gerçekten?
Hem de çok, hem de hiç!
Benziyoruz; sen karnı burnunda anne adaylarını kızak ile hastanelere taşırken ben sırtımda taşıyorum.
Benzemez miyiz?
Ülkenin en ağır işlerini beraber sırtlandık.
Sen beton dökerken ben duvarcılık yapıyordum.
Sen duvar örerken ben demir döşüyordum.
Sen park simsarlığı yaparken ben gazinoları haraca bağlıyordum.
Benzemez miyiz?
Senin çocukların ile benim çocuklarımın kaderi de aynı, aynı hastalıklardan kırılırlar, aynı hastalıklardan sakat kalırlar, aynı eğitimsizlikten mağdur olurlar.
Benzemez miyiz hiç?
Sana ulaşma konusunda devletin nasıl geç kaldığını iddia ediyorsan benim de farkım yok bilesin.
Devleti hep jandarma diye bilir yörem insanı.
Sizdeki gibi.
Benzemez miyiz?
Aynı gelenek yüzünden silahına sarılıp binleri öldürdük namus anlayışı gereği.
Silaha merakımız, silahı yaşamın parçası görme anlayışımız hep aynı.
Benzemez miyiz? Çok benziyoruz çok.
Kürtler, Lazların deniz görmemişidir!
Ne kadar doğru değil mi?

HİÇ BENZEMİYORUZ ASLINDA HEM DE HİÇ!

Ana dil hiç sorun olmadı benim için, bahane de olmadı.
Kültürel haklar gerekçesi ile hiç cana kıymadım ben.
Hiç pusu atıp mayın döşemedim körpe delikanlılara, yiğitlere, vatan için görev yapanlara.
Hiç işyeri yakmadım.
Hiç kepenk kapatmadım insanların yüzüne.
Hiç yollara düşüp caniliği, canileri savunmadım.
Hiç mehmetçik ile puştu bir tutmadım, yakıştıramadım vicdanıma.
Hiç benzemiyoruz hiç!
Çanakkale’de ben de öldüm.
Yetmedi Pontus çeteleri ile mücadelede öldüm.
Ruslara karşı öldüm.
Yetmedi Kore’de öldüm, Kıbrıs’ta öldüm.
Bunu iğrenç ayrılıkçılık anlayışına kılıf uydurmak için malzeme konusu yapmadım.
Nereden bilebilirim ki, Çanakkale’de ölen atalarımın şimdilerde yapmaya çalışacağım ayrılıkçılığa anlayış gösterebileceklerini ki!
Zafere ulaşmak için her yol mübah demedim, diyemedim.
Çocuklarımı sokaklarda taş atsınlar, barikat kursunlar diye yollamadım.
Bayrakları çiğnesinler, Milli Marşı söylemesinler diye öğütlemedim.
Lazlığımı Türklüğümün önünde görmedim hiç bir zaman.
Ben dağa çıkmadım.
Ülke ülke dolaşıp vah vahlarımı anlatmadım.
Bir oğlumu dağa bir oğlumu üniversiteye birini askere yollamadım.
Devlete vergiden kaçıp eşkiyaya haraç vermedim. Ekmeğine yağ sürmedim.
Gece dağda gündüz kurumda olmadım. Hastaneleri basmadım, okulları yakmadım, şantiyeleri havaya uçurmadım.

“ÇÜNKÜ BEN YEDİĞİM EKMEĞE HİÇ İHANET ETMEDİM”
BİZİM İÇİN TEK BAYRAK, TEK DİL,TEK VATAN.
BİZ KARADENİZ ÇOCUĞUYUZ.

NOT: Bu yazıdaki Kürt kelimesinden kimlerin kast edildiği hepimizce malumdur.
İyi çalışmalar saygı ve sevgiler. Murat BİNZET.

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Aralık 2018

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin etek... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri