Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Kıç’a Kaçan Ruh’lar
Bu yazı  255 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Sevgi ve düşüncelerini paylaşmakta hiç bir zaman cimri olmayan, sevgili Hande ile fırsat buldukça düşünce paylaşımlarımız olur. Bazen Hande’ye sorarım; “Bu hafta, hangi konuyu yazılarımda yansıtsam” diye. Sevgili Hande tüm doğallığı ve içinden geldiğince ortaya bir konu atar, ben de değerlendirir, yazılarımda yer vermeye çalışırım.

2012 yılının bitimine bir kaç gün kalmıştı, gene Hande’ye sordum; “2013 yılı içerisinde yazmamı istediğin bir konu var mı?” diye. Hande bütün ciddiyeti ile “olmaz mı, çok var ama aklıma gelen; sanatçılara neden sağlıklarında hak ettikleri değer verilmiyor da, öldükten sonra arkasından göklere çıkarılıyor? Kendisinin yaşayamadığı emeğinin karşılığı olan övgü ve değer, sonrasında kimin için olabilir ki? Bu bir ölçüde kendi vicdanlarımızı rahatlatmak değil mi? Bunu anlayamıyorum” diyerek devam etti; “Etrafımızda o kadar çok Kıça kaçan Ruhlar var ki, sen en iyisi Kıça kaçan Ruhları yaz” şaşırmıştım, ilginç gelmişti, yazacağımı söyleyerek ayrıldım.

Düşündükçe algılamaya başladım. Ruh ve beden, ne kadar ince bir çizgide birleşip, müthiş bir aşkla bir araya gelmişler. İnanılmaz bir aşk, şarkılara, şiirlere yerleşmiş, öylesi ince bir çizgide birleşmişler ki, ne Ruh bedenin, ne de beden Ruhun olabilmiş. Adeta ikisi de bir bütün hem de değil. Beden, bu birlikteliğin görünen yüzü iken, Ruh gizemini koruyarak, tüm ihtişam ve asaleti ile beynin orta yerine yerleşmiş, en seçici hisleri ve algısı en açık, işlevi ağır olan Ruh, işte bu ikilemeden ortaya çıkan İnsan.

Etrafımıza biraz dikkatli baktığımızda, Ruhları Kıçlarına kaçmış, her zaman aramızda dolaşan o kadar çok beden var ki, bu bedenleri anlatmaya kalksam sayfaların yetmeyeceğini biliyorum. Zaten biz, Alierenin Dünyası ve Ege Haberleri (Egeden yükselen ses) olarak, Ruhu Kıça kaçmışların, tatlı rüyalarında karabasan olmaya devam ediyoruz. O nedenle Kıç’a kaçmış Ruh sahiplerini, sizlerin değerlendirmelerinize bırakıyorum.

Beyinde bulduğu yerini iyi değerlendiremeyip, konumunu algılayamayan Ruhlar maalesef Kıça kaçıyor. Kıçın kokusu o ruhta bağımlılık yaptığı için de, bir daha beyindeki yerini alamıyor ve bu ilişki ayrılık gününe kadar zoraki sürüyor. Ayrılık gününde yani Ruh bedenden ayrıldıktan sonra, bedenin azameti bir kadavra dahi olamadan, ancak bir çukur doldurmaya yeterken, Ruhun nerede yerini alabileceği meçhulünün gizeminde de, gene Kıça kaçmış Ruhların işine yaradığı da bir gerçek. Ne yazık ki bizler de, Ruh’ları Kıçları’na kaçmış bedenlerin açtığı yaraları sarmak için didiniriz.

Bazı anlar, Kıça kaçmış Ruhların açtığı derin yaraların çaresizliği ile ne yapacağımızı bilemez hale gelip, ruhumuzu yüreğimize kitler, bedenimizin işlevlerini azaltır, azap çekeriz. Kıça kaçmış ruhların yarattığı Madımak katliamı, çocuk taciz ve tecavüzcüleri, terör kurbanları, gencecik beyinleri uyuşturucu batağına çeken, Bin bir yalanla ülke idare eden ne uzatalım; saymakla biter mi yaratıcılıkları?

Bu gezegende atom bombasını da Ruhu Kıçına kaçmışlar kullanmadı mı? Biliyorum ki, bu yazımı okuyacak Ruhu Kıç’a kaçmışlar da, sütten çıkma ak kaşık gibi, yavuz hırsız misali, hiç üzerlerine de almayacaklar. “Vay sizi Ruhları Kıç’larına kaçmışlar vay”, demekten başka elimizden bir şey gelmemesi ne kadar acı.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşarak çoğaltmak için, bana iletilerinizi göndermeye devam edin. Ben inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız, o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

07 Mart 2020

Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800'lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden k... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

23 Mart 2020

Bazı insanlar, mesleklerini icra ederken önceliği insan kazanmak üzerinde yoğunlaşırlar. Onların yaptıkları işi un... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

05 Nisan 2020

Her yerde bir telaş, bir korku, sokaklar ağır ağır boşalırken dükkânların kepenkleri birer birer kapanıyor. İşin f... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Mart 2020

Kuşadası yıllardır turizme hizmet veren bir ilçemizdir. Sanata ve sanatçıya değer veren, fuarlar, konserler, sergi... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

03 Nisan 2020

Ajanlık kavramının, ülkemizde en bilinen dünyanın en meşhuru, kitaplara, filmlere konu olan Çiçero, yani İlyas Baz... devamı

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

06 Nisan 2020

Sevgiyi bilmeyene, sevgiyi anlatıyorum... Sevmek, insanın içinde var olan en eşsiz, en özel, en güzel duygudur.... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

 

Ege Haberleri

Son Yorumlar