Logo
Dark Light
Bumerang - Yazarkafe
Çocuklara Oyun Terapisi
Bu yazı  4070 kere görüntülenmiş olup, YAZARın kendi görüşlerini ifade eder...

Çocuk dünyaya geldiği andan itibaren elleyerek, dokunarak, düşüp, kalkarak dünyayı tanır. Ona engel olmak, onun dünyasına sınır koymak, çevreyi tanımasını engeller, gelişimini duraksatır. Çocuk soru sorar, çünkü öğrenmeye çalışır, ilişki kurar, insanları ve kendini tanımaya çalışır, oyun oynar, yaşamı tanımaya çalışır. Bundan dolayı çocuğun toplumsal bir birey olmasında birçok etkenin katkısı olduğu gibi, en büyük pay sahiplerinden biri de oyundur aslında.

Oyun, zorlamasız kendiliğinden gelişen etkinliklerdir. Çocuk için iletişim, keşif, öğrenme, uğraş ve keyif alma aracıdır. Çocuğun en doğal öğrenme ortamıdır, cinsel ayrılıkların öğrenilmesi, rol modellerinin oluşması, benlik duygusunun gelişimi, etkin dil becerilerinin oluşmasına olanak sağlar. Bundan dolayı oyun aynı zamanda psikolojik sorunları olan, uyum ve davranış bozukluğu gösteren çocukların kendi doğal ortamlarında özgürce tanınmalarına olanak sağlar.

Çocuk oyun oynarken taklit eder, yemek yapar, kızar, bağırır, aşık olur, polis, öğretmen olur, yani kısaca hayata dair her şey oyunun içindedir. Seçer, özgürdür, kısıtlama yoktur, yıkar tekrar oluşturur, kuralsızdır, kendini dener, sınırlarını belirler yani dünyasını kendi oluşturur. Çocuk bu şekilde aslında gerçekte olmasını beklediği şeyleri yapılandırır. Duygusal boşalım sağlar. Birçok açıdan yapıcı, bilgilendirici bir o kadar da teşvik edici ve güven kazandırma aracıdır. Kısaca oyun, çocuğun ruhsal, fiziki, sosyal açıdan gelişimini destekleyen, doğal yollu öğrenme ve gelişim aracıdır. Çocuk için en önemli uğraştır.

Örneğin ailesi tarafından sürekli “Sen yapamazsın” mesajını alan bir çocuk bir süre sonra bu mesajı içselleştirir ve karşılaştığı durumlar karşısında “Ben yapamam”, “Başaramam” otomatik düşüncesi oluşur. Bu mesaj çocuğun kendini yetersiz ve değersiz algılamasına sebep olur. Bu algı sonrasında çocuk, bir sonraki davranışını olumsuz şekillendirmeye başlar. Yani yetersizlik hissinden dolayı girişimcilik davranışı ketlenir. Bu noktadan sonra çocuk bununla baş etmek için, kendini korumaya alır, başa çıkma davranışları geliştirmeye başlar.

Böyle bir vakayla çalışırken oyun terapisini nasıl kullanırız diye bakacak olursak; çocuk oyun odasında terapistin kendini koşulsuz kabul ettiğini görüp, duygu ve davranışlarını istediği gibi göstermesine karşılık engelleme olmadan orda var olduğunu algılaması, terapistle karşılıklı güven ilişkisini de yapılandırmasıyla beraber, terapi süreci sağlıklı şekilde ilerlemeye başlar. Bu noktadan sonra da, dış dünyadan farklı olarak bu oda da kendini istediği gibi deneyimleyen çocuk, gerçek hayatta başa çıkmakta zorlandığı, kendini yetersiz ve değersiz hissettiği becerilerinde kendini deneyimlemeye başlar.

Bu odada başlayan özgüven ve olumlu deneyimlemeler bir süre sonra çocuğun bu yaşantılarını gerçek hayatta da uygulaması için zemin teşkil eder. Yani aşamalı olarak güvenli ortamdan daha geniş ve gerçekçi olan hayata geçiş başlar. Tabi bu esnada bu aşamalara destek olması amacıyla aile bilgilendirme görüşmeleri ve işbirliği çalışmaları da oyun terapisiyle beraber sistemli şekilde ilerlemektedir.

alierenay

Bu yazı için bir yorum yap..



Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.


        

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır. Yazı ve yorumlar hiçbir şekilde sitemizin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Bunlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
                

Eser Ürküt   Eser ÜRKÜT   eser@egehaberleri.net

 

22 Ekim 2020

Roza Arı'nın ailesi Türkiye'de SMA ile mücadele eden bin civarında anne babadan sadece bir tanesi. Roza 07 Mayıs 2020 tarihinde dünyaya geldi. Şimdi 5,5 aylık olup doğuştan T... devamını oku

 

Zeren Dağdeviren

 

 

  Zeren DAĞDEVİREN   zeren@egehaberleri.net

 

30 Eylül 2020

Merhaba, 2020 Yazına veda ettiğimiz bu günlerde, sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her yaz genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerindeki Antik şehirleri ve ilgimi çeke... devamını oku

 

Hüseyin Bora Çelik

 

 

  Hüseyin Bora ÇELİK   hboracelik@gmail.com

 

Saadete kutlu yürüyüş (1. Bölüm) Rüyaların tılsımına hepimiz elbet inanırız, iyiye veya kötüye yorarız zaman zaman; Bazen “hayırdır inşallah” diyip birkaç gün etkisinde ka... devamını oku

 

Merve Küçük

 

 

  Merve KÜÇÜK   mrv.kck1323@gmail.com

 

Yaradır insanın içi… Kabuk bağlamış yaralarına merhem olmak isterken tekrar tekrar koparır kabukları. Acıtır, kanatır siler gözyaşlarına. Derdine çare ararken dertlenir ke... devamını oku

 

Aslıhan Uğur

 

 

  Aslıhan UĞUR   aslihanugur81@hotmail.com

 

20 Ekim 2020

Benim hayvan dostu olduğumu tanıyanlar çok iyi bilir. Biri evde dört tanesi ofiste olmak üzere toplam 5 kedim var. Sokaktaki canlarımın sayısını inanın ben bile bilmiyorum. G... devamını oku

Ekrem Örsoğlu

 

 

  Ekrem ÖRSOĞLU   zeus@egehaberleri.net

 

Mahmut Taylan Tüfek

 

 

  Mahmut Taylan TÜFEK   mtaylan.tufek@gmail.com

 

18 Nisan 2018

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ne kadar tanıyoruz bunu bilmeden onun hakkında yapılan konuşmalar doğru değildir. Benc... devamı

Melahat Erten Tekeşin

 

 

  Melahat Erten TEKEŞİN   melahattekesin@gmail.com

 

Süleyman Türkoğlu

 

 

  Süleyman TÜRKOĞLU   suleymanturkoglu333@gmail.com

 

 

Ege Haberleri