Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Türk Milleti Adına, KARAR
Bu yazı  259 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Kamu adına her hangi bir davadan yargılanırsınız, mahkeme edilirsiniz sonuçta. Yargılandığınız mahkeme karar verir ve mahkeme kararının başına “TÜRK MİLLETİ ADINA – KARAR” diyerek, karar tebliğ yazısını yazar. Biz Türk Milletinin bir bireyi olarak bu kararın tebliğini takiben üzerimize yüklenen yükümlüğün gereğini yerine getiririz.

Ben hep hukukun üstünlüğüne inanarak yaşamış bir vatandaş iken, artık TC Hukukuna güvenimin kalmadığını, Anayasamızın 26. Maddesinden doğan haklarımı kullanarak bağırarak söylüyorum ve bu durumla ilgili düşünce ve kanaatlerimi yayınlıyorum. Ülkemizde maalesef bazı mahkeme kararları gerçekler iyi anlaşılmadan, kişinin suçu sabit olmadan verilebiliyor. Mahkemeler hiç suçunuz olmadığı halde size ceza verebiliyor. Bunun yanı sıra önceki yazımda da belirttiğim gibi, mahkemelerimiz maalesef suçu sabit katillere ( Hacı Mehmet Ali AĞCA ) gibi, ceza vermekte aciz kalabiliyor.

Vergilerini ödediğiniz trafikte seyir hakkına sahip karavanınızla deniz kenarında 3621 sayılı kıyı kanununun 5 ve 6. maddelerinden doğan hakkınızı kullanarak, kamp yapmak sureti ile deniz ve doğadan faydalanırken, kamu görevlileri bu hakkınızı fütursuzca elinizden alarak bir de hakkınızda dava açarsa ne yaparsınız?

Tek taraflı bakılan ama gerçeklerin görülmediği, Orman Bölge Müdürlüğünün üç avukatla temsil edildiği bir yargılama sonucu karavanla kamp yapan kişiye, kanunda suç maddesi bulunamayınca, bir karavancının durumuna uymayan 3621 sayılı yasanın 16. maddesinden idari para cezası verilirse, vatandaşın hukuka güveni kalır mı?

Vay yiğitlerim sanki vatan haininin yargılanma davasına katılıyorlar üç avukat, karşılarında karavanı ile kamp yapan emekli bir vatandaş, yuh demekten kendimi alamıyorum. Bir de üstüne üstük işlemediğim bir suçtan ceza almama karar veren, davaya bakan ama asla gerçekleri göremeyen mahkeme. O büyük davaya orman işletmesi adına katılan Muğla barosu avukatlarından Av. Şikâr APAYDIN – Av. Gökhan ORHAN – Av. Betül Şencin ATASOY üçlüsünü de böyle bir davadaki zaferlerinden ötürü ülkemizin medarı iftiharı avukatları ilan ederek değerli okurlarımı alkışlamaya davet ediyorum.

Hukukun bu kadar güvenini yitirmesinin sebeplerini araştırmak benim vatandaşlık görevlerim arasında değil, eğer bunun araştırma ve çözümünü arayan kişiler de çözümsüzlük içinde ve yaşanan olumsuzluklara seyirci kalabiliyorlar ise sözün bittiği yerdeyiz demektir. En küçük bir davada dahi hukuka olan güvenin sarsılmasına sebep olunmasının, “TÜRK MİLLETİ ADINA” işlenen en büyük suç olduğuna inanıyorum ve bu suç maalesef adalet saraylarımızın odalarında halen işlenmeye devam ediliyor. Ben söylemedim yargının başındaki adam söyledi; “Vicdanla cüzdan” kamuda da çok tartışılmıştı.

Okuyucularım hatırlayacak, “Karavanla Kamp Yargı Önünde Yargının Peşinde” başlıklı yazılarımda aktarmıştım. Ayrıca Tempo dergisi Şubat 2012 sayısında, benimle yapılan bir röportajda da dile getirerek duyurmuştum. Karavanımla deniz kenarında kamp yaptığım için, 6831 sayılı Orman Kanununa muhalefetten hakkımda dava açılmıştı. Bu davada hakkımda açılan davanın haksız olduğunu beyanla, 3621 sayılı yasa gereği kamuya açık sahil şeridinde bulunduğumu belirterek kendimi savunmuştum. Davanın açıldığı Ula Sulh Hukuk Mahkemesinin kapanması nedeni ile dava dosyaları Muğla Sulh Hukuk Mahkemesine devir edildi.

Yayına sunduğum mahkeme kararından da anlaşılacağı gibi, bilirkişi tespit raporu ile karavanımın 3621 sayılı kıyı kanunu ile belirlenmiş kamuya açık sahil şeridinde olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle 6831 sayılı orman kanununa muhalefetten hakkımda karar veremeyen mahkeme, durumumla hiç ilgisi olmadığı halde 3621 sayılı yasanın 15. maddesine muhalefetten (Madde içeriği aşağıda) adıma 2000 TL idari para cezası vermiştir. Ayrıca bu tür idari para cezaları da kesin olup, temyiz ve itiraz hakkınız da yok. İşte demokratik bir ülkede hakkınızı bu kadar arayıp, kendinizi savunabiliyorsunuz.

Bir karavanla kamp gönüllüsü, doğa savaşçısı olarak, 3621 sayılı yasanın 15. maddesinde yazılı suçları işlememin mümkün olmadığı gibi, hiçbir karavan ile kamp yapanın da böyle bir eylem yapması fiziksel olarak mümkün değildir. Karavanın tekerlekleri vardır ve sabitlenemez, trafiğe çıkan araçtır. Değeri tartışılmaz Mahkememizin Sayın Hâkime Hanımı, neyse ki, kıyı kenar şeridinde kamp yaptığımı anlamış da 6831 sayılı kanundan hakkımda hapis cezası vermemiş, biz de buna sevinerek avunuyoruz.

Ne hikmetse, karavanla kamp yapmanın 3621 sayılı Kanunun 15 maddesine uymadığını fark edememiş, kaldı ki aynı kanunun 5 ve 6. maddeleri sahil şeritlerinin vatandaş tarafından serbestçe faydalanmasına imkân tanımaktadır. Gözden kaçmış olacak, iş yoğunluğu, olur böyle şeyler mi, diyelim?

Beni tanıyan dostlarım çevreye ve doğaya ne kadar duyarlı olduğumu çok iyi bilirler. Çevre ve doğa ile ilgili birçok yazım olduğu gibi, ormanlarımızın korunması ile ilgili birçok faaliyetlerim de olmuştur. Şu anda karavanımın olduğu yere 100 metre mesafede motorlarla kaçak ağaç kesiliyor, ne tesadüftür ki, ben de bu yazıyı hazırlıyorum. İhbar için iki kere elimi telefona uzatmama rağmen ihbar etmek içimden gelmedi. Ben ülkemizde adalete inancını kaybetmiş bir bireyim artık.

Başta Bölge Müdürü, Ali YILDIRIM olmak üzere, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü görevlileri; Siz gerçekten ormanlarımızı koruyabildiğinizi mi sanıyorsunuz? Bu ülkenin sincap yere inmeden Anadolu’nun her yanını dolaşabildiği ormanları varmış, nereye kayboldu dersiniz? İstatistiklere bir bakın bakalım her yıl yangınlar ne kadar artıyor. Benim Karavanımla kamp yaptığım yerde bana tutanak tutan ve tutturan görevliler; Aynı yerde benim karavanımın yanında benim gibi karavanı ile kamp yapan Muğla Üniversitesi Maden Mühendisliği Profesörlerinden Mustafa Zafer SUNU hocaya neden tutanak tutmadınız?

Her yıl Akyaka İzci kampında kamp yapan yüzlerce yerli ve yabancı kampçıdan kaç kişiyi yargıya taşıdınız? Adıma tutanak tutmanıza sebep, bölgede yaşanan olumsuzlukları (kaçak odun kesen, tuvaletleri işgal edip çalıştıranlar, izinsiz defne yaprağı ve keçiboynuzu, bitki toplayanlar) ihbarlarımdan duyduğunuz rahatsızlık mı? Yoksa izci kampını ziyaretinizde “Ali YILDIRIM” kıyı kanunu ile ilgili bilgisizliğinizi yanınızdakilerin yanında ortaya çıkardığım, karşınızda yanınızdakiler gibi el pençe olmadığım için, intikam mı aldınız? Kutluyorum hepinizi başardınız. Deniz kenarında tatil yapan insanları kovalayacağınıza biraz da ihbarları değerlendirip, asli görevlerinizi ihmal etmeseniz, belki biraz ormanlarımıza faydalı olursunuz.

TC vatandaşı olarak diyorum ki; Gidemediğimiz Orman, Toprak, Deniz bizim değildir. Bizim olmayan bir şeyin korunması ve bakımı ile ilgili giderleri vergi olarak bizden neden alıp, bu yerlere de kamu malı diyorsunuz? Mahkemenin takdiri bu ise, bu kararı TC vatandaşı olarak, YÜCE TÜRK MİLLETİNE şikâyet ediyorum.

İşte 3621 sayılı yasanın 15/1 maddesi, hangi karavanla kamp yapan bir kişiye bu maddeden ceza verebilirsiniz? Bana park cezası verseniz anlarım, karavan dediğimiz bu alet tekerleği olan, ruhsatlı trafiğe çıkan bir araçtır.

3621 S.K. 15. Kıyıda ve uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engelleri oluşturanlara iki bin Türk Lirasından on bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca oluşturulan engellerin beş günden fazla olmamak üzere belirlenen süre zarfında kaldırılmasına karar verilir. Bu süre zarfında engellerin ilgililer tarafından kaldırılmaması halinde, masrafı yüzde yirmi zammıyla birlikte kendilerinden kamu alacaklarının tahsili usulüne göre tahsil edilmek üzere kamu gücü kullanılmak suretiyle derhal kaldırılır. Kabahatin tekrarı halinde, ceza üst sınırdan verilir.

İçinde yaşadığımız kokuşmuş yanlı idarecilerin idaresinde ne kadar mutlu olabiliriz? Bilemiyorum ama sizler gene umut için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün. İnanıyorum ki, sevgi ve düşünce paylaşımlarımızla, sevgi ve düşüncelerimizi çoğaltarak, ülkemizin bu kokuşmuşluktan kurtulmasına bir ölçüde ışık tutabiliriz. Ekrem ÖRSOĞLU

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

10 Aralık 2018

“Okula ilk gelişinizi, tanışmamızı dün gibi hatırlıyorum: Ürkek bakışlarla etrafınızı inceliyor, annelerinizin etek... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri