Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Soyuluyoruz; Titan Titana !
Bu yazı  173 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Bir zamanlar alışveriş yaptığımız yerlerde herkesin görebileceği bir yere bir levha asılırdı. O levhada büyük harflerle; “MÜŞTERİ VELİ NİMETİMİZDİR” cümlesi yer alırdı. İşte ben böyle zamanlardan geldiğim için, şimdilerde alış veriş yaptığım yerlerde, hiçbir değeri olmayan yolunacak kaz gibi görüldüğümü anlamakta hiç zorlanmıyorum. Yaşadığım üç örnekle kaz durumumuzu sizlere aktarayım.

Benim yaşıtlarım (56) bilirler; Bizim zamanımızda kasabalarda manyetolu, şehirlerde numaralı, şehirlerarası aramalarda da yazdırmalı telefon kullanılırdı. O zamanlarda eve telefon bağlatmak da maddi olarak iyi bir külfet olduğu gibi, on yıla varan sıra beklemelerden sonra evimize telefon bağlatabiliyorduk. Böyle bir dönemi yaşamış birisi olarak, bu günün iletişim araçlarını gördükçe o günlerdeki halimizi düşünüp, acı bir gülümseme dudaklarıma takılıyor.

Belki o günlerde iletişimde zorlanıyorduk ama en azından bizi kimse soymuyordu. Operatör numarası 532 olan kuruluş, 12 yıl önce kapattırdığım telefonun, kullanmadığım hattın hayali bedelini, Alpar Ergun Hukuk Bürosu aracılığı ile tahsil etmeye çalışıyor. Hem de hukuki yollarla değil, telefon tacizleri ile. Bu da yetmiyormuş gibi bana ait olmayan telefona borcum olduğu yönünde mesaj atarak tacizlerini çevreme de yayarak sürdürmeye devam ettiği gibi, gizlilik hakkıma da saldırarak suç işlemeye devam ediyor.

Öz Türksel olmadığını ifşa eden o firma yetkililerine diyorum ki, faturalı telefon kullandığım süreç içerisinde, fatura bedellerini gününde ve düzenli olarak ödediğimi göreceksiniz. Kapattırdığım ve hiç kullanmadığım bir telefona nasıl hat bedeli adı altında ücret tahakkuk ettirebiliyorsunuz? Benim borcum var ise TC mahkemeleri sizi bekliyor, hakkınız olmayan bir paranın tahsili için gayri yasal yöntemlere başvuran hukuk büronuzu uyarın.

Bu telefonu ben 2001 yılında kapattırdım, kapattırdığım bir telefonun, olmayan hat bedelini, 12 yıl sonra tahsil yetkisini size hangi yasa veriyor? Kaldı ki, ben düzenli bir gelire sahip olduğum gibi, üzerime kayıtlı evim ve arabam, yani mülküm var. Bu parayı tahsil edememenizin tek sebebi böyle bir borcum olmadığından, yasal yollarda olamamanızdır. Benim kimseye ödenmemiş bir borcum yoktur. Kurnazlıkla, vermediğiniz bir hizmetin bedelini tahsile kalkmanız kuruluşunuzun ismine ne kadar yakışır?

İcra dairesine müracaat edilmesi bir kişinin o borcun sahibi olduğunu göstermez. Yasal süreçte borcun kesinleşmesi için mahkeme kararı gerekir. Ancak yasal dayanağınız olmadığı için, tacizlerle soyguna devam ediyorsunuz. Yoksa ben Öz Türkselden mi hat almıştım? Bu bir soygundur.

Soygun sistemi öyle bir işliyor ki, bakın geçen yıl 10 TL ücret ile zorunlu trafik sigortasını yaptırdığım 2004 model motosikletimin bu yılki sigorta bedeli 75 TL ile 125 TL aralığına çıkarılmış. Şimdi ülkemizde faaliyet gösteren sigorta firmalarına soruyorum; Bu ülkede bir yılda ne değişti de, yüzde yedi yüzlerin üzerinde zorunlu trafik sigortalarına zam geldi? Zorunlu olduğu için mi bu kadar rahat, bizi zorunlu bir şekilde soyuyorsunuz? Ya da ne kadar titanlarsak o kadar kazanırız ilkesinde misiniz?

Bir de büyükşehir küçük şehir diye sınıflandırmışsınız. Benim arabam Ankara plaka ama ben Kuşadası’nda yaşıyorum. Arabası Aydın plakalı olup, İstanbul’da yaşayan birçok dostum var. Madem risk problemi doğuyor ikamet adresine göre araçların sigorta primlerini belirleyin daha gerçekçi olsun. Ama işinize gelmez, öyle olursa nasıl soyulacağız.

Soyuluyoruz diye istediğiniz kadar bağırın, soyulmaktan kurtulamıyoruz. Bakın geçenlerde devlet bankalarımızdan birisine giderek Ankara’da açtırdığım bir hesabıma Kuşadası’ndan para yatırmak istedim. Görevli işlemleri tamamlayarak, yüklüce bir havale bedeli ödemem gerektiğini söylemez mi? Ben havale yapmayacağımı, kendi hesabıma para yatıracağımı söylememe rağmen, hesabımın başka şubede olması nedeniyle havale ücreti ödemem gerektiğini, bu ücreti ödememem halinde hesabıma para yatıramayacaklarını söylediler.

Bunun üzerine o hesaptaki bütün paramı çekmek istediğimi söyledim. Görevli gene aynı şekilde, paramı başka şubeden çektiğim için, paramı çekerken de havale ücreti ödemem gerektiğini söylemez mi? Şaşırdım kaldım, banka aynı banka, bankanın bir şubesinden diğer bir şubesindeki hesabıma para yatırıyorum, yani o bankaya para yatırıyorum, bankaya para yatırıyorum diye benden havale ücreti tahsil edebiliyorlar. Bu bir soygun değil mi?

Ülkemizde faaliyet gösteren üç büyük kuruluşla yaşadığım soygun taktiklerinden üç örnek verdim. Bu örnekleri çoğaltmak istersem sayfalara sığmayacağını sizler de biliyorsunuz. “Yahu bunlar ufak işler, daha ne büyük soygunlar oluyor” diyenleriniz de olacak ama bizim bütçemizden yapılan bu soygun, bize büyük geliyor. Bir de sessiz sedasız bu soyguna ödediğimiz ufak işlerin parasal boyutlarının toplamına bakarsanız, soygunun büyüklük derecesini daha iyi anlarız.

Devletin asli görevlerinden birisi de vatandaşını korumak değil mi? Serbest piyasa diye denetimin ve yasaların ucu bırakılmış. Titan titana, kravatlı güzel giyimli, tatlı gülüşlü titanlar tarafından halkımız her gün titanlaştırılıyor. Soygun var soyuluyoruz.

Sevgi ve düşüncelerinizi paylaşmak için bana iletilerinizi göndermeyi sürdürün, ben inanıyorum ki, paylaşarak çoğaltacağımız o sevgi ve düşüncenin aydınlatacağı bu yolda bizler mutlu olacağız. Ekrem ÖRSOĞLU

Satürn gezegeninin uydusu olan “Titan” ismi, yazımda mizahi olarak kullanılmıştır.

2 yorum
  • avatar Celal Yalçın
    01 Mart 2013
    #1

    Ufak ufak yerleştiriyorler ki bağırıp ,yaygara koparmasın. Sanırım genel uygulama bunlar. Aynı olay AVEA ‘da da var. Yıllar önce kapattırdığım faturalı hattıma 18 tl. gibi cüzi rakam olduğu için bu zamana kadar takibat yapmamış, ödenen faturaların bulunamaması için zaman geçirilmiş ve icraya vermekle tehdit ederek tahsil etmeye çalışıyorlar. Nerede bu devlet, nerede savcılar ? Hiç mi haberleri yok !!!

  • avatar Özcan ŞENGÜL
    03 Mart 2013
    #2

    AKP iktidara geldiğinde halkı kazıklayan bazı kurumların yardım sandıklarını kaldırarak milletin memnuniyetine kazanmıştı ama, daha sonra bunun yerine bizim kıçımıza çifte kazık sokarak soyulmamıza çanak tutar oldu. Dünyanın en pahalı benzini, en pahalı interneti, en pahalı iletişim vergisi, telefon başına alınan 100 liralık maktu vergi, en pahalı doğalgaz kullanımı, otomobillerden alınan kdv hariç %34ÖTV, alkolden alınan en yüksek vergi vs. Ülen bari alkol bu kadar pahalı olmasaydı, ayık kafayla bu kadar vergiyi nasıl kabullenelim?(!).




*


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt
Bumerang - Yazarkafe
Eser ÜRKÜT

 

03 Aralık 2018

Tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek ve onları daha iyi anlayabilmek amacı ile Birleşmiş Millet... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

26 Kasım 2018

Ah Delia! Sana bir mektup yazmak istedim; bir vefa, bir veda olur mu, sen ister miydin, bilemiyorum. Ama öyle, ... devamı

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

15 Kasım 2018

Özgür Büyüktanır, muhteşem bir insan ve baba. Kendisini Kuşadası'nda düzenlenen, Yerel yazarlar Şenliğinde tanıdım.... devamı

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

22 Kasım 2018

Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru dene... devamı

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

23 Mayıs 2018

Küresel çetelerin çocuklarının yaptığı 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Türk milletine sinsice dayatılan Neo ... devamı

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

03 Kasım 2017

Karavan gezilerimden birisinde tanıdım Mehmet Özgül ve eşi Nurten’i, ikisi de doğa hayranı, doğayla bütünleşmeyi, h... devamı

 

Ege Haberleri