Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
İmralı’da içeride yatan, Öcalan’ın dublörü mü?
Bu yazı  222 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Neler oluyor diye bir baktığımızda yine dopdolu bir gündemin içinde buluyoruz kendimizi. ABD Ankara Büyükelçisi’nin yaptığı açıklamalar, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden toplu istifalar, Silivri’deki tutukluların durumu, Yargıtay, Danıştaş ve Askeri Yüksek İdari Mahkemesi’nin kapatılıp sadece Temyiz Mahkemesi’nin kurulması, Avrupa Birliği’ne elli yıldır alınmayışımız, Abdullah Öcalan’ın durumu vs.

Apo’nun Erbil’e götürüldüğü iddiaları dolaştı kamuoyunda. Hiç aklınız alıyor mu? Mümkün olabilir mi? Çok saçma! Deseniz ki, İmralı’da içeride yatan Öcalan’ın dublörü (!) Neyse buna da inanmayın. Çünkü tarih bunun hesabını çok ağır bir şekilde sorar. Cesaret örneği gösterenlerin aslında birer korkak olduklarını unutmayın.

Avrupa birliği kapıları ne kapalı ne de açık. Elli yıldır süren macera çok uzun bir zaman. Bizi almak istemedikleri apaçık belli. Din faktörü büyük bir engel teşkil ediyor. Bizi ne zaman alırlar biliyor musunuz? Topluluk dağılmaya ve parçalanmaya yüz tuttuğu zaman. Yani bizim hiç ihtiyacımız kalmadığı zaman, enkazını kaldırmak için alırlar. Alternatif çözüm açıklamaları her zaman ses getirir.

Kenan Evren döneminde Yunanistan Nato’ya restini çekip ayrılmıştı. Tekrar üyeliğinin kabul edilmesi zor aşamaydı. Çünkü mevcut üyelerden birinin engel koyması yeterliydi. Bunu bile lehimize çeviremedik. Hemen yelkenleri indirdik, dostluk adına tekrar Yunanistan’ın Nato’ya üyeliği konusunda olumlu oy kullandık. Görün AB üyeliğimize başta Yunanistan ve Rum kesiminin ne kadar engel oluşturduğunu.

ABD Ankara Büyükelçisi, Dışişleri Bakanlığına çağrıldı. Yaptığı açıklamalarının içişlerimize karışmak anlamına geldiği hatırlatıldı. Herkesin bildiklerini dile getirmişti ama söyleyen bir büyükelçi olunca durum değişti. İçişlerimize müdahale olarak düşünmüyorum, ancak ABD ve temsilcileri bilmiyorlar mıydı sürecin uzadığını, karar verilemediğini, hukukun işleyişinin nasıl olduğunu? Neden konuşma ihtiyacı duyduklarını kendileri açıklasın. Belli ki, bazı konularda anlaşmazlıklar yaşandı ve limoni durumlar var.

Sayın Başbakan, tutukluluk sürecinin uzun olduğunu, Bir Genel Kurmay Başkanının terör örgütü kurmakla suçlanmasının aklının almadığını belirtiyor. “Bu davanın savcısı benim” dememiş miydi? Ne değişti de bu şekilde açıklamalar yapılıyor? Suçlu sayılıp affedilmeleri önemli değil. Önemli olan gerçekten suçu olmayanların berat ettirilmesi ve kaybolan itibarlarının geri verilmesi gerekir.

Temyiz Mahkemesi kurulacakmış; Olabilir. Bu ülkede farklı Sosyal Güvenlik Kurumları vardı Bağkur, Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar gibi. Bunları SGK çatısı altında topladılar. Bir dağınıklık ortadan kalkmış oldu. İyi çalışanlar, kötü çalışanların görev zararlarını kapattılar. Umarız Danıştay, Yargıtay, Askeri Yüksek İdari Mahkemesi akıllıca sürece dahil olur ve tek kurum olarak birleşirler. Ülkenin hayrına olan şeyleri desteklememek sanırım yanlış olur.

Değişim, cesaretli adımlar atarak olur. Burada kırk yıllık geleneği şahsi çıkarlar uğruna bozmak ve değiştirmek Türk Halkına en büyük ihanettir. İhanetin bedeli ağır olur. Bedel ödemeyi göze alanlar programlarını yeniden gözden geçirip, günübirlik politikalarla değil, sağlam temellere dayanan, ilim ve fennin ışığında kalkınmaya yönelik adımlar atarak kişi başına düşen milli gelirin artırılmasını sağlayacak adımlar atılması dileğiyle. Sevgiyle kalın..

Bu yazı için bir yorum yap..



*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

26 Kasım 2018

Ah Delia! Sana bir mektup yazmak istedim; bir vefa, bir veda olur mu, sen ister miydin, bilemiyorum. Ama öyle, ... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri