Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Tesadüf Yaralar
Bu yazı  00 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Tesadüf deyip geçme, ya da boyun bükme yaşananlara. Hayatta kalmanın ve yaşamın en güzel yanlarından biridir tesadüfler. Tesadüfen gördüğün yüzler, tesadüfen uğradığın kalpler, tesadüfen yaşadığın anılar, tesadüf karşılaştığın fotoğraflar.

Tesadüf deyip geçme ey insanoğlu, senin tesadüf diye adlandırdığın o yaşamların içinden geçiyorsan eğer bil ki, geçmen gerekiyor, o yaşamın içine balıklama dalman gerekiyor bazen de uzaktan seyretmen gerekiyor. Herkesin vardır mutlaka bir sokakta karşılaştığı tesadüf insanlar. Yüzlerini gözlerini ses tonunu nerede olsa hatırlarsın.

Her şey gitse bir sözü kalır sözünü unutsan kokusu kalır burnunun direğinde. Burnunun direğini sızım sızım sızlatan o kokuyu nerede duysan yine döner arkana bakarsın son kez dahi olsa bir bakış atarsın. Bin bir derde şifa olur bazı tesadüfler bazı tesadüflerin de izleri kalır ruhunda yıllarca onlarla yaşamak zorunda kalırsın istemesen de yaşarsın…

Hayatta öğrendiğim en önemli şeylerden birisi yeni hikayeler keşfetmektir. Hikayesi çok olanın duygusu derindir, derin olan hikayeler dokunur yüreğime bir yer bırakır kendinden bana geleceğe. Bunun hayata duygusal bakmakla hiçbir alakası olmadığını söylemeden geçemeyeceğim. Yaşamın içinde sadece ben yaşamıyorum bu yaşamın içine geldiysem biz olmak için varımdır diye düşünüyorum. Bu hayatımın sonuna kadar böyle olacak ve günün birinde “iyi ki böyle düşünmüşüm” diyeceğim. Yaşamın içindeki izleri asla unutamazsın…

Yıllar önce tanıştığım mendil satan çocuk mesela. Aklıma geldiği her an içimde derin bir yer bırakıyorum. O gün dolmuşa bindi bana mendil almam için uzattı ben de emin olamadım bir an hayır der gibi kafa salladım sonra tamam deyip boyun büktü ve yanıma oturdu.

Ah çocuk ah! Biraz konuşmaya başladım nerelisin ne yapıyorsun neden çalışıyorsun?” Yani neden çalışır ki bir insan evine para götürmek için karnını doyurmak için elbette benimki de soru muydu dedim kendi kendime.

Suriyeliyim abla ben” dedi. “Hem okuyorum hem çalışıyorum hem de kardeşime bakıyorum” Dokuz yaşındaki bir çocuğun üzerine yüklenen bu yükün hesabını dünyadaki hiçbir insan ödeyemez.

Peki ailen nerede?“. Babam dedi “abla babam öldü savaşta“. Derin bir iç geçirdim hatta şu an bunları yazarken de çocuğun gözleri gözlerimin önünde. Peki dedim “annen onu da mı savaşta kaybettin?

Yok abla annem bizi bırakıp başka bir adama kaçtı. Onu asla affetmeyeceğim“. Dokunsam sana geçer mi yaraların çocuk? Gözlerim doldu çocuğun cümleleri karşısında. Dokuz yaşındaki bir çocuğun içinde büyüyen anne sevgisinin yanında kini beni inanılmaz üzdü.

Öyle deme annen o senin günün birinde affedersin” dedim. “Abla tamam ben affederim de bir yaşında kardeşim var ve her gün anne diye ağlıyor söyler misin bana sen affeder miydin? Babaannemle yaşıyoruz burada ben gündüzleri çalışıyorum bir yandan da okula gidiyorum ben kendime üzülmüyorum ki abla ben kardeşime üzülüyorum sadece“.

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir yerde gerçekten söyleyecek bir cümle bulamadım çocuğun derinliğine karşı. Sarıldım sadece alayım o zaman senden bir mendil hadi dedim. “Sağ ol abla” dedi. Dolmuşçu da tüm hikayeyi dinledi benimle beraber ve çocuktan yol ücretini almadı. Hatta o da aldı bir mendil. Peki aldığımız o mendil siler miydi ki göz yaşlarımızı? “Hadi abla iyi günler ben burada iniyorum” dedi ve gitti yanımdan…

İçimde yaralar açtı o çocuk şu an kaç yaşındadır ne yapıyordur bilmiyorum ama merak ettiğim acaba annesi geri döndü mü? Babaannesi hala hayatta mı ve kardeşi hala anne diye ağlıyor mu? O çocuk hala buralarda bir yerlerde mi?

Belki bunların hiçbirini hiçbir zaman bilemeyeceğim ama ben içimde ona güzel hikayeler yazacağım. En azından hayallerimde güzel hatırlamak istiyorum en azından yazdığım hikaye de mutlu olsun istiyorum. Ben de kendimi böyle iyi hissedeceğim, böyle iyi olacağım.

Ah çocuk ah. Bir ekmek kavgasına seni bu hayatın içine erkenden sürükleyen hayat kahrolsun. Çocukluğunu yaşayamamış erkenden büyümek zorunda kalan o çocuğun hikayesi bu. Tesadüfen karşılaştım ve belki bir daha hiç göremeyeceğim ama anlattıkları benimle içimde yaşamaya devam edecek.

Tesadüf yaşamların içinde o çocuğun kalbinden öpmek istedim. Hep birlikte çocuk yaşta büyümek zorunda bırakılan tüm çocukların hep birlikte kalplerinden öpelim. “Okuyacağım abla ben derslerim iyi okuyacağım” demişti. Umarım bir gün iyi bir yerlerde iyi hayat kurabilirsin çocuk o zamana kadar tüm umutlarına sığınarak güzel yaşa.
Hoşça kal…

Tesadüfün böylesi derinden yaralar seni…

Merve Küçük

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

18 Kasım 2020

Mandalina kokan sokakları, taş evleri, güleç yüzlü insanları ile ün salan... İzmir'in bir İlçesidir SEFERİHİSAR. Şehrin sembolü "salyangoz" (2009 yılında yapılan) heykeli şeh... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

30 Eylül 2020

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

28 Ekim 2020

Denize kıyısı olan yerlerde yaşayanlar, dalgaların getirdiği hediyeleri çok iyi bilir. Şimdi birçok kişi "çevresel atıklar ne zamandan beri hediye oldu?" diyebilir. Haklısını... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri